14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesine dayalı ticari iş ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkili şirkete 02.08.2022 tarihli ... nolu 6.820,00-USD bedelli, 02.08.2022 tarihli ... nolu 5.123,50-USD bedelli ve 11.08.2022 tarihli ... nolu 2.290,75-USD bedelli faturalardan bakiye 14.234,25 USD tutarında borcunu halen ödemediğini, müvekkili şirket tarafından davalının ödemediği faturalardan kaynaklanan alacaklarını tahsil etmek amacıyla davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası ile 14.234,25-USD asıl alacak üzerinden icra takibine girişildiğini, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve yersiz olup iptalinin gerektiğini, davalının yetki ve borç itirazında bulunduğunu ve taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine ilişkin herhangi bir itirazı bulunmadığını, borca itiraz eden davalının icra takibine konu üç faturaya da itirazda bulunmadığını, itiraz dilekçesi ekinde icraya konu faturaları ödediğine dair hiçbir delil sunmadığını, davalının zaman kazanmak amacıyla kötü niyetle takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulünü, icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin yerleşim yerinin ... İli olduğunu, müvekkili ile davacı arasında imzalanmış, sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkların ... Avrupa Mahkemelerinde çözümleneceğine dair, bir anlaşma bulunmadığını, kaldı ki davacının icra takibini ... İcra Dairelerinde başlatmış olduğu icra dosyasına yaptıkları hem yetki hem borca itiraz neticesinde davacı tarafın ...Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu, arabuluculuk bürosunun yetkisine itirazları neticesinde dosyanın ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve mahkemenin 2023/ ... Esas, 2023/ ... Karar sayılı ilamı ile yetki itirazlarını kabul ettiğini ve yetkili büronun ... Arabuluculuk Bürosu olduğuna karar verdiğini, müvekkili şirketin yurt dışına ihracat yapan bir firma olarak faaliyet gösterdiğini, davacının müvekkiline ait ürünleri taşırken gereken özeni göstermediğini, müvekkilinin taze meyve sebze ihracatı yaptığını, ürünlerin davacı tarafından taşınırken hasar gördüğünü, her ne kadar buna ilişkin müvekkili tarafından hasar raporu tutulmak istenmiş olsa da davacının engel olduğunu ve kayıt tutturmadığını, taşımacılıktan kaynaklı zarar görmüş ürünlerin teslim edilmesi sebebiyle müşterilerin ödemelerden büyük miktarlarda kesinti yaptığını ve müvekkilinin oldukça zarar gördüğünü, bu nedenlerle davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER
1.... İcra Dairesinin 2022/ ... Esas sayılı dosyası,
2.... Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ... Malmüdürlüğü yazılan müzekkere cevapları,
3.Bilirkişi raporu,
4.Tarafların ticari defter ve kayıtları,
5.Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri,
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... İcra Dairesinin 2022/2022/ ... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 14.234,25-TL asıl alacak olmak üzere takip yapıldığı, ödeme emrinin 14/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 12/12/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir ve Taşıma ve Lojistik Uzmanı bilirkişinin 26/04/2024 tarihli heyet raporunda özetle; davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmayan davalı tarafın, yerinde inceleme yapılmasına ilişkin bir talebi de dosyada bulunmadığından davalı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı; dava konusu icra takibinin dayanağı toplam 14.234,25 USD (255.167,00 TL) tutarındaki 3 adet fatura davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı tarafın BS ve davalı tarafın BA formlarıyla beyan edildiği anlaşıldığından faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu; taraflar arasında dosyaya sunulan 3 farklı AWB (235-0309 5072, 235-0309 5061, 235-0310 8766) ile sabit olmak üzere 3 farklı taşıma sözleşmesi kurulduğu, davacı yanın AWB detayları doğrultusunda üstlendiği taşıma işinde AKDİ TAŞIYICI sıfatı olduğu, her bir taşıma işinin Türkiye-Singapur arasındaki havayolu kargo taşımacılığına dayandığı, taşınan ürünlerin taze kiraz emtiası olduğu, bozulabilir niteliği ve +2 ile +8 derece arasında taşıma yapılması gerekliliğine ilişkin AWB’ler üzerinde açık şekilde talimat şerhi olduğu, davacı yanın bu taşıma işi için kestiği faturaların taşıma sözleşmesinin MK Md.4 ve MK Md.11 uyarınca karinesi niteliği taşıyan Taşıma Senetleri (AWB) detayları ile örtüştüğü, bu doğrultuda MK Md.1/1 hükmü uyarınca da açık şekilde belirtildiği üzere davacı yanın sunduğu taşıma hizmeti neticesinde ücret talep etme hakkı olduğu, davalı yanın dosya kapsamında her ne kadar ürünlerin bozulduğuna ilişkin zarar iddiası yer alsa da, söz konusu zarara veya AWB’ler üzerindeki ısı koşuluna uyulmadığını gösteren, ürünlerin bozulduğuna ilişkin herhangi bir claim-hasar tutanağı veya raporu, alıcı bilgilendirmesi, sıcaklık takip raporları vb. zararı işaret ve ispat edecek hiçbir verinin dosya kapsamında gözlenmediği, zararın ispata muhtaç kaldığı, dolayısıyla taşıma işinin zararsız ve sorunsuz şekilde tamamlandığına kanaat getirildiği, takdirin sayın mahkemede olduğu, mevcut halde davacı yanın dava konusu 3 fatura ücretinin verdiği taşıma hizmeti karşılığında davalı yana yansıtabileceği ve talep etme hakkı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizin 15/01/2024 tarihli ön inceleme celsesi, 2 nolu ara kararında davacı vekiline; "... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2023/... ., 2023/... K tarihli emsal ilamında belirtildiği gibi 14.234,25 Dolar'ın davanın açıldığı tarihteki efektif satış kuru (27,1832) karşılığı olan 386.932,46-TL üzerinden hesaplanan 6.607,84-TL harcın, dava başlangıcında peşin yatırılan 3.211,20-TL harçtan ve icra takibinde ikmal edilen 1.329,18-TL düşümünden sonra bakiye 2.067,46-TL harcın yatırılması için davacı yana 492 sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince, bir sonraki duruşma gününe kadar kesin süre verilmesine," şeklinde süre verildiği görülmekle, davacı vekilince mahkememiz dosyasına 19/01/2024 tarihinde 2.067,46-TL tamamlama harcı yatırıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında ticari ilişki ve yazılı sözleşme bulunduğu, davalının sözleşme ilişkisini ve ticari ilişkiyi reddetmediği, davacı tarafça davalı aleyhine toplam bedelleri 14.234,25-USD olan 3 adet fatura düzenlendiği, davacı tarafça 3 adet faturadan kaynaklanan alacak nedeniyle davalı aleyhine faturadan kaynaklı icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından başlatılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiği, davalı vekilince ibraz edilen cevap dilekçesinde davacının davalı müvekkiline ait ürünleri taşırken gereken özeni göstermediği ve davacının hasar raporu tutulmasına engel olduğu iddialarında bulunduğu, mahkememizin 15/01/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, davacı tarafça 27/02/2024 tarihinde mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafça tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtların, GİB beratların ve muavin kayıtların bilirkişi incelemesinde hazır bulundurulduğu ve bilirkişi tarafından incelendiği, davalı tarafından ise defterlerin mazeret bildirmeksizin sunulmadığı, her iki tarafın 3 fatura için birbirini teyit eden ba/bs formu düzenlediği görülmüştür.
Davacının akdi taşıyıcı olduğu ticari ilişkide taşıma fiili taşıyıcı olan ... ile gerçekleştirilmiş ve davalı bu suretle hizmet almıştır. Dosya kapsamına sunulan belgelerden Türkiye-Singapur arasında taşımanın gerçekleştiği, taşımanın uluslararası hava yolunda gerçekleşmesine göre uyuşmazlığa ülkemizin de taraf olduğu Montreal Konvansiyonunun uygulanması gerektiği, davalının taşımanın gerçekleştiğini ve ticari ilişkiyi inkardan ziyade hizmetin ayıplı olmasına işaret ettiği, ancak bu yönde bir hasar raporu veya kaydı, bu yönde bir belge bulunmadığı, taşınan emtianın zarar gördüğüne dair bir tespit, şikayet veya bildirim bulunmadığı, taşımaya dair başkaca bir uyuşmazlık bulunmadığından ve aksi ispat olunmadığnıdan emtianın sağlam teslim edildiğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla taşıyıcı davacının ücrete hak kazandığı, faturalara itiraz veya iade etmeyen davalının miktarı kabul edip vergi dairesine de bildirimde bulunduğu, ispatlanan bir ödeme savunmasının da olmadığı, faturaların davacı defterlerinden usulünce okunmasına rağmen davalı yanın mazeret bildirmeksizin defterlerini teslim etmediği, davacı defterlerindeki verilerin hükme esas alınabileceği anlaşılmakla bu nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, davalının taşıma bedeli ve fatura miktarından haberdar olduğu, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, itiraz edilen takip çıkışı nazara alınarak alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, diğer yargılama giderleri dava tarihindeki kur bedeli üzerinden belirlenmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2.Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan takip tarihindeki 265.868,74 TL alacak miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatı 53.173,74-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3.Davanın açıldığı tarihteki efektif satış kuru (27,1832) karşılığı olan 386.932,46-TL'lik kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 26.431,35-TL harcın, başlangıçta peşin alınan 3.211,20-TL peşin harç ve 2.067,46-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 21.152,69-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 3.211,20-TL peşin harç, 2.067,46-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.548,51-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.101,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 60.039,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7.6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/09/2024 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)