Esas No
E. 2012/7561
Karar No
K. 2012/11236
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2012/7561 E.  ,  2012/11236 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, davalının 11/11/1999 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, sözleşme gereğince kira bedellerine yapılması gereken kira artışını hiçbir yıl yapmadığından eksik ödenen kira alacakları nedeniyle davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek işlemiş faize ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla icra takibinde talep edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı ... Türk AŞ vekili ise;... Perakende Mağazacılık Ticaret A.Ş.‘nin hisselerinin müvekkili ... Türk A.Ş. tarafından satın alınıp, 30/06/2006 tarihi itibari ile iltihak sureti ile birleştiğini ve 05/07/2006 tarihinde de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, birleşme işleminin tamamlanması sonucunda İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun 30/10/2006 tarihli kararı ile... Perakende Mağazacılık Ticaret A.Ş. nin müvekkili şirket ile birleşmesinin tamamlanarak ünvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, Tüzel Kişiliği sona eren... Perakende Mağazacılık Tic. A.Ş. şirketinin taraf gösterilmek suretiyle açılan takibin ve davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Tüzel kişilerin de gerçek kişiler gibi taraf ehliyetinin bulunduğu tartışmasızdır. Taraf olan tüzel kişinin taraf sıfatının bulunup bulunmadığının resen araştırılması da gereklidir. Tüzel kişiliğin son ermesi ile taraf ehliyetinin de sona ereceği açıktır.

Tüzel kişiliğin son bulmasından sonra, tüzel kişi aleyhine dava açılamayacağı ve icra takibi yapılamayacağından, davanın ve takibin ancak TTK’nun 151. maddesince külli halef olan şirkete karşı yapılması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir ticari işletme, ticaret sicilindeki kaydın terkini ile hukuki anlamda ortadan kalkar. Bu ilkeler takip hukuku açısından da geçerlidir.

Olayımıza gelince: İcra dosyası kapsamına göre, alacaklı tarafından... Perakende Mağazacılık Ticaret A.Ş. aleyhine, 31/01/2008 tarihinde tahliye istekli haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine ... Türk A.Ş. süresi içinde taraf sıfatına, borca, faize ve yetkiye yönelik itirazlarını icra dosyasına bildirmiştir.

Takipte dayanılan 11/11/1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre kiracı.....Büyükşehir Belediyesi İç ve Dış Ticaret A.Ş. dir. 21.05.2001 tarihinde unvan değişikliği yapılarak şirketin ismi... Perakende Mağazacılık ve Ticaret A.Ş. olmuş,... Perakende Mağazacılık Ticaret A.Ş., ... Türk A.Ş. ile birleşerek 31.12.2005 tarihi itibariyle mevcut tüm aktif ve pasifi bir kül halinde ... Türk A.Ş. tarafından devir alınmıştır. Böylece, şirketler tasfiyesiz infisah yolu ile birleştirilmiş; bu hususun 30.10.2006 tarihinde sicile tescili yapılarak,... Perakende Mağazacılık Ticaret A.Ş.’nin unvan ve işletme kaydı sicilden silinmiştir.

Şu hale göre, ... A.Ş. yukarıda izah edilen TTK’nun 151. maddesinde yer alan külli halefiyet hükümleri gereğince ortadan kalkan... A.Ş.’nin yerine geçip;... A.Ş.’nin bütün hak ve borçları ... A.Ş.’ye intikal edeceğinden;... A.Ş.’nin borçlarından dolayı yapılacak takiplerin ve açılacak davaların da... A.Ş.’ye değil; ... AŞ aleyhine yöneltilmesi gerekmektedir.

Ayrıca gerçek kişiler hakkında uygulanan ölü kişiler aleyhine dava açılmayacağı ve takip yapılamayacağı ilkesi kıyasen uygulandığında, takip tarihinde tüzel kişiliği sona eren (ölü)... aleyhine takip yapılması ve borçlu olarak gösterilmesi usulen mümkün olmadığından,...’ın icra takibinde öncelikle taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Alacaklı davacının, takip tarihi itibariyle tüzel kişiliği sona eren kiracı şirketin bütün hak ve borçları ... A.Ş.’ye intikal ettiğinden ... A.Ş aleyhine takip yapması gerekirken, takip tarihinde sicilden silinmiş, hukuken varlığı son bulmuş şirket aleyhine icra takibi başlatmıştır. Usulsüz yapılan bu takipte, düzenlenen takip talebinde taraf olarak gösterilmemesine rağmen ... A.Ş.’nin itiraz etmiş olması takibi geçerli hale getirmeyeceği gibi,

... A.Ş.’nin borçlu olarak kabulüne ve takibin devamına da olanak sağlamaz.

Bunun yanında davacı alacaklı, icra takibi sırasında... A.Ş.’nin tüzel kişiliğinin son bulduğunu öğrenmesine rağmen takibini gerçek borçluya yöneltme konusunda da herhangi bir girişimde bulunmamış; eldeki itirazın iptali davasını da... Perakende Mağazacılık ve Ticaret A.Ş. aleyhine açmıştır. Herkes hakkını doğru hasmı belirleyerek istemekle yükümlüdür.

Diğer taraftan, itirazın iptali davaları, takibe yapılan itiraz üzerine açılabildiğinden ancak takibin tarafları davada yer alabilirler. Usulen takibin tarafı olmayan ve o takip nedeniyle borçlu sıfatı da bulunmayanın itirazın iptali davasında taraf olarak yer alması, davanın ona yöneltilmesi olanaklı değildir.

Sonuç itibariyle; takip tarihinden önce tüzel kişiliği sona eren... aleyhine yapılan icra takibi usulsüz olup; ... AŞ’nin takip borçlusu olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle ... AŞ’nin eldeki itirazın iptali konulu davada da taraf sıfatı bulunmamaktadır. Mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog