Esas No
E. 2019/9
Karar No
K. 2022/519
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

E. 2019/9 K. 2022/519 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ, E. 2019/9, K. 2022/519, T. 14.09.2022
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
Daire
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
Esas No
2019/9
Karar No
2022/519
Karar Tarihi
14.09.2022
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO: 2019/9 Esas
KARAR NO: 2022/519
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 16/10/2018
KARAR TARİHİ: 14/09/2022

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı/sigortalı ... ... Fab. T.A.Ş tarafından, ... ... ... San. Tic. A.Ş firmasına, 28.12.2017 tarihli 9 adet ve 05.01.2018 tarihli 24 adet fatura ile CIF ... Limanı olarak 121 Rulo/ 2.951,890 Mton sıcak çekilmiş rulo sac emtiası satıldığını, sigortalı firmanın söz konusu emtianın denizyolu ile nakliyesi için ... Denizcilik firması ile anlaştığını ve firma yetkilileri tarafından Türk bayraklı ... IMO numaralı M/V ... gemisinin görevlendirildiğini, ... gemisinin 12.01.2018 tarihinde saat 11:15’de yanaştığını, aynı gün saat 17:30’da başlanan yükleme operasyonunun 13.01.2018 tarihinde saat 05:40’da tamamlandığını, 13.01.2018 tarihinde saat 08:10’da limandan ayrılan gemi, Gölcük Limaş Limanı’na doğru yola çıktığını, 18.01.2018 tarihinde saat 01:25 civarında ... mevkiine gelindiğinde olumsuz hava şartları nedeniyle ... demirleme yerinde demirlendiğini, aynı gün öğlen saatlerinde havanın müsait duruma gelmesinin ardından 18:00’da buradan demir alarak seyre devam edildiğini, saat 21:00 sıralarında ... ile Marmara Adası arasında (Karabiga mevkii) geminin ana makinesinden ses geldiği ve çarkçıbaşı tarafından köprüüstüne haber verildiğini, boğaz seyrine devam edildiği için trafik düzenine engel olmamak için gemiyi sancak alabanda yaparak rotadan çıktığı ve ... Kıyı Emniyet’e telsiz ile haber verildiğini, eşzamanlı olarak donatan yetkililerine haber verildiğinin bildirildiği, 19.01.2018 tarihinde saat 05:45’de armatörün de bilgisi dahilinde Kıyı Emniyeti tarafından görevlendirilen “...” adlı römorköre halat verilerek geminin güvenli bir bölgeye çekildiği ve burada demirlendiği, aynı gün saat 15:00 sıralarında donatan tarafından görevlendirilen teknik servisin gemiye çıkarak yaptığı kontrolde ana makine krankının kırık olduğunun tespit edildiği, gemi armatörü tarafından müşterek avarya ilan edileceğinin sigortalı yetkililerine bildirildiği, sigortalı yetkililerinin de hasarın tespit ve tazmini için davacı müvekkili ... sigorta A.Ş.'ye ihbarda bulunduklarını, müvekkili nezdinde ...nolu hasar ve rücu dosyası açıldığını, geminin 23.01.2018 tarihine kadar burada demirde beklediği, bu süre içerisinde gemi sahipleri tarafından geminin çekilmesi için çeki firmalarıyla görüşüldüğü, anlaşma sağlanan Yumurtalık adlı römorkör ile 23.01.2018 tarihinde saat 13:20’de başlanan çekme operasyonunun geminin 24.01.2018 tarihinde saat 11:45’de İzmit Limaş Limanı’na açıklarına demirlendiği, geminin 26.01.2018 tarihinde saat 09:00’da Limaş Limanı’na yanaştırıldığının tespit edildiğini, hasar anında gemi yüklü olduğu için çekme sözleşmesinin imzalanmasını müteakip, 19.01.2018 tarihinde donatan yetkilileri tarafından müşterek avarya ilan edildiğini, gemi armatörü tarafından atanan ... firmasınca General ... Decleration mektubu aynı gün sigortalıya gönderildiğini, sigorta ekspertizleri tarafından gemi armatörü yetkililerine geminin Müşterek Avaryası’nın hesaplanabilmesi için öncelikle ... ile temas kurarak, Hususi ... tarafını netleştirmeleri istendiğini, hasara ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından talep edilen ekspertiz çalışması sonucu ...nolu rapor ile hasarın toplam miktarı detayları ekspertiz raporunda açıklandığı üzere, 124.000,00 USD (Kurtarma Yardım Katılım Payı) ve 37.896,82 USD ( Müşterek Avarya Katılım Payı) toplam 161.896,82 USD olarak hesaplandığını, gemi armatörü tarafından ilan edilen müşterek avarya hasarına ilişkin taraflar arasında imzalanan ... incelendiği ve konu dökümanda Müşterek Avarya hasarlarının 2004 ...kurallarına tabi olduğu öngörüldüğünü, fakat davalı/borçlu aleyhine başlatılan takip, davalı ve takip borçlusu olan ... ... A.Ş. tarafından 13.06.2018 tarihinde yapılan haksız itiraz nedeniyle durduğunu, zarara yol açan fiil, ister haksız fiilden, ister akitten, isterse kusursuz sorumluluk hallerinden doğsun, sigortacı sorumlu kişiye karşı rücu hakkını kullanabildiğini, bu sebeple de dava ve takip haklarının bulunduğunu, davalının hasarın taşımanın hangi evresinde olursa olsun sorumluluğunun bulunacağını, taşıyıcının teslim aldığı malı alıcıya teslim etmekle yükümlü olup, tam ziya sebebiyle navlun bedelini dahi iade edilmesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının kaldırılmasına, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yüksek Mahkeme tarafından bir geminin karaya çıkarak arabaya verdiği zarardan dolayı sigortalıya ödenen kasko sigortasına dayalı rücuen tazminat talebi ile ilgili olan davanın dahi konunun deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlık olduğundan bahisle Denizcilik İhtisas Mahkemesi tarafından karara bağlanması gerektiğini, dava konusu somut olayla paralel olarak taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalıya ait gemi ile hasarlı bir şekilde taşındığı iddiasıyla sigorta tazminatının ödenmiş olmasından bahisle açılan rücu davasında da görevli mahkemenin denizcilik ihtisas mahkemeleri olduğunu, ... gemisi İskenderun'dan İzmit'e yüklü olarak yaptığı sefer esnasında 18 Ocak 2018 tarihinde Marmara Denizi'nde makine arızası geçirdiğini, bunun üzerine derhal makine stop edildiği ve ... Gemi Trafik Hizmetleri'ne bildirimde bulunulduğunu, ertesi gün, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne bağlı “..." isimli römorkör olay yerine intikal ettiğini ve gemiyi güvenli bölge olan demir sahasına çektiğini, aynı gün gemiye ana makine tamir ve bakım ekibi çıktığını ve ana makine krank şaftının kırıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine armatör tarafından müşterek avarya ilan edildiği ve durum yük ilgililerine bildirildiğini, 24 Ocak 2018 tarihinde, gemi ve davacı yük ilgilileri Kıyı Emniyeti'nde sulh görüşmelerini sonuçlandığı ve gemi ile yükün kurtarılmasına ilişkin olarak toplam 150.000 USD'lik bir tutarın Kıyı Emniyeti'ne ödenmesi kararlaştırıldığını, gemi, yük ve yakıtın değerine göre, bu kurtarma ücretinin 120.000 USD'lik kısmı yük tarafında kaldığını, dispeç raporu hazırlandığı ve müşterek avaryaya dâhil olan kurtarma 37.896,82 USD'lik bir bölümünün yük ilgilileri tarafından ödeneceği belirlendiğini, müşterek avarya garamesine giren zararların yük tarafına düşen kısmının taşıyana rücu edilmesi mümkün olmadığını, davaya konu geminin krank şaft arızası yaşadığını, Denize Elverişlilik Belgesi'nin “şaft sörveyi” bölümünde görüldüğü üzere beş senede bir yapılması gereken şaft sörveyi, 30.09.2016 yılında yapıldığı ve geminin şaftı uygun bulunduğunu, ... gemisinin krank şaftı yukarıda anılan tüm incelemelerden geçtiğini, bir sonraki inceleme 2021 yılı olarak belirlendiği ve bu gemi için denize elverişlilik belgesi düzenlendiğini, geminin anılan taşımanın yapıldığı esnada, gemi Ulusal ve Uluslararası konvansiyonlarca belirlenen asgari gemi adamı yeterliliğine de sahip olduğunu ve bu husustaki tüm sertifikaları da eksiksiz olduğunu, taşıyanın ve adamlarının dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, taşıyan için düzenlenen ispat yükü, denize elverişliliği ispatlayan karine niteliğinde belgelerle yerine getirildiğini, geminin krank şaftının kırılması bir deniz tehlikesi ve kazası olduğunu beyanla davanın esastan reddine, masrafların ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; sigortacının TTK'nun 1472.maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkına dayalı rücu istemine ilişkin olup, davacı sigorta şirketi müşterek avarya ilanından sonra sigortalıya ödenen kurtarma ücreti ile müşterek avarya katılım payının davalı donatandan tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep etmektedir.

16/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen kurtarma yardım katılımı ve müşterek avarya katılım payının mezkur poliçe teminat kapsamında olduğu, dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanılarak yapıldığı, dosyadaki mevcut belgeler kapsamında, ... gemisinin 19.01.2018 tarihinde yüklü halde iken yaşamış olduğu krank mili kırılması hadisesi neticesinde, yük ve geminin müşterek tehlikeye maruz kaldığı, söz konusu tehlikenin giderilmesi amacıyla çekilerek gemi ve yükün kurtarıldığı, bu kapsamda yapılan harcamaların 2004 York-Anvers Kaideleri uyarınca gemi ve yükün müşterek selameti için gerçekleştirildiği, dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelere dayanarak raporunun hazırlandığı tarih itibariyle, dava konusu 3 nolu ana kol yatağında meydana gelen çatlak hasarının ve ana makina arızasının önceden tespit edilmesinin mümkün gözükmediği, M/V ... gemisinin can ve mal emniyeti açısından seyre mani bir durumun olmadığı, seyre uygunluğunu gösteren sertifikalarının mevcut olduğu, bunların donatan/taşıyan lehine karine oluşturduğu, dava konusu arızanın meydana gelmesinde davalı donatan veya gemi personelinin kusurunun bulunmadığı, aksini ispat külfetinin sigortacıya ait olduğu, sigortacının iddiasını somut belgelerle kanıtlaması gerektiği yönünde kanaat bildirilmiş olup 10/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda da; davacı vekilinin 05.03.2022 tarihli itiraz dilekçesinde öne sürdüğü itiraz gerekçelerine katılmadıklarını, 16.02.2022 tarihli kök raporlarında yapılan tüm tespit, değerlendirmelerinin aynen devam ettiğine dair görüş bildirilmiştir.

Dava konusu olayda sigortalı yükün taşındığı M/V ... gemisi 13/01/2018 tarihinde İskenderun İstemir Limanından hareket ederek, Gölcük Limanına doğru seyrine başlamıştır. 18/01/2018 tarihinde gemi Çanakkale ... mevkine ulaştığında olumsuz hava koşulları nedeniyle seyrine bir süre ara verip, aynı gün demir alarak yola devam etmiştir. Saat 21:00 civarında ana makinasından ses duyulması üzerine geminin güvenli bir bölgeye çekilmesi sağlanarak demir atılmış, teknik ekip tarafından yapılan kontroller sonucunda ana makinasının krank milinin kırılmış olduğu tespit edilmiştir.

Bu nedenle davalı donatan tarafından müşterek avarya ilan edilerek sigorta şirketi dahil tüm ilgililere ihbarda bulunulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İş davada ise yük sigortacısının müşterek avarya ilanından sonra sigortalısına ödediği kurtarma ücreti ile müşterek avarya katılım payının davalı donatana rücu edilmesi talep edilmektedir.

TTK'nun 1472.maddesine göre sigortacının halefiyet hakkının doğabilmesi için öncelikle geçerli bir sigorta poliçesinin bulunması, sigortalısına ödeme yapmış olması ve sigortalının da kendisine zarar verene karşı dava ve talep hakkının mevcut olması koşulları aranmalıdır. Tüm bunların gerçekleşmesi halinde ancak sigortalının talep hakları halefiyet hükümlerine göre sigortacıya geçmiş olacaktır.

Dava dosyasında davacı ... Sigorta ile dava dışı ... ... arasında 01/09/2017 başlangıç tarihli bir yıl süreli abonman sigorta poliçesi akdedildikten sonra M/V ... gemisi ile taşınacak yük için 22/01/2018 tarihinde nakliyat emtia sigorta sertifikası düzenlenmiştir. Müşterek avarya ilanından sonra yapılan ihbar üzerine sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açılarak, ... ... A.Ş tarafından ekspertiz raporu düzenlenmiştir. Ekspertiz incelemesi sonucunda davacının sigortalısına ödemiş olduğu 124.000 USD kurtarma katılım payı ile 37.896,82 USD müşterek avarya katılım payı sigorta teminatı kapsamında olup, ödeme geçerli bir sigorta poliçesine dayanılarak yapılmış olduğundan, davacının TTK 1472.maddesine göre dava ehliyetine haiz olduğu kabul edilmiştir

Dava konusu olayın yabancılık unsuru taşımaması ve taşıma koşullarının düzenlediği ... uyarınca uyuşmazlığa Türk Hukuku uygulanmalıdır.

TTK 1273/1 maddesinde taraflarca başka bir husus kararlaştırılmamışsa müşterek avarya garamesi Milletlerarası Denizcilik Komitesi tarafından hazırlanarak bu madde hükmüne göre Türkçe'ye çevrilip yayınlanmış olan en son tarihli York-Anvers kurallarına tabidir.

TTK 1272.maddesinde de müşterek avarya tanımlanmış olup, hükümde; "ortak bir deniz sergüzeştine atılmış olan gemiyi, yükü, diğer eşyayı ve navlunu birlikte tehdit eden bir tehlikeden onları korumak amacıyla ve makul bir hareket oluşturacak şekilde, bile bile olağan üstü bir fedakarlık yapılması veya olağanüstü bir gidere katlanılması halinde müşterek avarya hareketi varsayılır ve bu hareketin doğrudan doğruya sonucu olan zarar ve giderler müşterek avarya olarak kabul edilir" hükmü düzenlenmiştir.

Davalı taraf müşterek avarya hükümlerine göre sigorta şirketinin sigortalısına ödediği kurtarma ücreti ve müşterek avarya garame payını taşıyana rücu edemeyeceğini savunurken, davacı taraf ise buna karşılık olarak söz konusu harcamalar gemi ve yükün selameti için yapılmış olsa da, donatanın gemiyi denize, yola ve yüke elverişli halde bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle meydana gelen hasarın müşterek avarya kapsamında değerlendirilemeyeceğini, sonuçta tüm harcamalardan davalının sorumlu olduğunu, ayriyeten geminin 38 yaşında olmasından dolayı makina arızasının bakımsızlık, eskime ya da aşınma sebebiyle meydana gelmiş olabileceğini ileri sürmektedir. Bu iddia karşısında davalı donatanın yolculuk başlamadan önce TTK 1141.maddesinde düzenlenen geminin elverişliliği konusundaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, bu itibarla makina arızasının meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.

Dava konusu M/V ... gemisinin ... nolu "Denize Elverişlilik Belgesi” mevcut olup 29.09.2017 tarihinde verilmiştir. Söz konu belgedeki bilgilere göre geminin başlangıç deniz sörvey tarihi 29.12.2017, başlangıç sualtı sörvey tarihi 20.09.2016 ve şaft sörvey tarihi 30.09.2016 olarak belirtitmiş, yapılan sörveyler sonucunda denize elverişli olduğu anlaşılan geminin yıllık denetimleri yapılmak kaydıyla denize elverişlilik durumu ve sertifikasının 29.09.2021 tarihine kadar devam edeceği belirtilmiştir.

Geminin 29.09.2021 tarihine kadar geçerliliği olan “Gemiadamı Asgari Emniyet Belgesi” mevcut olup,04.07.2017 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı tarafından verilmiştir. Bu belge ile gemide yeterli sayıda ve yeterlilikte/kapasitede gemi adamının mevcut olduğu tasdik edilmektedir.

M/V ... gemisi İskenderun İsdemir Limanından ayrılırken resmi kayıt ve belgelere göre can ve mal güvenliği açısından seyre engel teşkil edecek herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir. Geminin sahip olduğu sertifika ve belgeler hem bağlı olduğu klas kuruluşu olan Türk Loydu ile bayrak devleti idarenin yetkili kurumlarınca verilmiş olup, bu kurum ve kuruluşlarda çalışan uzman denetçilerin teknik tetkik ve kontrolleri sonucuna uygunluğuna karar verilerek hazırlanmıştır. Belgelerin usulsüz veya noksan olduğuna dair bir iddia da ileri sürülmemiştir.

Dava dosyasında yer alan ... ... A.Ş tarafından hazırlanmış olan 28.02.2018 tarihli Ekspertiz raporunun ekinde yer alan belgede; M/V ... gemisinin sahip olduğu 35 adet farklı sertifikanın isimlerinin liste halinde gösterildiği tablo bulunmaktadır. Bahse konu tablada sertifikaların başlangıç ve bitiş tarihleri yer almaktadır. Tablo verilerine göre sadece can kurtarma botunun kanca ve matafora test sonuçları sertifikasının süresinin olay tarihi itibariyle dolduğu, diğer tüm sertifikaların ise olay tarihi itibariyle geçerliliğini koruduğu sonucuna varılmıştır. Yine Ekspertiz raporunun 6.nolu ekinde, ...sigorta şirketlerinden ... ... Limited firmasının M/V ... gemisi için düzenlediği, 24.07.2017-24.07.2018 tarihleri arasında geçerli ... nolu genel (...) sigorta poliçesi fotokopisi bulunmaktadır. Bahse konu belgeye göre M/V ... gemisi çatma ve çatıma gibi her türlü deniz kazasında kısmi veya tam kayıp haline karşı sigorta şemsiyesi altına alındığı görülmektedir. Raporun 7.nolu ekinde de Romanya ...sigorta şirketlerinden “...” firmasının M/V ... gemisi için düzenlediği, 12.03.2017-11.03.2018 tarihleri arasında geçerli ... nolu tekne ve makina (...) sigorta poliçesi fotokopisi yer almaktadır.

Ekspertiz raporunun sonuç bölümünde, “Söz konusu hasarın sebebine ilişkin gemiye çıkarak inceleme yapma taleplerimiz sonuçsuz kalmış, tarafımıza sadece ... gözetim firmasınca gerçekleştirilen hasar sörvey raporu iletilmiştir. Dolayısıyla hasarın kesin olarak tespiti tarafımızca mümkün olmamıştır. Geminin ara sörvey raporları vb de temin edilemediğinden evrak üzerinden de geminin kondisyonuna ilişkin sağlıklı bir kanaate varma imkanımız olmamıştır. Ancak yaptığımız incelemede geminin 38 yaşında olması (1980 yapımı) ve kabotaj seferinde çalıştığı hususları dikkate alındığında, söz konusu hasarın makine krankşaft ve/veya parçalarının bakımsızlığı/eskimesi/aşınması ve/veya buna benzer sebeplerden meydana gelmiş olabileceği, dolayısıyla meydana gelen hasarda geminin ihmali/kusurunun olduğu yüksek ihtimal olarak değerlendirilmektedir.” açıklaması yapılmıştır.

Dava dosyasında yer alan ....Ltd firmasının 29.01.2018 tarihli ... nolu “... (Gemi Hasar Sörveyi ve Araştırma Raporu)” başlıklı raporda yer alan siyah beyaz hasar fotoğrafları bilirkişi kurulunca incelendiğinde ayrıntılı gözükmemekle birlikte 3 nolu kol yatağındaki 45 lik çatlak izi ile kol yatağına geçen ve şel tabir edilen beyaz metalden yapılma bilezik çifti ana makinadaki hasar hakkında fikir verdiği, raporun sonuç olarak nitelendirilen bölümünde dava konusu hasar ile alakalı olarak, krankşaft malzemesinde çatlak olduğu için ana makinanın arızalandığı, bu hasarın önceden kestirilmesinin (tahmin edilmesinin) mümkün olmadığı notu düşüldüğü belirtilmiştir.

Dosyada alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu müşterek avarya ilanına yol açan olay geminin tek ana makinası olan ... marka dizel motorun arızalanması, 1 ve 2 nolu silindirler arasındaki kısma rast gelen bölgedeki krank milinin 3 nolu ana kol yatağının hasara uğramasından dolayı meydana geldiği, motor tamircisi ... tarafından düzenlenen19.01.2018 tarihli iş bildirim raporunda, “...yapılan kontrollerde 3 nolu krankın kesilmiş olduğu görüldü. Hiçbir şey yapılamayacak durumdaydı, armatöre bildirildi.” açıklamasının yapılmış olduğu belirtilmiştir.

M/V ... gemisinin olay tarihinde 38 yaşında olduğu dosya kapsamına göre belirlidir. Teknik bilirkişiler tarafından; gemi inşaatı sektöründe gemilerin ekonomik ömrünün 25 yıl olarak genel kabul gördüğü, ancak M/V ... gemisinin 38 yaşında olmasının ekonomik ömrünü doldurduğu ve kullanılamayacak hurda durumda olduğunu göstermeyeceği, herhangi bir ticaret gemisi düzenli havuzlama ve bakımları yapılarak eskiyen, aksayan, yıpranan donanımları veya yapısal elemanlarını klas sörveyörleri nezaretinde ve onayıyla değiştirebilmiş olması kaydıyla çalışmasında yıllarca devam edebileceği, kaldıki Romanya ...sigorta şirketlerinden “...reasigurare” firmasının 38 yaşındaki bir geminin ana makinasını yaşlı olduğu için tekne ve makina (...) sigorta poliçesi sigortalamaktan imtina etmediği, bu yüzdendir ki M/V ... gemisi İskenderun İsdemir- İzmit Limaş liman seferine başladığında bir ana makine arızası yaşanacağını kimsenin kestiremediği, dümen kilitlenmesi nedeniyle İstanbul Boğazı'nda muhtelif tarihlerde gemi kazaları nasıl yaşandıysa işbu dava örneğinde de durumun aynı olduğu, dosyadaki mevcut deliller ışığında, bilirkişi heyeti olarak dava konusu olayda davalı tarafın sorumluluğunun olmadığı netice ve kanaatine varılmış olduğu belirtilmiştir.

Dava dosyasında yapılan yargılama, toplanan deliller ile bilirkişi raporlarına göre sonuç olarak; olay tarihinde MV ... gemisinin geçerli denize elverişlilik belgesinin mevcut olduğu, İskenderun limanından yola elverişlilik belgesi alarak seferine başladığı, ... ile Marmara Adası arasında (Karabiga mevkii) geminin ana makinesinden ses geldiğinin tespit edildiği, makinede herhangi bir arıza olup olmadığının tespit edilmesi için Kıyı Emniyeti tarafından görevlendirilen “...” adlı römorkörü yardımıyla geminin güvenli bir bölgeye çekildiği, donatan tarafından görevlendirilen teknik servisin gemiye çıkarak yaptığı kontrolde krank milinin kırık olduğunun görüldüğü, M/... ... gemisi olay tarihi itibariyle yalnızca yurt içi kıyı seferlerine çıkan ve bu yüzden de ISM yönetmeliklerine tabi olmayan bir gemi olduğu, İskenderun limanından yükünü alarak İzmit limanına doğru yola çıkarken sefere engel bir durumunun dosya kapsamına göre tespit edilemediği, sorunsuzca sefer yapabileceğinin denize elverişlilik ve yola elverişlilik belgeleri ile teyit edildiği, gemi 38 yaşında olsada yapısal dayanımı ilgili klas kuruluşu (Türk Loydu) tarafından uygun bulunup sertifikalandırılmış olduğundan, olay tarihinde geminin donanımının halen noksansız ve sorunsuz, iş görebilir dudumda olduğunu ortaya koyan sertifikalara sahip olduğu, bilirkişi raporlarında olay tarihi olan 18.01.2018 günü itibariyle M/V ... gemisinin can ve mal emniyeti açısından seyrine engel teşkil edecek herhangi eksiklik ya da kusur tespit edilemeyip, yeni inşa edilmiş bir gemi dahi yola elverişlilik belgesiyle seyrederken bu tür makine arızalarının yaşanabileceği yönünde görüş bildirildiği, sonuç olarak geminin sahip olduğu elverişlilik belgeleri ile geçerli klas sertifikasının, yolculuk başlangıcında ana makinede her hangi bir bozukluk ya da noksanlık olmadığına dair donatan lehine karine oluşturduğu, aksinin dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, bu durumda arızanın yolculuk sırasında ortaya çıktığının kabulü gerektiği, krank mili kırılması hadisesi neticesinde, yük ve geminin müşterek tehlikeye maruz kaldığı, söz konusu tehlikenin giderilmesi amacıyla çekilerek gemi ve yükün kurtarıldığı, bu kapsamda yapılan harcamaların 2004 York-Anvers Kaideleri uyarınca gemi ve yükün müşterek selameti için gerçekleştirildiği, bu nedenle hususi avarya kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmış olduğundan, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.Davanın REDDİNE,

2.Peşin alınan 16.096,08 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 16.015,38 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,

3.Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 121.678,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/09/2022 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.1273/1 TTK md.1272 TTK md.1141 TTK md.1472
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog