Esas No
E. 2024/299
Karar No
K. 2024/299
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/299 K. 2024/299 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/299, K. 2024/299, T. 20.09.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/299
Karar No
2024/299
Karar Tarihi
20.09.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/299 Esas - 2024/634

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO: 2024/299 Esas
KARAR NO: 2024/634
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/05/2024
KARAR TARİHİ: 20/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmaya danışmanlık hizmeti vermiş olup, bu hizmet çerçevesinde davacı firmaya sağlayacağı desteğin hangi hizmetlerden ibaret olduğu 24/03/2023 tarihli sözleşme ile belirtildiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmiş, buna rağmen davalı şirket tarafından kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının verdiği bilgiler sayesinde davalı firmanın 2. ... projesi de onaylandığını, davacının vermiş olduğu hizmet sayesinde davalı firma 2 kere hibe almaya hak kazandığını, davacının davalı şirketin projesini hazırlarken projeye proforma fatura, iyi niyet mektubu, ticarileştirme gibi ... başvurusunda zorunlu olmayıp ancak eklendiğinde projenin onaylanmasına yarar sağlayacak ve yalnız danışmanlık tecrübesi ile bilinebilen belgeleri eklediğini, davalı firma davacının hizmetinin sona erdiği ve işlemlere aşina olmaya başlayarak projeyi kendi kendine yürütür hale geldiği noktada davacıya ihtiyacı olmadığını düşünerek sözleşmeye aykırı hareket etmiş, davacıya hiçbir ödeme yapmadığını, davacı davalı firma ile 15/08/2022 tarihinde çalışmaya başlamış, 06/09/2023 tarihine kadar danışmanlık faaliyetine devam ettiğini, Bu süreçte davacı tarafından ciddi bir emek sarf edildiğini, Davalı şirket tarafından sözleşme konusu proje onaylanmadan kötü niyetli olarak sözleşmeye aykırı davranıldığını, ödeme yapmamak adına davacıya sözleşmenin feshedildiği bildirildiğini, Daha sonra davacının haricen projenin onaylandığını öğrendiğini, ancak davalı firmaya ... tarafından yapılan ödeme kesin olarak bilinmediğini belirterek Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 (beşbin) TL'nin temerrüt faizinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, Davacı yana dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu proje kapsamında yapmış olduğu fiiller zaten davacıya sözleşmece yüklenen sorumluluklar olduğunu, davacı bahsetmiş olduğu hususların sadece bir kısmını yaptığını, hak edişleri ödendiğini, Davacı yan ile ortaya çıkan asıl ihtilaf sözleşme maddelerinde yazan ve "hakediş" maddelerinin farklı yorumlanmasından kaynaklı olduğunu, ... ekibi tarafından yapılan sunumlar neticesinde proje geçmiş ve ilk ilerleme sunumuyla birlikte 19.02.2024 tarihinde davalı şirket 92.463,00 TL'lik ... ödemesi geldiğini, Fakat davacı, sözleşmesindeki yoruma açık ödeme maddesi üzerinden %8 + KDV'lik ücretini gelen ödeme üzerinden alacağını belirtmesine rağmen henüz tahsil edilmeyen ve ne kadarı alınabileceği net olmayan, tüm proje bütçesinin 716.400,81 TL %8+KDV'si olarak istediğini, proje kapsamında ödeme gelmeden ödeme alınmaz maddesini ihlal edilerek davalı firmaya alacak faturası düzenlediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE; Dava taraflar arasındaki .... Sözleşmesi'nden kaynaklanmaktadır. ... yazı cevabında davacının tacir kaydına rastlanmadığı, ... yazı cevabında ise davacının işletme hesabına göre vergilendirildiğine dair yanıt verildiği görülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Yine aynı kanunun 11. maddesinde “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15. maddesinde de “İster gezici olsun ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır“ düzenlemesi bulunmaktadır.

TTK 4. Maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda ve maddenin birinci fıkrasının b,c,d,e ve f bendlerinde belirtilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak sayılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta, gerek ... yazı cevabında, gerekse ... yazı cevabından anlaşılacağı üzere davacının tacir sıfatına sahip olmadığı, uyuşmazlığın dayandığı sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğu ve TTK veya diğer kanunlarda bu uyuşmazlığa Ticaret Mahkemelerinde bakılacağına dair özel düzenlemenin olmadığı, uyuşmazlığın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılıp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,

2.HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

3.HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

4.Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/09/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog