10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/10599 E. , 2024/3204 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalılardan ... En. Elekt. Ür. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... En. Elekt. Ür. ve Tic. A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kararının kaldırılmasına, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... En. Elekt. Ür. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.02.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ....geldi. Davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle 206.108,73 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... En. Elekt. Ür. ve Tic. A.Ş.'nin ortak vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacıda iş kazası nedeniyle %16,00 oranında sürekli iş göremezlik oluştuğu, kazanın meydana gelişinde davacının %10, davalı alt işveren ... İnşaat Şirketinin %60, davalı üst işveren ... Enerji Şirketinin %30 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davalı ... İnşaat Şirketi yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...
Enerji Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle tazminat hesabına esas alınan verileri, hesaplama yöntemi ve hesap raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davalı ... Şirketinin diğer davalı ... Şirketiyle aynı adresi paylaştığını, ortaklarının aynı kişiler olduğunu, iki şirketin aralarında organik bağ bulunduğunu belirterek davalı ... Şirketi için verilen husumetten ret kararının hatalı olduğunu, davacıya izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, davalı ... Şirketi için husumetten ret kararı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Enerji Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının diğer davalı ... Şirketi çalışanı olduğunu, bu şirket ile anahtar teslim sözleşme yapıldığını, sözleşme kapsamında tüm sorumluluğun davalı ... İnş. Şirketinde olduğunu, husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, davalı ... Şirketine kusur izafe edilemeyeceğini, kazanın davacıdan kaynaklandığını, davacının telefonla görüşmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davalının sorumlu tutulması için illiyet bağının bulunmadığını, davacının ücretinin işyeri kayıtlarına göre belirlenmesi gerekirken, bilirkişi ek raporunda üçüncü seçenek olarak hesaplanan davacının iddiası ve TRH-2010 tablosuna göre belirleme yapılmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Enerji Şirketinin istinaf başvurusunun hesaba esas teşkil eden ücret yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükme dayanak kılınan ek hesap raporunun TÜİK emsal ücreti ve TRH-2010 bakiye ömür tablosuna göre tespit edilen bakiye ömür süresi üzerinden hesaplama yapan ihtimaline itibar edilip, davacıda iş kazası nedeniyle %16,00 oranında sürekli iş göremezlik oluştuğu, kazanın meydana gelişinde davacının %10, davalı alt işveren ... İnşaat Şirketinin %60, davalı üst işveren ... Enerji Şirketinin %30 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davalı ... İnşaat Şirketi yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı lehine 130.204,13 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...
Enerji Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, TÜİK ücretinin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, istinaf mahkemesi tarafından 30.06.2022 tarihinde yeniden hüküm kurulmuş ise de, 2021 yılında düzenlenen hesap raporunun karara esas alındığını, asgari ücret değişikliklerinin hesaba yansıtılması gerektiğini, müvekkiline soyut ifadelerle kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, davalı ... İnşaat Şirketi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, iştigal mevzuu inşaat işi olan bu davalının asıl işveren olarak alt işverenle birlikte işçiye karşı zincirleme sorumlu olduğunu, dolayısıyla, husumet yokluğu nedeniyle davanın "salt organik bağ yokluğu gerekçesiyle" bu davalı yönünden reddedilemeyeceğini, istinaf mahkemesince istinaf taleplerinin yeterince irdelenmeden hüküm kurulduğunu, ayrıca istinaf dilekçelerinde belirttikleri üzere davalı ... Şirketi ile diğer davalı ... İnşaat Şirketinin aynı adresi paylaşmaktıklarını, ortaklarının aynı kişiler olduğunu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davalı ... Şirketinin asıl işveren diğer davalı ... Şirketinin alt işveren olmasına karşın bu davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, Ordu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden, işyeri işveren kayıtları istenilmediğini, asıl ve alt işverenlerin kimler olduğu, diğer davalı taşeron ... İnşaat Şirketi işi bıraktıktan sonra işi hangi yüklenicinin yaptırdığının araştırılmadığını, davalı ... Şirketi yönünden husumet nedeniyle davanın reddi doğru kabul edilse dahi maddi-manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını,
Davalı ... En. Elekt. Ür. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, SGK kayıtları ve tüm dosya içeriği itibarıyla da görüleceği üzere, davacı ile müvekkilleri arasında hiçbir akdi bağ ve münasebet bulunmadığını, müvekkili davalı ... Enerji firmasının “Ordu Ragülatörü ve Hes Projesi kapsamında, Regülatör 1, Regülatör 2, Santral Binası, Kuyruk Suyu Yapısı ve Kondüvi Yapısı Betonarme İşleri Yapım Sözleşmesi” uyarınca; beton, kalıp ve demir işçiliğinin yapımını anahtar teslim olarak diğer davalı ... İnşaat Şirketine devrettiğini, olayın tek sorumlusunun bu işveren şirket olduğunu, müvekkillerinin pasif husumet ehliyetine haiz olmadığını, müvekkilleri asıl işveren olmadığından söz konusu çalışanlara karşı teselsül hükümleri uyarınca sorumlu olmadıklarını, müvekkili davalı ... Enerji yönünden; gerek kusur raporuna ve atfedilen kusura, gerekse hesap raporuna ve yapılan hesaplamalara ve dolayısıyla mezkür raporlar doğrultusunda istihsal olunan yerel mahkeme kararına ve aynı şekilde karar veren isitnaf mahkemesi kararına bu yönden ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili ... Enerji Şirketinin hangi sıfat ve gerekçe ile sorumlu tutulduğunun kararda belirtilmediğini, öte yandan, olayın gerçekleştiği işe ilişkin olmak üzere, tüm hukuki ve cezai sorumluluk ve iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili sorumluluk da diğer davalılardan "... İnşaat" firmasına ait olduğunu, adı geçen şirketin tek başına sorumlu olduğunu, müvekkiline izafe edilebilecek herhangi bir kusurdan bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının iskeleden inerken telefonla konuşarak, iskeleye tek eliyle tutunmak suretiyle, güvenliğini tehlikeye atar biçimdeki eyleminin olaya sebebiyet verdiğini, davacının kazanın meydana gelmesine kendi asli kusuruyla sebebiyet verdiğini, somut olayda meydana gelen kaza ile eylem arasında davalı müvekkili yönünden uygun illiyet bağı bulunmadığını, davacının manevi zararını ispat edemediğini bu nedenle mezkür istinaf kararına ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
A. Temyiz Eden Tarafların Davacının Manevi Tazminat İstemi Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazları Açısından;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 206.108,73 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararında davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Enerji Şirketinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... İnşaat Şirketi yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı lehine 130.204,13 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabul, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden taraf vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir.
B. Temyiz Eden Tarafların Diğer Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazları Açısından;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, temyiz eden taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, mahkemece hükme dayanak kılınan 05.02.2021 tarihli bilirkişi ek hesap raporunda altı ihtimalli bir hesaplama yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince TRH 2010 bakiye ömür tablosu ve İstanbul Sıvacı Boyacı ve İnşaatçılar Esnaf Odasının başka bir mahkeme dosyasına gönderilen 02.11.2017 havale tarihli cevabi yazısında belirtilen günlük net 80,00 TL ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise aynı hesap raporunun TRH 2010 bakiye ömür tablosu ve TÜİK emsal ücretine göre hesaplama yapan ihtimale itibar edilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davacı lehine 130.204,13 TL maddi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda kazanın meydana geldiği işte kalıpçı ustası olarak çalışmakta olan davacının gerçek ücretinin tespitinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan araştırma yapılmadan sonuca gidilmiş olması isabetsiz olduğu gibi İstanbul Sıvacı Boyacı ve İnşaatçılar Esnaf Odasının cevabi yazısının eldeki dava dosyası özelinde bir cevap olmadığının gözetilmemesi yerinde değildir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş davacı sigortalının yaptığı iş, yaşı, mesleki kıdemi ve iş yerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve ilgili meslek odasından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında kazalının maddi zararını yeniden hesaplatmak ve usuli kazanılmış hakları gözeterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Kabul ve uygulamaya göre de; hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulan davalı ... İnşaat Şirketi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözden kaçırılarak İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan 206.108,73 TL maddi tazminat tutarının davalı ... Şirketi yönünden de 130.204,13 TL'ye indirilmesi yerinde görülmemiştir. Yine davacı vekilinin hüküm altına alınacak tazminatların teselsül hükümleri doğrultusunda davalılardan tahsilini talep ettiği, Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde davalılar ... Enerji Şirketi ile ... İnşaat Şirketi arasında arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş kazasından kaynaklanan tazminat alacaklarından davalı ... Şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmesine karşın, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatın davalılar ... Enerji Şirketi ve ... İnşaat Şirketinden tahsiline karar verilirken müteselsilen tahsiline ibaresinin yazılmaması hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz eden taraf vekillerinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine,
2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
4.Davacı avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan ... Enerji Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.