2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/105 Esas - 2022/498
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı bankanın ... ve ... iki ayrı hesapla müşterisi olduğu, söz konusu vadeli hesaplarına çeşitli tutarlarda paralar yatırdığı, müvekkilinin Almanya'da yaşadığından dolayı uzun süre bankada ki parasıyla ilgilenemediği, Türkiye'ye döndükten sonra hesabının bulunduğu ...
Bankası A.Ş.'nin isim değiştirerek ... Anonim Şirketi adı altında faaliyet yürüttüğünü öğrendiği, söz konusu bankaya gidip parasını çekmek istediğinde ise herhangi bir hesabının bulunmadığı ve yatırım fonunun işlem yapılmadan, üzerinden 10 yıl geçtiğini ve parasının TMSF'ye devredildiğini öğrendiği, davalı bankanın Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuatta ki yükümlülüklerini yerine getirmeden parayı TMSF'ye aktararak müvekkilinin zarar etmesine yol açtığı, sundukları hesap cüzdanlarından anlaşılacağı üzere müvekkilinin parasını vadeli hesaba yatırdığı, fakat paradan altı sıfır atıldıktan sonra ne kadar olduğunu ve bugüne kadar ne kadar olacağını bilmedikleri, bu nedenle bilirkişi marifetiyle müvekkilinin vadeli hesaplarda bulunan hesabının ne kadar olacağının ve faizinin hesaplanmasını istedikleri, müvekkilinin mağduriyetinin giderilebilmesi için öncelikle davanın kabulüne, 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklı tazminat davasıdır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1.maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. 28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş olup, somut dosyamızda mevduat sahibinin gerçek kişi olduğu ve uyuşmazlık konusu hesabın vadeli mevduat hesabı olduğu bu nedenlerle davalıların tüketici sayılması gerektiği anlaşılarak uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemesinin görevli olduğu ve ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
1.6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4.6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5.6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... E İmzalıdır Hakim ... E İmzalıdır