9. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 11/08/2017 tarihi saat 12:00 sularında Aksaray İli ... Mahallesi ... Otel mevkiinde davalının ... A.Ş.'den uzun dönem için kiraladığı ve işleten sıfatına haiz olduğu ... plakalı aracın çarpması neticesinde hasarlandığını, meydana gelen trafik kazasında olay yerinde davalıya ait ... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunun trafik kazası tespit tutanağına derç edildiğini, müvekkiline ait aracın ise meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığını, müvekkile ait aracın 2015 model 97.111 km de bir araç olduğunu, daha önce değer kaybına uğrayacak bir trafik kazası geçirmediğini, kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirilmiş bir kısım parçaları ise tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir eksilme yaşanacağının kaçınılmaz olduğunu, eksper masrafı olarak da KDV dahil 500,00 TL ödeme yapıldığını belirterek değer kaybına binaen şimdilik 7.000,00 TL 'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza anında ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç için ... ile müvekkil şirketin ... Otomotiv A.Ş. Arasında 27/06/2017 başlangıç tarihli uzun süreli kiralama sözleşmesinin mevcut olduğunu, davalı müvekkil şirket, davacıya ait araç üzerinde meydana gelen değer kaybı, ikame araç bedeli ve ekspertiz ücretinden işleten sıfatı olmaması sebebiyle sorumlu olmadığını, araçların uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraya verilmesi durumunda araç malikinin işleten sıfatı kalmadığından, hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın uzun süreli olarak kiraya verilmiş ve kiracı tarafından kullanılırken kazanın meydana gelmiş olmasına göre kiracının işleten olarak sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın pasif husumet yokluğundan reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu alacak taleplerinin uzun dönem kiracı davalı ... Otomotiv'e yöneltildiğini, davalı taraf başka bir kişi ile aralarında uzun dönem kira ilişkisi bulunduğunu iddia eden taraf olup iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, yerel mahkemede yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişi tarafından defterlerin usulüne uygun tutulduğu belirtildiğini ancak davalının iddia ettiği gibi müvekkile ait araca çarpan ... plakalı aracın ...'e kiralandığını gösterir herhangi bir fatura veya yazılı kayıt bulunmadığını, herhangi bir yazılı kayıt olmadan mail yazışmalarına vs gibi kıymetsiz evraka delil niteliği başlangıcı bile taşımayan unsurlarla tesis edilmiş kararın hatalı olduğunu, ... plakalı aracın uzun dönem kiracısı ve bu nedenle işleteni davalı olup müvekkile ait araçta meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, davalıya ait ticari defter ve kayıtlardan da davalının söz konusu aracı başka birine uzun dönem kiraladığına ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığını, bununla birlikte tarafımızca dosyaya sunulan kaza tespit tutanağında da açıkça görüleceği üzere ... plakalı aracın sürücüsü ... olduğunu, davalı tarafın aracın başka bir kişiye uzun dönem olarak kiraladığı iddiası tamamen sorumluluktan kurtulmaya yönelik olup mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığını, müvekkiline ait araca çarpan ... plakalı aracın da ...'e kiralandığını gösteren herhangi bir kayıt bulunamadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/04/2021 tarih, 2018/765 Esas - 2021/457 Karar sayılı kararı ile " ... Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin Fransa'da mukim ve oto kiralama sistem ağı bulunan ... firmasının Türkiye temsilciliğini yaptığını, bu doğrultuda Dünya'nın farklı ülkelerinden kiralık araç için siparişi ile araç kiraladığını, davaya konu ... plaka sayılı aracın Finlandiya şubesinden davalı şirkete gelen sipariş talebi üzerine 27.06.2017 tarihinde ... isimli, Finlandiya vatandaşı bir müşteriye kiralandığını ve aracın kiralama bedeline ilişkin olarak ...'ın ... (...) şubesi için düzenlenen 22.12.2017 tarihli faturayı, kiralamaya ilişkin belgeyi, şirketin Finlandiya- ... şubesi arasındaki cari hesap dökümü çıktıları ile kaza sonrası araç değişimi için Konya şubelerine başvuruda bulunulduğuna dair belge fotokopi ya da çıktılarını mahkemeye ibraz etmiş ve işleten sıfatının bulunmadığını uzun süreli kiraladığını belirtmiş ise de kira süresi anlaşılamamış ancak sunulan belgelerden 1 yıldan az olduğu anlaşılmıştır. Bu doğrultuda mahkemece yapılması gereken taraflar arasında tanzim edilen adi yazılı sözleşmenin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, sözleşme süresinin bitiminden önce sözleşmenin feshedilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, sözleşmenin ve kira bedelinin maliye ve vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği,gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, sözleşme içeriğine göre davalı şirketin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. Davanın usulden reddine karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda davalı vekiline delillerini sunması için verilen kesin süre içinde davalı vekili tarafından dosya kapsamında mevcut kira ilişkisine ilişkin belgeleri işbu dilekçe ekinde yeniden sunduğunu belirtmiş ve mahkemece ticari defter üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporunda; " ... davalı şirketin incelenen kendi defterlerinde dava dışı ... A.Ş’ nin defter-i kebir hesap hareketleri incelendiğinde; davalı şirketin kendi defterlerinde dava dışı şirketin ... no.lu açık hesabında 2017 ve 2018 yıllarında ticari ilişkiden kaynaklı çok sayıda fatura ve ödeme kaydının bulunduğu, bu kayıtların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında düzenlendiği ve takip edildiği görülmüştür. (Ek.1: Davalı defterlerinde dava dışı ... A.Ş’ nin açık hesap hareketleri) Davalı şirketin dosya kapsamında sunmuş olduğu ... şirketi adına düzenlemiş olduğu kira bedeli açıklamalı faturaların “..., Plaka ...” açıklaması ile düzenlendiği, huzurdaki davanın konusu ... plakalı aracın kaza sonrasında hasar görmesi neticesinde davalı şirket tarafından 11.08.2017 tarihinde ... plakalı araç ile değiştirildiği, taraflar arasında 27.06.2017 tarihli kira ilişkisi kapsamında ... plakalı araca ilişkin davalı şirketin dava dışı “...” adına faturalar düzenlendiği görülmüştür. " belirtilmiş, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3.maddesine göre; Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. Somut uyuşmazlıkta, aracın kayıt maliki ...A.Ş'nin, aracı 28.08.2012 tarihli kira sözleşmesi ile davalı ... A.Ş.'ye uzun süreli olarak kiraladığı çekişmesizdir. Davalı ... A.Ş. ise kaza anında aracın dava dışı 27.06.2017 tarihinde ... isimli, Finlandiya vatandaşı bir müşteriye uzun süreli olarak kiralandığını iddia etmiş ve bir takım faturaları delil olarak dosyaya ibraz etmiş ise de kira sözleşmesi ibraz etmemiştir. Dairemiz kararından sonra da davalı tarafından dosyaya yeni bir delil bildirilmemiştir. Dosya kapsamında bulunan mevcut delillere göre ... plakalı aracın maliki tarafından davalı ... A.Ş.'ye uzun süreli olarak kiralandığı, bu nedenle davalı ... A.Ş.'nin işleten sıfatını kazandığı, davalı ... A.Ş. aracın kazadan önce 27/06/2017 tarihinde araç teslim fişi ile "..." adlı kişiye uzun süreli kira sözleşmesi gereğince teslim edildiğine ilişkin iddiasını somut delillerle ispat edemediği, bilirkişi raporundaki tespite göre kaza tarihinden sonra araç değişikliği yapıldığı ve faturanın 15/12/2017 tarihinde düzenlendiği, kaza sırasında aracın sürücüsünün "... değil farklı biri (...) olduğu anlaşıldığından mevcut delil durumuna göre davalı ... A.Ş. 'nin alt kira sözleşmesinin uzun süreli olduğunu ispat edememiştir. Bu nedenle davanı pasif husumet yokluğundan reddin karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/09/2024