6. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/27261
- Karar No
- 2010/1324
- Karar Tarihi
- 15.02.2010
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Malvarlığı
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
6. Ceza Dairesi 2008/27261 E. , 2010/1324 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanıkların suç tarihinde yolda yürümekte olan yakınanın önüne geçerek kredi kartı ve para istedikleri, vermemesi üzerine yakınanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayıp cebinde bulunan 1000 YTL parayı alıp kaçmaları şeklinde gerçekleştirdikleri eylemde, TCK.nun 149/1.maddesinin (d) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,
2.Yakınanın, 18.10.2007 tarihli oturumda, “yaklaşık 1 hafta önce benim evime birisi uğrayıp 1100 YTL bırakmış” diyerek zararının giderdiğini ve şikayetçi olmadığını bildirmesi karşısında; zararın kim tarafından karşılandığı araştırılarak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanık ... yönünden denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrer olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
4.TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.