10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/641 E. , 2024/2712 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Tokat ili ... ilçesi Ormandibi Köyünde şeker pancarı üreticiliği yaptığını, tarımsal faaliyette bulunduğunu, geçmiş yıllardan itibaren çiftçilik yaptığını ve tarımda kendi adına ve hesabına çalışmalarını sürdürdüğünü, 2926 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde tescil işlemini belirli sürede yaptırmayanların tescil işlemlerinin re'sen yapılacağı emredici hüküm olarak öngörüldüğünü, 10 uncu madde de ise tescilde esas alınacak kayıtlar sayılırken Tarım Kredi Kooperatifi kayıtları, Pancar Ekicileri Kooperatifi, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin ve Ziraat Odası Kayıtlarının da sigortalıların kayıt ve tescilinde esas alınacağının belirtildiğini, davalı Kurumun 2926 sayılı Kanun gereği üzerine düşen görevi yerine getirmediğini, 25.12.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurularak özetle Bağ-Kur prim kesintileri de dikkate alınarak 30.10.2009-11.10.2017 tarihleri arası da dahil tüm hizmetinin verilmesini ve 7256 sayılı Kanundan da yararlandırılmasını talep edilmişse de talebin davalı Kurumun 30.12.2020 tarih ve E- 46735699-201.02.02-17152504 sayılı yazısı ile ret edildiğini, gerekçe olarak özetle 17.11.2009 tarihinde Almus Ziraat Odasına davacının kayıt olduğu Almus Ziraat Odasının da ekinde davacının imzası olmayan muafiyet belgesi ile birlikte kaydı aynı gün gönderdiği ancak 14.06.2017 tarihinde Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığından alınan yazılı görüş doğrultusunda sigortalının imzası olamayan muafiyet belgelerine terk işlemi yapılmayacağı bildirildiğinden sigortalının tescilinin 03.11.2009 tarihinden açılarak 11.10.2017 tarihinde tescil tebligatının kendisine elden teslim edildiği sigortalının 11.10.2017 tarihinde Almus Ziraat Odasından muafiyet belgesi düzenlettirerek 12.10.2017 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettirdiği ve kendi isteğiyle sigortalılığını tescil tarihi itibari ile durdurduğunun belirtildiğini, Oysa davalı kurumun tescili Almus Ziraat Odasının bildirdiği 17.11.2009 tarihinden muafiyet belgesinin düzenlendiği 11.10.2017 tarihine kadar Bağ-Kur'lu olmasının yasal zorunluluk olduğunu, çünkü muafiyet ve sigortalılığın durdurulması işleminin 11.10.2017 tarihinde yapıldığını, bunun dışında müvekkilin Tokat SGK Tevkifat Kesinti Tarama Listesinde de görüldüğü üzere 1998, 1999, 2001, 2002, 2005, 2006 yıllarında müvekkilden Bağ-Kur prim kesintisi” yapıldığını, müvekkilin mevcut prim borçlarını 7256 sayılı Kanundan yararlanarak ödediğini, borcunun bulunmadığını, müvekkilin dava tarihi itibari ile 01.07.1999-31.07.1999, 31.07.1999- 26.06.2000, 01.08.2000-31.12.2000, 01.07.2002-31.12.2002 tarihleri arası Bağ-Kur'lu olduğunu, tevkifat kesintilerinin Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. Turhal Şeker ve Mamülleri Entegre Tesisince SGK kayıtlarına aktarılmış olduğundan müvekkilden kesilen Bağ-Kur prim tevkifatları için SGK Tokat il Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını ve SGK Tokat İl Müdürlüğünden "Tokat SGK Tevkifat Tarama Listesi" nin istenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilin 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalılığının tespiti ile 01.01.2003 tarihinden 11.10.2017 tarihinde kadar SSK sigortalısı olduğu süreler hariç olmak üzere Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalılığının tespitine, müvekkilin 7256 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı taraf hizmet tespiti talep istemi ile dava açmıştır. Dava usul ve yasaya aykırı olduğunu, 17.11.2009 tarihinde Kurum kayıtlarımıza intikal eden Almus ziraat odası kayıt belgesi ekinde muafiyet belgesi bulunduğundan 2009 yılında başlayan oda kaydına istinaden tescil işleminin yapılmadığını, 14.06.2017 tarihinde Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığından alınan yazılı görüş doğrultusunda davacı sigortalının imzası olmayan muafiyet belgelerine terk işlem yapılmayacağı bildirildiğinden davacı sigortalının tescilinin 03.11.2009 tarihinden açılarak 11.10.2017 tarihinde tescil tebligatının kendisine elden teslim edildiğini, davacı Sigortalının aynı gün Almus ziraat odasından muafiyet belgesi düzenlettirerek 12.10.2017 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettirdiğini ve kendi isteğiyle sigortalılığın tescil tarihi itibarı ile durdurduğunu, 11.12.2020 tarihli 200/44 sayılı talebi ve ekli belgelere istinaden sigortalılığının ilk tevkifat kesintisinin yapıldığını 1999 yılından başlatılarak SSK kapsamında olduğu süreler de dikkate alınarak dosyadaki mevcut kayıtlara göre 1999-2000-2002 yıllarında aralıklarla toplam 655 gün hizmet verildiğini, sigortalının da 11.12.2020 tarihinde 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmaya müracaat edip, 31.07.1999-26.06.2000, 01.08.2000-31.12.2000, 01.07.2002-31.12.2002 yılları arasındaki hizmet sürelerine ilişkin toplam ihya sürelerinin borcunun 2.649,00 TL olarak bu borcu 16.12.2020 tarihinde ödediğinin Kurumca tespit edildiğini, Yapılan işlemlerde herhangi bir Kurum hatası bulunmadığından sigortalının dava dilekçesine ilişkin 01.06.1999-30.06.1999 ve 01.01.2003 tarihinden 11.10.2017 tarihine kadar 4/a kapsamında çalıştığı süreler hariç olmak üzere Tarım Bağ-Kur kapsamında sigortalılık süreleri verilmesinin mümkün bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde talep edildiği gibi 11.10.2017 tarihinden sonrada zorunlu Tarım Bağ-Kur'lu olması için herhangi bir tevkifat ve hukuki bir neden olmadığını, arz ve izah edilen sebepler çerçevesinde davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile "...Davacı, dava dilekçesinde 01.06.1999 - 30.06.1999 tarihleri ile 01.01.2003 - 11.10.2017 tarihleri arasında sigortalı olması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
Davalı Kurum kayıtlarında davacının 4/b statüsündeki ilk sigortalılık tescilinin 01.07.1999 olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle davacının 4/b sigortalılık başlangıcı 01.07.1999 olarak alınmıştır. Ancak dosya kapsamındaki Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. yazısında davacının ilk prim kesintisinin 20.06.1998 olduğu belirtilmektedir. Bu takdirde davacı 1998 yılında da tarımsal faaliyette bulunmuş ve adına prim kesintisi yapılmıştır. Hal böyle olunca davacının 01.06.1999 - 30.06.1999 tarihleri arasında tarımsal faaliyette bulunduğu ve bu nedenle 4/b statüsünde sigortalı olması gerektiğinin kabulü gerekmektedir. Davacının 01.01.2003- 11.10.2017 tarihleri arasındaki 4/b statüsündeki sigortalılık iddiasına gelince; davacı 01.06.2006 tarihinde 4/a statüsünde sigortalı olması nedeniyle 4/b statüsündeki sigortalılığı 31.05.2006 tarihinde sona erecektir. Bu durumda davacının 4/b statüsündeki sigortalılığının öncelikle davalı Kurum tarafından kabul edilen 31.12.2002 tarihinden sonraki dönem olan 01.01.2003-31.05.2006 dönemine ilişkin sigortalılığın değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamındaki Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. yazısında davacının 2005 ve 2006 yıllarında da şeker pancarı üretip sattığı ve ürün bedeli üzerinden adına bağkur prim kesintisi yapıldığı görülmektedir. Keza Yargıtay uygulamalarında son prim kesintisinden sonraki iki yılda sigortalılığın devam edeceği benimsenmiş olduğundan davacının 01.01.2003- 31.05.2006 tarihleri arasında da tarımsal faaliyette bulunduğu, bu süre zarfında 2005 ve 2006 yıllarında adına prim kesintisi yapılması nedeniyle söz konusu dönemde de 4/b statüsünde sigortalı olması gerektiği değerlendirilmektedir. Davacının 4/a statüsündeki sigortalılığı 15.09.2009 tarihinde bitmiş olup bu tarihten sonra davacının 4/b statüsünde tescil talebi bulunmamaktadır. Ancak 20.06.2009 tarihinde Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından prim kesintisi yapıldığı için 4/b sigortalılığının 01.07.2009 tarihinde resen başlatılması gerekmektedir. Davacı adına 2009, 2010 ve 2011 yıllarında prim kesintisi yapılması nedeniyle bu yıllarda 4/b statüsünde sigortalı olması gereği tartışmasızdır. Yargıtay uygulamalarında son prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren bu statünün iki yıl korunacağı hususu benimsendiği için davacının 4/b statüsündeki sigortalılığının 31.12.2013 tarihine kadar devam etmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Davacının 01.01.2014 -11.10.2017 tarihleri arasındaki 4/b statüsünde sigortalı olması gerektiği yönündeki iddiasına gelince; söz konusu dönemde davacının aktif olarak tarımsal faaliyette bulunduğu yukarıdaki izahat kapsamında açıklanan belgelere göre sabittir. Ancak 2011 yılından sonra adına yapılmış bir prim kesintisinin olmaması karşında davacının 01.01.2014 tarihinden 11.10.2017 tarihine kadar sigortalı sayılamayacağı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.10.2020 gün 2017/21/2806 E., 2020/774 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere davalı Kurumdan bu konuda bilgi talep edildiği, gelen yazı cevabında 2014 ve sonrasında prim tevkifatı veya ürün teslimi yapılmadığının bildirildiği görüldüğünden davacının 01.01.2014-11.10.2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 4/b statüsündeki sigortalılık iddiasının eldeki delillere göre kabulünün mümkün olmayacağı değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. .."gerekçesiyle 1-Davanın kısmen kabulüne, Davacının 01.06.1999-30.06.1999, 01.01.2003-31.05.2006 ile 01.07.2009-31.12.2013 tarihleri arasında tarım bağkur kanunu kapsamında SSK sigortalısı olduğu süreler hariç olmak kaydıyla sigortalı olduğunun tespitine, Davacının 7256 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğinin tespitine,
2.Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, 2013-2014-2016-2017 yıllarında pancar üretimi yaptığının sabit olmasına rağmen kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işleminde hata bulunmadığını, muafiyet belgesinin Mahkemece dikkate alınmadığını belirterek davanın tümden reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İlk Derece Mahkemesince 2009, 2010 ve 2011 yıllarında prim kesintisi yapılması nedeniyle davacının 4b statüsünde sigortalı sayılması gerektiğini, Yargıtay uygulaması gereğince prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren bu statünün iki yıl korunacağı gerekçesiyle sigortalılığının 31.12.2013 tarihine kadar devam etmesi gerektiği gerekçesine yer verilmiş ise de bu husus devamında prim tevfikatı bulunması haline ilişkindir. Bu durumda 2011 yılından sonra ürün teslimi ve prim tevfikatı olmadığından 31.12.2011 yılına kadar tarım bağkur sigortalılığının tespitine karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiş olup, 6100 sayılı HMK‘nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .." gerekçesiyle " Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih, esas ve karar sayılı kararının kaldırılmasına, Davanın kısmen kabulü ile Davacının 01.06.1999-30.06.1999, 01.01.2003-31.05.2006 ile 01.07.2009-31.12.2011 tarihleri arasında tarım bağkur kanunu kapsamında SSK sigortalısı olduğu süreler hariç olmak kaydıyla sigortalı olduğunun tespitine, Davacının 7256 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğinin tespitine,
2.Fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." karar verilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanun'lar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, sigortalılık açısından davanın yasal dayanağı 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 2, 5, 7, 9, 10, 36 nci maddeleridir.
2.2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar."
3.2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 5 inci maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları şöyledir: "2 nci madde kapsamına girenler, onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz."
4.2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 7 nci maddesi şöyledir: "Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. "
5.2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 9 uncu maddesi şöyledir: "Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır. "
6.2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 10 uncu maddesi şöyledir: "Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21.10.1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18.04.1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24.04.1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır.(Ek cümle:24.07.2003-4956/52 md.) Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.
7.2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 36 ncı maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir: "Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır. Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir."
3.Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2926 sayılı Kanun yönünden sigortalılık hak ve yükümlülüğü tescille başlar. Anılan Kanunun 5 inci maddesi 2 nci madde kapsamına girenlerin, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacaklarını, ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağını düzenlemiştir. 2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil ile ilgili 9 uncu maddesinin bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılacağı, bir başka deyişle 2 nci maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca re’sen tescil edilmeleri zorunluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5 inci madde uyarınca Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu olup sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. 2926 sayılı Kanun'a tabi kişilerce 36 ncı maddede sayılan kurum, şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar Bağ-Kur’a intikal ettirilmesi gerekir. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle, tahsili halinde kişinin yukarda izah edilen 5 inci maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, davacının Kurum tarafından Tarım Bağ- Kur sigortalılığına dayalı tescilinin ilk kez 31.07.1999 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla Mahkemece tesciline karar verilen 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasındaki dönemin tescil öncesi döneme rastlaması hususu ile davacı vekilinin tescil talebinin 01.06.1999 tarihi sonrasına ilişkin olması hususları ve bu döneme dayanak gösterilen tevkifatın 20.06.1999 ayına ilişkin olup Kurumca anılan tevkifatın dikkate alınması suretiyle tescilinin yapılmış olması hususları karşısında 01.07.1999 tarihinden önceki dönem yönünden davanın reddi gerektiği açık olup kabulü yönünde karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.