5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı firma ûnvanından da anlaşılacağı üzere bir taşıma firması olduğunu, Davalı/borçlu şirket farklı şirketlere karşı üstlenmiş olduğu taşımacılık işini müvekkiline yaptırdığını, Yani müvekkili, takibe konu faturalarda görünen şirketlere taşımacılık hizmeti neticesinde ürün teslimi gerçekleştirdiğini, söz konusu hizmetler karşılığında müvekkili tarafından davalı şirkete; ..... no.lu, 08/12/2022 tarihli, 330,40TL bedelli fatura, ..... no.lu, 30/11/2022 tarihli, 3.141,42TL bedelli fatura, TL ..... no.lu, 30/11/2022 tarihli, 3.574,43TL bedelli fatura, TL...... no.lu, 30/11/2022 tarihli, 7.502,07TL bedelli fatura, TL ..... no.lu, 30/11/2022 tarihli, 5.558,84TL bedelli fatura, TL ..... no.lu, 30/11/2022 tarihli, 7.181,04TL bedelli fatura, TL ..... no.lu, 30/11/2022 tarihli, 1.786,05TL bedelli fatura olmak üzere faturalar düzenlendiğini, icra takibinin açılış tarihinde müvekkilinin iş bu faturalara dayalı olarak davalı ile arasındaki cari hesap uyarınca 23.460,77TL alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla taraflarınca Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile davalı/borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yan, iş bu takibe ve borca 04/08/2023 tarihinde haksız olarak itiraz etmiş ve takibi durduğunu, arabuluculuk tutanaklarının "anlaşmama" olarak düzenlenmesinin hemen akabinde 04/09/2023 tarihinde davalı yan, iş bu alacağımıza istinaden 6.000,00TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalı şirketin ticari kayıtlarında da yer alan dava konusu faturalar uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğu sabit olup bu husus bilirkişi incelemesi ile net bir şekilde ortaya çıkacağını, tüm bunlara ek olarak müvekkili tarafından dava konusu faturalara konu ürünlerin faturalarda isimleri yer alan ilgili şirketlere irsaliyeleri ile birlikte teslim edildiğine dair teslim belgelerini de sundukları, yeri gelmişken ifade etmek isteriz ki davalı taraf, dava açılmadan önce arabuluculuk görüşmelerinin hemen akabinde işbu faturalara dayalı borcuna dair 6.000,00TL ödeme yaptığı için takibe konu alacağın 17.460,77TL'si yönünden (23.460,77 TL - 6.000,00 TL) takibe devam edilmesini talep ettikleri, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; Haklı ve hukuka uygun davalarının kabulüne, Büyükçekmece ..... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve takip konusu alacağın 17.460,77TL'si önünden takibin devamına, 17.460,77TL alacağın %20'sinden az olmamak üzere, azami hadden olacak şekilde icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça , Büyükçekmece ..... İcra Dairesi .....
E. Dosyasına müvekkilinin yapılan itirazın iptali istemi ile dava açıldığını, davacının yapmış olduğu takip miktarı 23.460,77TL olup tarafımızca 04.09.2023 tarihinde yapılan 6000TL lik ödeme mahsup edilerek neticeten 17.460,77TL'si yönünden takibin devamı ve icra inkar tazminatı talep edildiğini, ancak bugün itibari ile yani 17.10.2023 tarihi itibari ile müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu kalmadığını, şöyle ki ; 18.09.2023 tarihinde 5.000,00TL 04.10.2023 tarihinde 6.230,00TL 17.10.2023 tarihinde 6.230,00TL olmak üzere müvekkili şirket cari hesapta görünen davacının da talep ettiği tüm ödemeleri gerçekleştirdiğini, Ödeme dekontlarını sunduklarını, dava bugün itibari ile konusuz kalmış olup ön inceleme duruşmasından önce müvekkilinin tüm borcu ödediğinden icra inkar tazminatına ve vekalet ücretine hükmedilemeyecek olup davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini, davanın açılmasında müvekkilinin bir kusuru bulunmamakta olup cari hesap kayıtlarında mutabakatsızlık olması sebebi ile geç ödeme yapıldığını, zira cari hesap incelendiğinde iade faturaları da mevcut olup taraflar arasında cari hesap ilişkisinde çelişkiler olması sebebi ile ödemeler sonradan çalıştığını, çelişki giderildikten sonra müvekkilinin ödemeyi yaptığını, bu sebeple müvekkilinin davanın açılmasında kusurlu değildir ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, tüm cari hesap ödendiğini, işbu sebeple davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesin talep etmiştir.
Mahkememizce Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... Dağıtım ve Depolama Temizlik Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. borçlusunun ..... Taşımacılık Kargo ve Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi olduğu, 23.460,77TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...... 'tan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 13/04/2024 tarihli raporunda özetle; "
Tarafların 2022 , 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığını, Tarafların kayıtlarına göre takip tarihi olan 23.07.2023 itibariyle davacının davalıdan 23.460,77TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden ve dava tarihinden sonra davalının toplam 23.460,69TL ödeme yaptığını, böylece kuruş bakiyesi dikkate alınmadığı takdirde davacının davalıdan alacağının kalmadığını, tarafların Ba-Bs beyanlarının uyumlu olduğunu, İcra inkar tazminatı konusunun Mahkeme’nin takdirinde olduğunu," belirtmiştir. Dava,
İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece ...... İcra müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasına konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının borcunu ödeyip ödemediği konularında konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiği, taraf defterlerine göre davacının davalıdan 23.460,77 TL alacağının olduğunun ve tarafların BA BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğunun hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, dosya kapsamına göre dava tarihinin 28.09.2023 olduğu göz önüne alındığında davalı tarafından davadan önce davacıya 04/09/2023 tarihinde 6.000,00 TL, 18/09/2023 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yaptığı, davadan sonra 04/10/2023 tarihinde 6.230,00 TL, 17/10/2023 tarihinde 6.230,69 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, davadan önce yapılan ödemeler yönünden davacının dava açmasında hukuki yararının olmadığı değerlendirilerek bu ödemeler düşülmüştür. Davadan sonra yapılan ödemelerin ise infaz aşamasında değerlendirileceğinden bu ödemeler düşülmeyerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 12.460,77-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Davadan sonra ödenen 12.460,69-TL'nin infaz aşamasında değerlendilimesine,
3.12.460,77-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 851,19TL ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 581,34 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
5.Davacı tarafından sarf edilen 269,85TL Başvuru Harcı, 269,85TL Peşin Harç olmak üzere toplam 539,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.226,56TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 893,43TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
8.Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00TL bilirkişi ücreti, 65,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.565,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 2.544,14TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
9.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.460,77TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
11.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine
12.Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.30/05/2024 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.