Esas No
E. 2016/5
Karar No
K. 2020/93
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2016/5 K. 2020/93 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2016/5, K. 2020/93, T. 10.02.2020
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2016/5
Karar No
2020/93
Karar Tarihi
10.02.2020
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

ANTALYA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/5 Esas
KARAR NO: 2020/93
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 06/01/2016
KARAR TARİHİ: 10/02/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin tatil için ...ntalya 'ya geldiğini burda davalılardan ... ve ... Ltd. Şti'nin düzenlediği spor etkinliğine katıldığını yine davalıların ... Ltd Şti'nin mali mesuliyet sigortacısının diğer Davalı ... olduğunu davalı şirket çalışanı sürat teknesini kullanan şahsın tedbir davranışları sonucunda iskeleye çarpıp yaralandıklarını davacı ve arkadaşınını yaralanıp hastaneye kaldırıldığını, davacının vücudunda kırıklar tespit edildiğini, ameliyat oludğunu davacının tedavi gördüğünü masraf yaptığını bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmam kaydı ile ... Euro'nun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini alacağın davalılardan ... Ltd Şti bakımından haksız fiil tarihinden alacağa davalılardan sigorta şirketi bakımından dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasını yine sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasını talep ve dava ettiği görüldü.

Davalı ... vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle;diğer davalı ...' in müvekkil şirket tarafından ...-... vadeli, ... no.lu Muhtelif Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak davalının müvekkil şirketçe söz konusu poliçe ile teminatı altına alınmış olmasının teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmemediğini, müvekkil şirket sigortalısına düşen kusur oranında sorumlu olduğunu, diğer davalı ...'in kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, ...'de gerçekleşen olayda dava dışı ...' in alınan ifadesinde şikayetçi olduğunu, davacının ödediğini iddia ettiği, sigortalısı dava dışı ...'nin kaza sonrasında yapılan tedavide sol topuğunda, sol üst ayak kemiğinde, sağ uyluk kemiğinde, burun kemiğinde ve bel/omur bölgesinde üç adet kırık tespit edildiğini, bu rahatsızlıkların giderilmesi için ... Euro tedavi giderinin çok yüksek bir rakam olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... .... Ltd.Şti. vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Valilik onayıyla turizm amaçlı su üstü faaliyet araçları işletmeciliği yaptığını, Sportif faaliyetler ve bu aktiviteler sırasında jet ski, banana, water sky, su kayağı, ringo vb. su oyuncakları da kullanıldığını, bu aktivitelerin birçoğunun deniz üzerinde havayla şişirilmiş balon ve yatakların bir sürat teknesinin arkasma bağlanarak hızlıca çekilmesi suretiyle yapıldığını, işin mahiyeti gereği bazı riskler içermesi dolayısıyla söz konusu faaliyetlerin Valilik onayı olmadan zaten yapılamadığını, risk ve kaza oranının yüksek olması itibariyle müvekkil şirket tarafından bu tür aktiviteleri yapmak isteyen müşterilere durumun risklerinin anlatıldığını ve müşterilerin her türlü maddi ve manevi zarardan kendilerinin sorumlu olduğunu kabul etmedikçe ve zararlardan sorumlu olduklarını gösterir belgeleri imzalamadıkça bu tür faaliyetlere katılamadığını, hatta birçok müşterinin bu riskleri göze alamadığından dolayı aktiviteyi yapmaktan vazgeçtiğini, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ...'e de bu sporları yaparken ortaya çıkabilecek riskler anlatıldığını, ancak ... ve kız arkadaşının doğabilecek maddi ve manevi zararları kabul etmesi üzerine aktiviteye başlandığını, dolayısıyla müvekkil şirketin üzerine düşen bütün yükümlülük ve görevleri yerine getirdiğinden dolayı bu kazadan sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın belirtmiş olduğu ... Euro (1 Euro=... TL) ... TL'lik masraf çok abartılı ve fahiş bir rakam olduğunu, bu rakamı kabul etmediklerini, müvekkil şirketin üzerine düşen bütün sorumluluk ve görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, Almanya gibi Sosyal Devlet olma noktasında dünyanın gelişmiş devletlerinden birinde bu kadar fahiş muayene masraflarının çıkması da mantıklı olmadığını, belirtilen bütün hastane ve muayene masrafları fahiş ve abartılı olduğunu, ayrıca müvekkil şirketin ... tarafından yapılmış sorumluluk sigortası bulunduğunu, ortaya çıkabilecek bütün zararların poliçe kapsamında olduğunu, dolayısıyla zararların müvekkil şirketten değil ... Şirketinden karşılanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Bilirkişi ...

24/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olay kaza ile geçirilen operasyonlar arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği, sağlık harcamaları ile operasyonlar arasında da illiyet bağı kurulduğunu, yapılan sağlık harcamaları ile meydana gelen yaralanmalar arasında illiyet bağının olduğunu, teknik olarak kaza üzerinde kişilerin kusur oranını vermenin uzmanlık alanı dışında olduğunu bildirildiği görüldü.

Aktüerya hesap uzmanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı, SUT-tedavi giderleri uzmanı bilirkişi ...'in 28/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; kazada meydana gelen yaralanmalarla yapılan sağlık harcamaları ile uygulanan tedaviler arasında illiyet bağının bulunduğunu ve yaralanmalar ile uyumlu olduğunu, ... Euro göz doktoru muayenelerine ait bakiyenin kaza ile arasında illiyet bağının kurulamadığını, ... Euro tedavi giderinin ... Euro kısmının kazada meydana gelen yaralanmalarla illiyeti olduğunu bildirdiği görüldü.

Denizcilik uzmanı bilirkişi ...'ın 30/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olay anındaki deniz şartları (dalga, akıntı, rüzgâr) bilinmeden bu olayla alakalı yorum yapılamayacağını, davalı şirket ... Ltd. Şti.'nin olayın olduğu tarihte yapmakta olduğu "..." işini, bu işle alakalı riayet etmek zorunda olduğu tüm yasal yükümlülükleri yerine getirmiş olarak icra ettiği kanaatinde olduğunu bildirildiği görüldü.

Bilirkişi ... 'in 19/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... ve ...' a atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, tekne kaptanı ...'in sıı sporu aktivitesi sonunda sahile yaklaşırken teknenin süratini yeterince azaltmayarak ringonun İskeleye çarpmasına sebep olarak kazanın oluşmasında ağır ihmal nedeniyle tam kusurlu olduğu. kazanın oluşmasında öngörülemez veya önlemez nitelikte herhangi bir kusur azaltıcı faktörün etkili olmadığı. davalı ...'i n su sporları için gerekli izin vc tedbirleri aldığı, ancak TBK 66.madde (adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu) uyarınca uygun illiyet bağı bulunan zarardan sorumlu olduğu,davalı ...'nın dava dosyasında mevcut sigorta poliçesindeki şartlar dahilinde uygun illiyet bağı bulunan zarardan sorumlu olduğu kanaatine varıldığını bildirildiği görüldü. Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1301. maddesi uyarınca, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, kusurlu olan davalıdan rücuan tahsiline ilişkindir.

TTK'nın 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.

TTK'nın 1301. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.

Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarih ve 37 E-9K.sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası bir ticari dava sayılmaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.

Somut olayda; Davacının sigortaladığı ... ve ...'ın ... tarihinde davalı ......Ltd Şti.'nin düzenlendiği su sporu etkinliği olan ringo ya bindikleri, davalı ......Ltd Şti.'nin çalışanı sürat teknesini kullanan ...'in su sporu aktivitesi sonunda sahile yaklaşırken teknenin süratini yeterince azaltmayarak ve fazlaca sahile yaklaşarak ringonun iskeleye çarpmasına sebep olarak kazanın oluşmasında ağır ihmali nedeniyle tam kusurlu olduğu, ... ve ...'a atfedilecek bir kusur bulunmadığı, kazanın oluşmasında öngörülemez veya önlemez nitelikte herhangi bir kusur azaltıcı faktörün etkili olmadığı mahkememizce kabul edilerek bu yönde hazırlanan ... 'in 19/07/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.

Hal böyle olunca; davalı ......Ltd Şti.'nin çalışanının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması sebebiyle TBK 66.madde (adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu) uyarınca uygun illiyet bağı bulunan zarardan davalı ......Ltd Şti.'nin sorumlu olduğu, davalı ......Ltd Şti.'nin, davalı sigorta şirketi tarafından ...-... vadeli, ... no.lu Muhtelif Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu böylece eldeki davada davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu, mahkememizce itibar edilen Aktüerya hesap uzmanı bilirkişi ...

28/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kazada meydana gelen yaralanmalarla yapılan sağlık harcamaları ile uygulanan tedaviler arasında illiyet bağının bulunduğunu ve yaralanmalar ile uyumlu olduğunu, ... Euro göz doktoru muayenelerine ait bakiyenin kaza ile arasında illiyet bağının kurulamadığını, ... Euro tedavi giderinin ... Euro kısmının kazada meydana gelen yaralanmalarla illiyeti olduğunu belirtmiş olup mahkememizce bu rapora itibar edilmekle davacı sigorta şirketinin sigortaladığı kişilerin kaza sebebiyle oluşan yaralanmaları sebebiyle davacının karşıladığı tedavi masraflarını sigortalılarına halefiyet yoluyla davalılardan talep edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile; ... Euro' nun davalı ... ve ... Ltd.Şti.' den kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı ... ... Şirketi 'nden dava tarihinden itibaren, fiili ödeme tarihine kadar davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... Euro' nun davalı ... Ltd.Şti.' den kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı ... Şirketi 'nden dava tarihinden itibaren, fiili ödeme tarihine kadar poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Alınması gerekli ...- TL harçtan peşin alınan ...- TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan ...TL başvurma harcı ve ... TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi masrafı, ... TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam ...- TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre ... TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7.Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ... Ltd. Şti. Vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.10/02/2020 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog