Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/418
Karar No
K. 2024/504
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/418 Esas
KARAR NO: 2024/504 Karar
DAVA: Kayıt Kabul
DAVA TARİHİ: 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 21/05/2024

Davacı tarafından mahkememizde açılan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ....... ile dava dışı ...... arasında imzalanan 14.03.2022 tarihli Hakların Devir Alınması ve Alacağın Temliki Sözleşmesi çerçevesinde temlik edenin müflis ...... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş.'den olan alacakları kapsamındaki 6.413,82-TL alacağı temlik alan konumundaki müvekkiline geçtiğini, ilgili evraklar ile müvekkilince Bakırköy ...... İcra Dairesi ...... İflas Dosyasına alacak kaydı başvurusunda bulunulduğunu, başvuru neticesinde İflas Müdürülüğünce ilan edilen sıra cetvelinde: “ … tarafların hak ve fiil ehliyetlerinin olup olmadığının bilinmemesi, yine; yapılan temlik sözleşmesinin müdürlüğümüz huzurunda yapılmadığından, tarafların kimliklerinin tespitinin yapılamadığı, tüm bu nedenlerle temlik yönünden talebin reddine” karar verildiğini, söz konusu kararın hukuki dayanaktan yoksun ve son derece hatalı mahiyette olduğunu, bu çerçevede taraflarınca 15.04.2023 tarihinde tebliğ olunan işbu karara yasal süresi içerisinde itirazlarının sunulması zarureti hasıl olduğunu, alacak yönünden ise iflas müdürlüğü ilan etmiş olduğu sıra cetvelinde açıkladığı kararında: "alacaklının işten kusurlu olarak ayrılıp ayrılmadığının bilinmemesi, yine alacaklının istediği miktarın müflis şirket tarafından iflas tarihinden önce ödenip ödenmediğinin tespit edilememesi ve alacağın var olup olmadığının, mizan ve muhasebe kodu olan 335.personel borçlar hesabından bakiyenin olup olmadığının bilinmemesi, nedeniyle talep edilen 6.413,81TL lik alacağın, yargılamadan geçmesi gerektiği kanaatine varılmakla, talep edilen alacağın tamamının reddine" gerekçesiyle alacağı reddettiğini, alacağın yargılamaya müstenid olduğu belirtildiğini İflas Müdürlüğünce müflis şirket yetkilisinin alacak kayıtlarına ilişkin beyanlarının alındığını, beyanında; "Alacaklı ....... şirketimizde 06.07.2015 tarihli iş akdine dayalı olarak 30.06.2019 tarihine kadar inşaat mühendisi olarak görev yapmıştır. Talep edilen 6.413,82 TL alacağı mevcuttur. Bu alacak .......’ya temlik edilmiştir. Talebin tamamını müflis şirket adına kabul ediyorum." şeklinde beyanda bulunduğunu, alacağın varlığı ve temlik sözleşmesinin geçerliliğinin tartışmasız şekilde sabit olmasına rağmen alacağın tamamının İflas Müdürülüğünce ilan edilen sıra cetvelinde reddedildiğini ve temlik sözleşmesinin geçersiz sayıldığını, iflas Müdürlüğünce ilan edilen sıra cetvelinde alacağın reddedilmesi sebebiyle telafisi güç zararların oluşmaması ve hak kaybı yaşamamak adına, yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına alacağın tamamı olan 6.413,82 TL nispetinde müvekkil tarafından katılım sağlanması hususunda İİK m. 235, m. 237 ve sair meri mevzuat hükümleri gereğince ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile 14.03.2022 tarihli Hakların Devir Alınması ve Alacağın Temliki Sözleşmesi ’nin geçerliliğinin tespitine, alacağın tamamının kabulü ve sıra cetveline müvekkilimiz adına kaydına karar verilmesini, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemece yapılacak yargılama aşamasında da çok net görüleceği üzere, müflis ...... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında; Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen yargılama neticesinde, 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verildiğinde ve işbu karar diğer yargı süreçleri neticesinde kesinleştiğini, diğer yandan Bakırköy ....... İflas Müdürlüğünün anılan dosyasının celbi ile görüleceği üzere; davacı taraf, alacak kaydı başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurusu neticesinde Bakırköy ....... İflas Müdürlüğü tarafından karar verilerek, anılan karar davacı tarafa iletildiğini, Zira Bakırköy ....... İflas Müdürlüğü tarafından verilen kararların, mevzuata uygun olduğunu aynı zamanda; iflasla muaccel hale gelen tüm alacaklar arasındaki korunan iflastaki eşitlik prensibinin bir gereği olarak da tesis edildiğini, aksi yöndeki talep ve de değerlendirmeler, iflas işlemlerine ve güdülen amaca aykırı olacağı gibi, bunun yanı sıra iflas masanın mamelekinde de azalmaya yol açacağını ve de davacı lehine ancak masa aleyhine sonuç doğuracağını, diğer taraftan davacı tarafça İflas Müdürlüğüne her ne kadar alacak kaydı için başvurulduğunu , bu aşamada; davacı tarafça davaya konu edilen tüm taleplerinin ve de alacaklarının herhangi bir tereddüte mahal vermeyecek bir biçimde ispatlanması gerektiğini,

İflas Müdürlüğüne yapılacak başvuru ve de taleplerde; talep ve de alacak konusu edilen hususun açık ve net bir biçimde belirtilmesi ve herhangi bir ihtilafa konu edilemeyecek bir nitelik taşıması gerektiğini, ayrıca davacı tarafça yine her ne kadar alacak kaydı talebinde bulunulmuş ise de müflis şirket hakkında gerek iflas kararının kesinleşmesinden önce ve gerekse iflas kararı sonrasında hakkında açılan davalar ve de icra takipleri bulunduğu gözetildiğinde; gerek tahsilde ve talepte tekerrür oluşmaması adına ve gerekse kayıt talebinde bulunan diğer tarafların hak kaybı yaşamaması adına, davacı taraftan müflis şirkete karşı yönlendirdikleri tüm dava ve de taleplerini belirttiklerini dosya numaralarının istenmesini ve ayrıca davacı tarafça müflis şirkete veya iflas müdürlüğüne açılan dava ve de icra takiplerinin olup olmadığının UYAP sisteminden sorgulanmasını ve tespiti halinde ilgili mahkeme ve müdürlüklerden dosyaların celbini de talep ettiğini, itiraz ettikleri bir diğer hususun ise, davacı tarafça davaya konu teşkil eden tüm alacakları yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve de davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle de işbu davanın ve davacı taleplerinin reddini talep ettiklerini, davacının işbu davasının ve de taleplerinin mevzuat hükümlerinde belirtilen sürede açılmış olması gerektiğini, mahkemece yapılacak yargılama aşamasında, davacının işbu davasının hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespit edilmesini öncelikle talep ettiklerini, işbu davanın ve de taleplerin hak düşürücü süre içerisinde açılmamış veya talep edilmemiş olması halinde de davacının davasının reddini talep ettiklerini, kısaca izah edilen ve de yargılama aşamasında anlaşılacak tüm bu hususlar dikkate alındığında; davacı tarafça dilekçesinde bildirilen hususların kabulü mümkün olmadığı gibi, ilaveten iflas masası aleyhine olan hususları da kabul etmediğimizi de tekrarla, mahkeme huzurundaki davanın reddine karar verilmesini isteme gereği doğduğunu arz ve izah edilen hususlarla birlikte ve de re'sen gözetilecek nedenler ile ve ayrıca davacı taraftan talep edilebilinecek tüm yasal haklarının saklı kalmak kaydıyla öncelikle davanın usulden reddine, mahkemeden aksi kanaatte olması halinde, haksız ve de kötü niyetli ikame edilen işbu davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir..

Davacı tanığı ...... 21/11/2023 tarihli celsedeki beyanında; "Ben Müflis ....... şirketinde çalıştım, eski personeliyim 2005 yılında girdim, iflas tarihi itibariyle çıkışım verildi. Ben muhasebe departmanında çalışmaktaydım. Ben ......'ı simaen tanıyorum. Davacının ücretini bilmiyorum. Şirket ödeme konusunda güçlük yaşamaktaydı. Personel çıkarmaktaydı. Bu sebeple tüm işçiler peyderpey çıkartıldı. Ben işçilerin şirketten tazminatlarını ve işçilik alacaklarını alıp almadıklarını bilmiyorum. Şirket işçiye çıkış tarihinden sonra işçilik alacakları ve tazminatları yönünden taksit taksit ödemeleri yaptı ancak iflas sonrasında herhangi bir ödeme yapılmadı. Kalan bakiye ödemeleri ....... yapmıştır. Prim ödemesine ilişkin bir bilgiye sahip değilim. Prim adı altında bordrolarda yapılan ödemeler aslında geçmiş döneme ait maaş alacaklarıdır.

Davacı vekilinin talebi doğrultusunda tanıktan soruldu: Tanık beyanında; Dava dışı işçinin bakiye kalan ödemelerinin ne kadar olduğu muhasebe departmanından teyit alınarak ....... tarafından yapılmıştır, dava dışı işçiden de teyit alınmıştır. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır," şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, iflas kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava;

İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Davacının müflis şirket ...... A.Ş.'den alacağına ilişkin Bakırköy ...... İflas Müdürlüğünün ...... İflas sayılı dosyasındaki kayıt kabul istemine ilişkin olduğu görüldü. Dava konusu miktar 6.413,82 TL' dir.

Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve kayıtların incelenmek sureti ile davacının kayıt kabule konu işçilik alacakları bulunup bulunmadığı, alacağının varlığı ve müflis şirketin defter ve belgelerinde dava konusu yapılan işçilik alacaklarına yönelik ödeme olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

Davacı vekiline bilirkişi ücreti olan toplam 4.000,00-TL avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ve aksi takdirde dosya kapsamına göre karar verileceği de ihtar edilmiştir.

Davacı tarafça kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti olan delil avansı yatırılmamıştır. Duruşmada davacı vekili, delil avansını yatırmayacağını ve mevcut dosya üzerinden karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf, iş bu duruşmada yer almamıştır. 6100 sayılı HMK.nın 114. ve 120. maddesinde belirtilen gider avansı ile HMK.nın 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi için avans aynı niteliklere sahip değildir. 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinin gerekçesinde madde kapsamında değerlendirilecek delil avansının daha çok delillere dair olduğu belirtilmiştir. Davacının davayı açmasından sonra dava dilekçesinde sunduğu delillere dair ön inceleme aşamasında yapılan inceleme, gider avansı incelemesi olup yatırılmadığı takdirde davacıya iki haftalık kesin süre verileceği bu süre içerisinde de yatırılmazsa davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddedileceği davacıya bildirilir.

Buna karşılık, delil avansı yatırma şartı ise dava şartı niteliğinde değildir. Bu avansın yatırılmamış olması halinde mahkemece avans yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde talep edilen delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı konusunda uyarıda bulunmak zorunluluğu vardır. Diğer taraftan 03.04.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesi 2 ve 3 bentlerinde gider avansı ve delil avansı ayrı ayrı tanımlanmış, eksiklikleri farklı yaptırımlara tabi tutulup gider avansının yatırılmaması halinde açılan davanın, dava şartı yokluğundan reddedileceği, delil avansının yatırılmaması halinde ise, o delilden vazgeçilmiş sayılacağı belirtilmiştir.

Bu düzenlemeler 6100 sayılı HMK'nın 120. maddesinde dava şartı olarak düzenlenen gider avansının delil avansını da kapsamadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bu haliyle davacının iddiasını ispatlayabilmesi için bilirkişi incelemesine ihtiyaç bulunduğu, bilirkişi delili ile alacağının belirlenebileceği ancak bilirkişi incelemesi için delil avansını yatırmadığı görülmekle bu aşamada eldeki delillerle davacının davasını ispat edemediği anlaşılmış ve açılan davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar kısa karar da kanun yolu gösterilmişse de, dava konusu değer kesinlik sınırı altında kaldığından gerekçeli karar da bu husus düzeltilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE,

2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

4.Davanın red miktarı ve niteliği dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 6.413,82-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya VERİLMESİNE, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024 Katip ........

(e-imzalıdır)

Hakim ......

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.