Esas No
E. 2009/20557
Karar No
K. 2013/7639
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2009/20557 E.  ,  2013/7639 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine, müsadereye ve iadeye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği hususu ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun belirtilmiş olması karşısında,

Sanıklara soruşturma aşamasında önödeme önerisi tebliği yapılmakla birlikte 30 günlük önödeme süresi beklenmeden ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucu kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, dava konusu eşya, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip CİF değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değerin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere sanıklara önödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eylemlerinin bireysel kaçakçılık kabul edilerek eksik ihtarata dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması;

Kabule göre de;

1.4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza takdir edilmesi halinde kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek;

Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 10. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 5. maddesinde, haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek cezada indirim öngörüldüğü cihetle, bu maddelerin sanık ... hakkında uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması,

3.5271 sayılı CMK.nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231. maddesinin 5, 6 ve 14.fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun kısa ve gerekçeli kararda tartışılmaması,

4.Hükmün esasını oluşturan kısa kararda "Suçta kullanılan aracın suça konu sigaraların ağırlıklı yükünü oluşturmadığı bilirkişi raporundan da anlaşıldığından aracın ruhsat sahibine iadesine" karar verildiği halde, gerekçeli kararda "17.100 paket sigaranın her ne kadar bilirkişi raporunda aracın ağırlıklı bölümünü teşkil etmediği belirtilmiş ise de araç olmaksızın söz konusu sigaraların sanıklar tarafından taşınması mümkün olmadığından aracın suça tahsis edilmesi dikkate alınarak müsaderesine..." şeklinde neden gösterilerek, kısa karar ile gerekçede çelişki yaratılması suretiyle hükmün karıştırılması,

5.Nisbi harç ve vekalet ücretinin suçu birlikte işleyen sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.