11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/13009 E. , 2012/17649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/09/2010 gün ve 2009/370-2010/479 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/05/2012 gün ve 2011/1815-2012/8594 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 hissesine sahip ortağı olduğunu, 13.05.2009 tarihli 2009/14 sayılı ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına oyçokluğu ile karar verilmiş ise de söz konusu kararın müvekkiline herhangi bir davet yapılmadan usul ve yasaya aykırı olarak alındığını, çıkarma sebeplerinin muhik sebep teşkil etmediğini belirterek, 13.05.2009 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi için Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, davacının da karşı dava açmak suretiyle ortaklıktan çıkmak istediğini bildirdiğini, bu davanın hukuki bir mahiyetinin kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, kendisi ile ilgili karar alınan toplantıya katılmasının engellendiği,
TTK'nun 368. maddesi kapsamında davacının iptal davası açma hakkının bulunduğu, ortaklıktan çıkarmaya gerekçe olarak açıklanan hususların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.05.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.