Esas No
E. 2024/3697
Karar No
K. 2024/7326
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/3697 E.  ,  2024/7326 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/273 E., 2024/341 K.
KARAR: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/261 E., 2023/386 K.

Taraflar arasındaki davacı tarafından davalı Kuruma yapılan başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, kararın kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili, hukuki niteliği itibarıyla eda davası değil, tespit davası olarak açtıkları ve bu hususun bilhassa gözetilmesini istedikleri mevcut davada, 5510 sayılı Kanun'un Ek 17 nci maddesi uyarınca Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim miktarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin Kuruma yaptıkları ve davalı Kurumca herhangi bir cevap verilmeyen taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, tespit davasının açılabilmesi için, bir eda davası açılabilme imkanının olmaması gerektiğini, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılamamasının kural olarak eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığının kabul edildiğini, maddi vakıaların ise tek başına tespit davasının konusu olamayacağını, ayrıca dosyaya sunulan Kurum cevabı da nazara alındığında davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek 17 nci maddesinden kaynaklı haklarının hesaplandığı ve davacıya ödemesinin veya mahsubunun yapıldığını, bu husus ve talep miktarı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilecek ise yargılama giderlerinin bu kabul ve ödenen miktar baz alınarak hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “... Somut olayda davacı talebi, Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim tutarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin talebin reddedilmesi sonucunda taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespiti talebine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/10-403 E., 2023/712 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere tespit hükmü davacının içinde bulunduğu hukuki belirsizliği gidermek için bir fayda sağlamadığında ve istenen hukuki koruma için diğer dava türlerinden birinin açılması gerekli olduğunda hukuki yarar şartının yerine getirildiği söylenemez. Bu halde, iadesi gereken prim tutarına yasal faiz işletilmesi açık yasal düzenlemenin gereği olup bu konuda açılan tespit davasında, davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Dava açmakta davacının hukuki yararının bulunması hususu HMK.'nın 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup, Mahkemece davanın HMK.'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Kararın yukarıda açıklanan kısımlarının düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, II-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca Usulden Reddine” dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A

Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; “... müvekkil şirket hak ve alacaklarına kavuşmak için dava ikame etmeden önce davalı Kuruma yazılı başvuruda bulunmuştur. Davalı Kurum müvekkil şirketin başvurusunu reddetmiştir. Bu durumda müvekkil şirketin hak ve alacaklarına kavuşmak için dava açmasından olağan bir durum bulunmamaktadır. Davalı Kurumun hukuka aykırı davranışı ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "açık kanun düzenlemesi bulunması" gerekçesi ile ödüllendirilmiş ve hukuken izah edilemez bir şekilde müvekkil şirket aleyhine değerlendirilmiştir. İfade etmek gerekir ki açık kanun düzenlemesinin bulunması müvekkil şirket aleyhine uygulanması gereken bir durum değil davalı Kurumun hukuka aykırı işleminin tespitinde değerlendirilmesi gereken bir olgudur.” gerekçesiyle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı Kuruma yaptığı başvurunun hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un Ek 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.