7. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/10217
- Karar No
- 2013/8755
- Karar Tarihi
- 09.04.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
7. Ceza Dairesi 2010/10217 E. , 2013/8755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit yada nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet; Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak, usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden; bankada bulunan imza kartonları ile diğer bankalar, noter tapu dairesi gibi kurumlarda bulunan imza örneklerinin dosya ile birlikte aralarında grafoloji uzmanının da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek hapis ve adli para cezasının tayin edilmesi gerekirken ve sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması halinde, adli para cezasının tayini yönünden 5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı ve zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı hususları gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Uygulamaya göre de;
2.Sanık hakkında 5411 sayılı yasanın 160/2. Maddesinin ikinci cümlesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı ceza ve gün para cezası tayin edilerek, tayin olunan cezanın arttırım ve indirime tabi tutulmasından sonra,
TCK.nun 52.maddesi uygulanması suretiyle tespit edilen sonuç adli para cezasının, sadece nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan banka zararının üç katına çıkarılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.TCK. nun 43. maddesi uygulamasında gün adli para cezasının artırılmaması, Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.