8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/931 E. , 2024/4425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2020 tarihli ve 2020/31333 Soruşturma, 2020/19931 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından şüpheliler ... ve ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/3167 Değişik İş sayılı kararının kesin olarak verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.09.2021 tarihli ve 2021/2408 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2021 tarihli ve KYB-2021/115980 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının Yargıtay 2. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli, 2021/21750 Esas, 2022/2948 Karar sayılı görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2021 tarihli ve KYB-2021/115980 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin hak sahibi bulunduğunu belirttiği ... İlçesi, ......., Mahallesi 28254 Ada 499 Parsel nolu taşınmaza şüphelilerden ...'nun 2016 yılından beri çeşitli tarihlerde fiili saldırılarda bulunduğunu, aralarında hukuk mahkemesinde yargılamalar yapıldığını, bu defa adı geçen şüphelinin arazide tarım faaliyeti sürdürme amacıyla iş makinesi ile sert kayaları toprak yüzeyine çıkartarak derin kuyu açtığını, diğer şüphelinin de ona yardım ettiğini belirterek, şüphelilerden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki ve şüpheli ... arasında benzer bir çok şikayet ve soruşturma olduğu, müşteki ve şüpheliler arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelik arz ettiği ve bu suretle hakkı olmayan yere tecavüz suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamından Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/07/2019 tarihli ve 2016/481 Esas, 2019/1126 sayılı kararı ile müştekinin soruşturmaya konu taşınmaza ilişkin açmış olduğu müdahalenin men'i davasının kabulüne karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 17/02/2020 tarihli ve 2019/955 Esas, 2020/120 sayılı kararı ile anılan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve şikayete konu arazide açılan çukurun fotoğraflarla ve şüphelilerin ikrarıyla sabit olduğunun anlaşılması karşısında, müdahalenin men'i kararının temyiz edilip edilmediğinin araştırılması, açılan çukurun müdahalenin men'ine karar verilen ve kararın ekinde yer alan krokide A ve B harfleriyle gösterilen alanda açılıp açılmadığının tespit edilmesi, bunun için gerekli görülmesi halinde keşif yapılması ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Şikayetçinin ... İlçe Jandarma Komutanlığı'na yaptığı 31.03.2020 tarihli telefon ihbarında, Antalya ili ..... ilçesi ,....., Mahallesi 26254 Ada 499 parseldeki taşınmazın kullanım hakkının kendisine ait olduğunu, şüpheli ...'nun araziye kepçeyle girerek çukur açtığını ve çıkardığı toprakları taşıdığını belirterek bu şüpheli hakkında şikayette bulunduğu belirlenmiştir.
2.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/31333 sayılı soruşturma dosyasında, şüpheli ...'nun ... İlçe Jandarma Komutanlığında alınan 28.05.2020 tarihli ifadesinde özetle, söz konusu taşınmazı ... ailesinden satın aldığını, 2010 yılında şikayetçinin araziye saldırarak gasp ettiğini, arazi ile ilgili ... Kaymakamlığı'ndan müdahalenin meni kararı aldığını, o tarihten beri araziyi kullandığını, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın devam ettiğini, olay günü arazi içinde bulunan evindeki tuvalet için gider çukuru açtırmak için şüpheli ...'ı kepçesi ile birlikte işçi olarak tuttuğunu belirtmiştir. Şüpheli ...'ın ... İlçe Jandarma Komutanlığında alınan 31.03.2020 tarihli beyanında ise, iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, şüpheli ...'nun kendisine arsasında tuvalet çukuru açılacağını söylediğini, ücret karşılığında kabul ettiğini, arazinin başkasına ait olduğunu bilseydi çalışmayacağını belirtmiştir.
3.31.03.2020 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında, olay yeri olan Antalya ili ... ilçesi...Mahallesi 26254 Ada taşınmazın çevresinin tel örgü ile çevrili olduğu, giriş kapısının yaklaşık 5 metre uzunluğunda demir parmaklıklı kapı olduğu, kapının açık olduğu, şikayet edilen parselde bir kepçe bulunduğu, kepçe sahibi şüpheli ... ile şüpheli ...'nun olay yerinde bulunduğu, olay yerinde tek katlı ve kapı ile penceresi olmayan üstü saç çatılı inşaat halinde ev olduğu, evin doğusunda 1 metre mesafede derinliği yaklaşık 2 metre olan, çapı 1,5 metre uzunluğunda kare şeklinde çukur olduğu, çukurun yeni açılmış olduğu ve çukurdan alınan toprakların yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Taşınmaza ait tapu kayıtları ve krokiler ile açıldığı belirtilen çukura ait fotoğraflar dosya içerisine alınmıştır.
4.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2020 tarihli ve 2020/31333 Soruşturma, 2020/19931 sayılı kararı ile şüpheliler ... ve ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz ve mala zarar verme suçlarından ''Uyap kaydının incelenmesinde müşteki ve şüpheli Hüseyin arasında benzer bir çok şikayet ve soruşturmanın olduğunun tespit edildiği, müşteki ve şüpheliler arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelik arz ettiği, bu suretle hakkı olmayan yere tecavüz suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından'' şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir.
5.Şikayetçinin itirazı üzerine Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/3167 Değişik İş sayılı kararı ile itiraza konu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dayandığı gerekçelerin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
6.5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle,
Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir.
7.Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde, hakkı olmayan yere tecavüz suçu niteliği itibari ile temadi eden suçlardan olup temadi devam ettiği sürece, suçtan zarar görenin şikayet hakkının devam ettiği, dosya kapsamından şikayetçinin soruşturmaya konu taşınmaza ilişkin Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2016/481 Esas, 2019/1126 Karar sayılı dosyasında müdahalenin meni davası açtığı ve davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2019/955 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, şikayete konu arazide açılan çukurun taşınmaza ait fotoğraflar ve şüphelilerin ikrarlarıyla sabit olduğunun anlaşılması karşısında, şüphelilerin korunmaya değer bir haklarının bulunup bulunmadığının tespiti açısından müdahalenin men'i kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, açılan çukurun müdahalenin men'ine karar verilen ve kararın ekinde yer alan krokide A ve B harfleriyle gösterilen alanda açılıp açılmadığının tespit edilmesi, gerektiğinde tarafların ve bilirkişilerinde hazır olduğu ortamda keşif icra edilmesi ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına isteminin KABULÜNE,
2.Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/3167 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.