Esas No
E. 2006/20594
Karar No
K. 2010/13391
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2006/20594 E.  ,  2010/13391 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Kayden 01/12/1989 doğumlu olup hükmün dayanağını oluşturan kısa kararın açıklandığı 24/11/2005 tarihinde 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan sanık hakkındaki hükmün, 5271 sayılı CMK.nun 185/1. maddesine aykırı olarak, kapalı yerine açık şekilde açıklanması, giderilmesi olanağı bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.5271 sayılı CMK.nun 230/1-a-b ve 232/2-c maddelerine aykırı olarak, mahkumiyet hükmüne dair gerekçeli kararda, suçun işlendiği yer ve zaman dilimi, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile kanıtların tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmemesi,

2.5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, 765 sayılı Yasa uyarınca verilmesi gereken ceza gösterilmeden, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,

3.5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, gece 3 sıralarında kapı kilidini kırarak içine girdiği yakınana ait işyerinden evden hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4. maddesindeki geceleyin işyeri konut dokunulmazlığını bozma ve yakınanın devam etmesi nedeniyle 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip bu suçlardan da hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

4.Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1 (pek hafif), 55/3; 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 31/3, 62; 116/2-4, 31/2, 62; 151/1, 31/3, 62. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; 765 sayılı TCK. hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmemesi,

5.5237 sayılı TCKnun 2. maddesinin "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz" hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanık hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31. maddesinde açık olarak belirtildiği, anılan maddeye göre suç işlediği tarihte 12-15 yaş grubunda olan çocuk sanığın suç işlediğinin belirlenmesi ancak ceza sorumluluğunun bulunmaması halinde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, bu tedbirlerin ne olduğunu gösteren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11 maddesinde de, "Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır." ve aynı Yasanın 2 ile 3.maddelerinde suça sürüklenen çocuk kavramından ne anlaşılması gerektiğine ilişkin hükümler karşısında; hırsızlık suçundan mahkum olan sanık hakkında uygulama koşulları bulunmadığı halde, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi,

6.Kabule ve uygulamaya göre de; a- Sanık hakkında hükmolunan cezadan yaşı nedeniyle yapılan indirimin, suç tarihi dikkate alınarak, 5377 sayılı Yasa değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesi uyarınca, 1/2 yerine 1/3 oranında yapılması suretiyle sonuçta fazla ceza tayini, b- 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek hükmolunan cezadan indirim yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14/07/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.