1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/3062 E. , 2024/3290 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2018/918 Esas, 2021/689 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi delaletiyle 86/1, 87/1-a, 62, 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/717 Esas, 2022/2883 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un Esas No : 2023/3062 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi delaletiyle 86/1, 87/1-a, 62, 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; iştirak hâlinde işlenen eylemin failleri olarak yargılanan sanıkların aşamalardaki savunmaları ve sanıklar müdafiinin savunmaları da dikkate alındığında, birinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı, bu itibarla anne-oğul olan sanıklar Ayşe, Bülent, Sadi arasında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunduğu, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, "İşin reddi zorunluluğu" başlıklı 38/1-b bendinde belirtilen; "Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa," şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun'un 152/1. fıkrasında yer verilen; "Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiş, kararda bu nedenle hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/717 Esas, 2022/2883 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.