7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2010/12937 E. , 2013/696 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-18.01.2010 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen gıyabi kararı yasal süresinden sonra 26.01.2010 tarihinde temyiz etmiş bulunan müdahil Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası A.Ş. Vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 310/1 ve 317.maddeleri uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık ... müdafıinin temyizine gelince; Hükmolunan cezanın nevi ve miktarı itibariyle sanık müdafıinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Başkan Vekili ...'in tevsii tahkikata ilişkin görüşü oyçokluğuyla kabul edilmeyerek, Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık ... müdafıinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/01/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ
Sanık tüm aşamalardaki, istikrarlı ve samimi ifadelerinde, olaydan önce telefonla tehdit edildiğini ve bir akşam evine gelen 3 kişinin kendisini fişleri imzalaması konusunda tehdit ettiğini, aynı kişilerin bankaya da gelip bu şekilde işlem yapmaz ise kendisini ve ailesini öldüreceklerini, durumu emniyet güçlerine bildirmesi halinde de kendisinin ve ailesinin öldürüleceği yönünde aldığı tehditler karşısında evrakı imzaladığını belirtmiş olup aynı bankada çalışan tanık ...’de mahkeme ifadesinde, hazır bulunmayan hak sahiplerinin parasının fabrikatörlere ödemesi, aksi takdirde kendisine zarar verileceği şeklinde fabrikadan tehdit edildiğini beyan eden sanık ...'in kendisine söylediğini belirtmesi karşısında, sanığın tehdit aldığına ilişkin savunmalarının ve tanık beyanına, karar yerinde, itibar edilmeme gerekçesinin gösterilmemesi, sanığın evinde ve bankada tehdit edildiğine ilişkin tanıklarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa dinlendikten sonra, tehdit edildiğinin sabit olması durumunda 5237 sayılı TCK.nun 28.maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı da tartışılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu düşündüğümden çoğunluğun, onama kararına katılmıyorum.