1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/12767 E. , 2024/3549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2019/92 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62/1 ve 53 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1575 Esas, 2022/753 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının hükümden "6 yıl 3 ay" ibaresinin çıkartılarak yerine "5 yıl 15 ay" yazılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri, suç vasfına ve cezai ehliyete ilişkindir. III. GEREKÇE
1.Çocukluktan beri arkadaş olan sanık ve katılanın bir gün öncesinde işe gitmek üzere haberleştikleri, buluştuklarında sanığın herhangi bir neden olmaksızın katılanı karın bölgesi ve kafasının arkasından bıçakladığı, katılanın kafa bölgesinde 2 cm'lik, karın bölgesinde ise 3 cm'lik kesi meydana geldiği, karın bölgesindeki yaralanmanın ince ve kalın bağırsak, üreter kesisine neden olduğundan yaşamsal tehlikeye neden olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, vertebradaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğu olayda;
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Suçta öldürmeye elverişli aletlerden bıçak kullanılması, katılanın hayati bölgelerinden batın ve kafa arkası bölgelerinden yaralanmış olması ve bu yaralanmalardan batın bölgesindeki yaralanma nedeniyle katılanın karnından 2000 cc sıvı alınmış olması, bağırsakların dışarı çıkması, sanığın salladığı bıçağın karın bölgesini içerden kat ederek omurgaya kadar ilerlemesi ve burada orta derecede (3) kırık meydana getirecek kadar şiddetli olması, yaşamı etkileyecek 3 organında da (ince bağırsak, kalın bağırsak ve üreter) yaralanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu,
Ayrıca, Dairemizin yerleşik kararlarında canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olarak tanımlandığı, somut olayda, cezai ehliyeti tam olan sanığın sebepsiz yere ve bir an içinden gelen istek doğrultusunda katılanı bıçaklamaya başladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-b, 35/2 maddesi uyarınca nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün üçüncü paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi "suç vasfı yönünden" yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1575 Esas, 2022/753 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık hakkında aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.