Esas No
E. 2020/6820
Karar No
K. 2024/7375
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2020/6820 K. 2024/7375 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/6820, K. 2024/7375, T. 28.06.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/6820
Karar No
2024/7375
Karar Tarihi
28.06.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2020/6820 E.  ,  2024/7375 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/1884 E., 2019/543 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/100 E., 2018/86 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 20.12.1991 ile 12.03.2012 tarihleri arasında geçici köy korucusu olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının geçici köy korucusu olarak çalıştığını beyan etmiştir.

Dahili davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davada fer'i müdahil olarak yer almaları gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1375 sayılı Kanunu kabul ederek 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74 üncü maddesine eklenen fıkraya istinaden valinin önerisi ve İçişleri Bakanı'nın onayı ile görevlendirilerek atamasının yapıldığı, ... Köyü muhtarlığının işveren konumunda olmadığı, davacı ile ... arasında hizmet akdi ilişkisinin kurulmadığı ve giderek bunların 506 ve 5510 sayılı Yasalar kapsamında zorunlu sigortalı kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, davacının ... köyünde 20.12.1991 ile 12.03.2012 tarihleri arasında çalıştığını, bu çalışmalarının kuruma bildirilmediğini, primlerinin ödenmediğini, tanıkların, davacının belirtilen süreler içerisinde çalıştığı hususunda beyanda bulunduklarını, davacının emekli olmadığını, emekli maaşı almadığını, 690 sayılı KHK ile orta ve uzun vadeli sigortalı olamayacağı yönündeki hükmün kaldırıldığını, belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile köy muhtarlığı arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, dava edilen dönem itibariyle 1985 yılında kabul edilip yürürlüğe giren 3175 sayılı Kanunla ihdas edilen geçici köy koruculuğu sisteminin asli unsuru niteliğindeki geçici köy korucularının, kanun koyucu tarafından bilinçli bir seçimle, ülkemizde örgütlenmiş sosyal güvenlik kurumları ve kabul edilmiş sosyal güvenlik kanunları kapsamı dışında bırakıldığı, anılan kişilere farklı ve özel statü tanınarak özlük ve benzeri haklarının 442 sayılı Köy Kanunu ile bu Kanunun yollamada bulunduğu Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında 2330 sayılı Kanun ve Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında 3816 sayılı Kanun hükümlerinde düzenlendiği, buna göre, valinin önerisi ve İçişleri Bakanının onayı ile görevlendirilerek, bir anlamda ataması yapılan geçici köy korucularının sigortalılık için aranan koşulları taşımamaları karşısında, 506 ve 5510 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edilemeyecekleri, istihdam edildikleri ... ile aralarında hizmet akdi ilişkisinin kurulmadığının belirgin olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davacının Elazığ Valiliğinin görevlendirmesi ve İçişleri Bakanlığının oluru ile ... Köyünde 20.12.1991 ile 12.3.2012 tarihleri arasında çalıştığını, bu çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, primlerinin ödenmediğini, 690 sayılı KHK ile kanunda değişiklik yapılarak, orta ve uzun vadeli sigortalı olamayacağı yönündeki hükmün kaldırıldığını, bu düzenlemenin özünün köy korucularının mağduriyetini önlemeye yönelik olup lehe düzenlemenin uygulanmasını, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının geçici köy korucusu olarak geçen çalışmalarına dayalı olarak 506 sayılı ve 5510 sayılı Yasalar kapsamında sigortalılığının kabul edilmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74/2 nci maddesidir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog