15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2014/5987 E. , 2014/6940 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi : 29.05.2014 (Tavzih)
Numarası : 2012/121-2013/116
Yukarıda tarih ve numarası yazılı tavzih talebinin kabulüne dair kararın temyizen tetkiki davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Temlik alan vekilinin tavzih talebinin kabulüne dair verilen karar, davalı birleşen dosyada davacı iş sahibi kooperatif vekilince temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesine karar verilmesini isteyebilir. Ancak, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılması, genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir.
Mahkemece tavzih öncesinde verilen kararda “...83.891,33 TL alacağın davalı kooperatiften dava tarihi olan 17.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsiliyle asıl davacıya verilmesine,” dair hüküm kurulmuşken, tavzih kararıyla bu cümlenin sonunda yer alan "...davalı kooperatiften tahsiliyle asıl davacıya verilmesine," ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine "...davalı kooperatiften tahsili ile 80.000,00 TL'lik kısmının temlik alan M.. K..'a, diğer kısmının asıl davacıya verilmesine," cümlesinin karara eklenmesine karar verilmiştir.
Buna göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/2. maddesine aykırı olarak tavzih yoluyla hüküm fıkrasında iş sahibi kooperatife yüklenen borcun değiştirilmesine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi karardan önce dosyaya 30.000,00 TL tutarlı temlikname sunulduğu halde sonradan dosyaya ibraz edilen 50.000,00 TL bedelli temliknameye de değer verilerek 80.000,00 TL alacağın temlik alana ödenmesine karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmayıp tavzih hükmünün bozulması gerekmiştir.