Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/349
Karar No
K. 2024/585
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/349 Esas
KARAR NO: 2024/585
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 17/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/06/2022 tarihinde; ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...’nin sevk ve idaresindeki ancak ... A.Ş'ye ait ... plakalı araçların kazaya karıştığını, iş bu kaza sebebi ile ...’ya ait aracın hasar gördüğünü, kaza neticesinde kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, kusurlu aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko Sigortası ile sigortalı olduğunu, kollukça tanzim edilen 04.06.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında belirtildiği gibi kazaya sebebiyet verenin ... plakalı araç sürücüsü olduğunu, bu aracın ise kaza tarihi itibarı ile ... A.Ş. tarafından ... poliçe numarasıyla 22.02.2022 tarihli poliçe ile kasko sigortalı olduğunu, kaza sonrası hasar gören araç için ilk önce ZMMS şirketi olan ... Sigorta tahtında ... numaralı hasar dosyası açıldığını, araç onarıldıktan sonra şirket tarafından 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, akabinde davalı Kasko sigortacısı olan ... sigortaya başvurulduğunu, ... kasko tarafından hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında ödeme yapılmadığını, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere araçta meydana gelen hasarın onarımı için yedek parça ve işçilik ücreti olarak 306.106,96 TL belirlendiğini, bu sebeple toplamda eksik bakiye bedelinin 256.106,96 TL olduğunu, kaza sonrasında ... tarafından açılan yukarıda numarası yazılı hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporunda çıkma yan sanayi parçalarla ayıplı onarım yapıldığını, sigortanın aldığı eksper raporunda parça ve işçiliklerde %80 iskontonun yapıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık T.T.K' Nu.nda düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığından ve bu tür sözleşmelerin T.T.K m . 3,4 gereği mutlak ticari işlerden olmakla, hükmedilecek meblağa temerrüt tarihinden itibaren avans (ticari temerrüt) faizi uygulamasını talep ettiklerini, davalıya karşı dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, H.M.K 107 kapsamında fazlaya ilişkin müvekkilinin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik hasar ve işçilik bedeli için 500,00-TL değer kaybı için 500,00-TL olmak üzere toplamda 1.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesinin vadesinin 24/03/2022-24/03/2023 tarihleri arasında olacak şekilde düzenlendiğini, nitekim poliçe başlangıcı AYM iptal kararının yayım tarihi olan 14.02.2023’ten önce olduğunun görüldüğünü, müvekkili şirketin poliçeyi kestiği ve dolayısı ile primi belirlediği tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartlarına göre uygulanması gereken faizin %1,65 teknik faiz olduğunun açıkça hüküm altına alındığını, değer kaybına yönelik değer kaybı yönünden 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacının değer kaybı ve maddi hasar tazminat taleplerine ilişkin incelemeler 04.12.2021 tarihli yeni genel şartlar ekinde yayınlanan hesaplama yöntemlerine ve metninde belirtilen maddi hasara ilişkin orijinal parça, onarım ve eş değer parça hususları dikkate alınarak eksper çalışmaları yapıldığını, hak sahibine bildirimde bulunulduğunu ve tazminat ödemeleri yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bilirkişi raporunda da Yeni Genel Şartlarda belirtilen bu hususlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, aksi durumda müvekkili sigorta şirketi yönünden hak kaybı yaşanacağını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğuna karar verilse dahi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faize karar verilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, başvuru sahibinin sözleşmenin tarafı olmaması ve aracın ticari araç olmaması gibi hususlar dikkate alınarak asıl alacağa yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; 04.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının aracında oluşan bakiye değer kaybı ve hasara ilişkin maddi zararın davalı sigorta şirketinde kasko poliçesi (İMMS) kapsamında tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.

Davacı vekilinin sulh ve ibra sözleşmesi ekli 06.06.2024 tarihli göndermiş olduğu beyan dilekçesinde; karşı taraf ile anlaştıklarını belirterek anlaşma tutanağı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin ibraname ekli 26.06.2024 tarihli beyan dilekçesinde; yapılan sulh anlaşması gereği davacı taraf ile karşılıklı şekilde avukatlık vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, sulh anlaşması nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine taraflarca bu hususta anlaşılmış olunduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı tarafça mahkememize iş bu dava açılmış ise de; yargılama sırasında davacı tarafın, davalı tarafça sulh olduğunu beyan ettiği, davalı vekilinin sunmuş olduğu 26.06.2024 havale tarihli dilekçe ile davacı ile sulh protokolü imzaladıklarını ve sulh sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, taraf vekillerinin ayrı ayrı vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmedikleri ve tarafların sulh oldukları anlaşılmakla, sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Sulh nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Harçlar Kanununun 22.maddesi uyarınca, karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL peşin harcın 2/3 ü olan 285,06 TL harçtan başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ile 840,00 TL harçtan mahsubu ile artan 734,84‬ TL harcın davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davacı ve davalı vekilinin beyanları ile ibraname ve sulh dilekçesi dikkate alınarak davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından sarf kararı yazılması halinde 3.120,00 TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmedan artan gider avansının yatırına iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku K7155 md.23
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog