6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2008/1614 E. , 2010/4023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Mağdur ...'e yönelik suç için kurulan hükmün incelenmesinde: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 esas ve 2008/43 sayılı kararı ışığında, adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanık ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Diğer sanıklarla birlikte mağdurun yanına gelen ve yağma eylemi işlenirken elinde “bali” tabir edilen uyuşturucu etkisi olan poşeti tutan ve diğer sanıkların bıçak çekerek ve tinerci olduklarını söyleyip mağdurda korku uyandırarak parasını almaları sırasında suça el ve işbirliği içinde doğrudan katıldığı ve birlikte kaçtığı anlaşılan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 37/1. maddesi yerine 39/1.maddesi ile uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ...,... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
II- Mağdur ...'e yönelik suç için kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Diğer sanıklarla birlikte mağdurun yanına gelen ve yağmaya kalkışma eylemi işlenirken elinde “bali” tabir edilen uyuşturucu etkisi olan poşeti tutan ve diğer sanıkların bıçak çekerek ve tinerci olduklarını söyleyip mağdurda korku uyandırarak parasını almaya kalkışmaları sırasında suça el ve işbirliği içinde doğrudan katıldığı ve birlikte kaçtığı anlaşılan sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 37/1. maddesi yerine 39/1.maddesi ile uygulama yapılması,
2.Sanıklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3.Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 31/3 ve 62/1.maddelerinin uygulanması sırasında hesap hatası nedeniyle sonuçta 8 ay 10 gün hapis cezası yerine, 10 ay 12 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ...,... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ... için 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.