Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, T. 19.06.2018
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar Tarihi
19.06.2018
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2017
KARAR NO: 2018
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 1- ..
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: 2-
VEKİLLERİ: Av.
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/08/2017
KARAR TARİHİ: 19/06/2018
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/06/2018

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin varisi olduğu müteveffa ...'un Bursa İzmir Yolunda bulunan Bankalar Caddesi Nülifer Şubesinde bulunan davalı Asya Katılım Bankasındaki 13.263,73-TL'nin üzerine diğer davalı TMSF tarafından bloke konulduğunu, bu paranın müvekkiline ödenmediğini, davalı bankanın kapandığını, diğer davalı TMSF'ye ihtarname gönderildiğini ancak taraflarına halen ödenmediğini, bahse konu paranın müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı bankanın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, davalı bankanın müvekkili fonun atadığı genel müdür ve yönetim kurulu nezaretinde bankacılık faaliyeti dışında her türlü hukuki süreci taraf olarak yürütmeye devam ettiğini, müvekkili fonun davalı bankka da dahil hiçbir bankanın halefi olmadığını, davalı bankanın tamamen ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, dava dilekçesinin husumet nedeniyle davalı bankaya yöneltilmesi gerektiğini davanın müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Asya Katılım Bankası A.Ş. vekili cevap dileekçesinde özetle; müvekkili bankanın davalı sıfatı huzurdaki dava kapsamında bulunmadığını, davacının müteveffa annesinin hesabındaki paranın 05/12/2016 tarihinde Vakıf Katılım Bankasına aktarıldığını, aktarım yapılan hesaba TMSF tarafından bloke konulmasında müvekkili bankaya izafe edilebilecek bin yanı bulunmadığı gibi blokenin konulmasında müvekkili bankanın dolaylı ya da doğrudan bi etkisi de olmadığından bahisle davanın müvekili banka yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR: Verasetname, ihtarname, iadeli taahhütlü talep mektubu, ticaret sicil kayıtları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.

Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.

Somut olayda talep müteveffaya ait banka hesabına davalılardan TMSF tarafından bloke konulması nedeniyle alacak istemine ilişkin olup, davacının tacir olmadığı gibi, ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlem ya da fiilin de söz konusu olmadığı, ticari niteliği bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenlerle davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre;

1.Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,

2.HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,

3.HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde BAM İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/06/2018 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog