Esas No
E. 2012/7248
Karar No
K. 2012/13150
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2012/7248 E.  ,  2012/13150 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeni ile tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde müvekkilinin önalıma konu paya ilişkin 567 Ada, 3, 2 ve 16 parsel sayılı taşınmazların hissedarı olduğunu, dava konusu taşınmazlardaki diğer hissedarlardan ... ve ...'in kendilerine ait hisselerini davacıya haber vermeden 15/04/2008 tarihinde kötü niyetli olarak davalı ...'a devrettiklerini, müvekkilinin bu durumu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/103 Esas sayılı dosyası ile ... ve ...'in aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtıktan sonra bu davayı sonuçsuz bırakmak maksadıyla taşınmazlardaki hisseleri, davalıya devrettiklerini öğrendiğini, bu nedenle önalım hakkı nedeni ile davalıya satışı yapılan hisselere ait tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak açmış olduğu cebri tescil davasında tazminata hak kazandığından, söz konusu hisselerin hem rayiç bedellerini alacağı, aynı zamanda bu dava ile hisselerin adına tescil edileceği, bu durumun hakkaniyete uygun olmadığı, davacının 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tazminatı talep etmekle zımni olarak önalım hakkından vazgeçtiğinin kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafça, önalım hakkının kullanılması durumunda, hisselerin satış değerinin ödenmesi gerekiyor ise de, hisselerin satış bedellerinin 30.000,00 TL olduğu, 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında ise, söz konusu hisseler için toplam 175.436,00 TL tazminata hak kazandığı, aradaki farkın davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağı, bu durumun objektif iyi niyet kurallarına ve hakkaniyete uygun olmayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Dava konusu edilen önalıma konu paya ilişkin olan 567 Ada 2, 3 ve 16 parsel sayılı taşınmazlarda, davacının paydaş olduğu, aynı taşınmazların diğer paydaşları ... ve ...'in, taşınmazlardaki hisselerini davacıya 02/10/1998 tarihinde satmayı vaad ettikleri, bu hususla ilgili davacı tarafça Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/103 Esas sayılı dosyası ile ... ve ... aleyhine cebri tescil davası açıldığı, 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/103 esas sayılı dosyası derdest iken, dava konusu taşınmazlardaki davalılara ait hisselerin dava dışı ...’e satıldığı, davacı tarafça, 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında, bu parseller yönünden davanın 12/06/2008 tarihinde tazminat davasına çevrildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taşınmazların rayiç değerlerinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine karar verildiği, verilen kararın 13/09/2010 tarihinde kesinleştiği, önalıma konu bu davanın ise 2. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası derdest iken 07/07/2008 tarihinde açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında da dava konusu edilen hisselerin, davalı ... tarafından davalı ...'a aynı bedel ile satıldığı, davanın HUMK 186. Maddesi gereğinde davalı ...’a karşı yöneltilmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki davacının gayrimenkul satış vadi sözleşmesine dayanarak cebri tescil davası açmasında ve dava konusu hisselerin yargılama sırasında bir başka kişiye satılması sonucunda davanın HUMK un 186. Maddesi gereğinde tazminat davasına dönüştürülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.Burada hükmedilen tazminat gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin tarafı olan diğer paydaşlara ödenen bedelin tahsiline ilişkindir. Davalının bu davada tazminat hakkını kullanması önalım hakkından vazgeçtiği anlamına gelmez. Önalım davalarında önalım bedeli tapudaki satış bedeli ile davalı alıcının bu satış sebebiyle ödediği satış masrafları toplamından ibarettir. Davalı yan satış işleminin tarafı olduğundan bedelde muvazaa iddiasına dayanamaz. Bu nedenle rayiç bedel ile satış bedeli arasındaki fark nedeniyle davacının sebepsiz zenginleştiği kabul edilemez. Olayda uygulama yeri olmayan objektif iyi niyet kurallarına aykırılıktan sözedilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda önalım davasının açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog