Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/938
Karar No
K. 2024/623
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/938 Esas
KARAR NO: 2024/623
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 28/07/2023
KARAR TARİHİ: 13/06/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 27/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen ....

Sitesi A.Ş.'nin ...ne kayıtlı olduğunu, ilgili şirketin ... tarafından 31/07/2013 tarihinde resen terkin edildiğini, şirketin hakim ortağı ve yöneticisi olan ....'nun bu şirketi kendi soyadı adına kurduğunu, ....'nun Silifke Sulh Hukuk Mahkemesi 10/03/2022 tarihli ilamında mirasçı olarak müvekkili ile ....'ın kaldığını, müvekkilinin terkin edilen şirkette 15 hisse sahibi olduğunu, terkin edilen şirketin hala tapuda şirket adına kayıtlı .... mevkinde taşınmazlarının bulunduğunu, bu taşınmazların tasfiye edilerek bedellerinin şirket ortakları arasında adil dağıtılması için söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle ilgili şirketin ihyasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava ;

TTK.nun 547.maddesine dayalı limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle adı geçen şirketin TTK. nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiye şartlarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği; İhyası istenilen .... sicil nosunda kayıtlı ...'nin sicil dosyası celp edilmiş, adresinin .... Cad. No:39 Bakırköy İSTANBUL olduğu görülmüştür. Toplanan ve sunulan deliller, uyuşmazlık konusu, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır. Dava şartları, medeni usul hukukuna ait bir kurum olup, amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.

Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapmaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114/h maddesinde, hukuki yarar açıkça dava şartları içerisinde sayılmıştır. TTK.

547.Maddesinde belirtilen ek tasfiyenin ne şekilde yapılacağı, 27/01/2013 tarih 28541 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. İhya, Hukuka aykırı sona erme, tasfiye veya sicilden silinmenin söz konusu olduğu hallerde, tekrar tüzel kişiliğin kazanılması için yöneltilen bir dava türüdür. İhya tasfiyeden dönme ve ve ek tasfiye olarak ayrılarak şirketlerin belirli durumları için uygulanmaktadır. İhya belirli şartlara bağlıdır. Ek tasfiye, tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra ortaya çıkan sorunlar hakkında şirketlerin tekrar canlandırılarak sorunların ortadan kaldırılması ve devamında eksik işlemlerin tamamlanarak ortadan kaldırılması ve tekrar ticaret sicili nezdindeki tasfiyeden dönerek şirket tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak amacın değiştirilmesi ve faaliyete devamı sağlanır. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; Sicil No : .... .... Anonim Şirketi adresi : .... CAD.NO.39 BAKIRKÖY BAKIRKÖY Şirketin son tescilini 31/07/2013 tarihinde yaptırdığı anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk ticaret Kanunu'nun Geçici 7. Maddesine göre 31.07.2013 tarihinde resen terkin edilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında davacı ... erkin edilen şirketin hala tapuda şirket adına kayıtlı ... mevkinde taşınmazlarının bulunduğunu beyan etmiş ise de tapu müdürlüğünden gelen müzekkere cevabına göre şirket adına kayıtlı taşınmaz kaydına rastlanmamış olup kendisine yapılan Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevaplarına göre tapu kayıtlarının malik bilgilerinin, ada parsel bilgilerinin ve şirket adına kayıtlı olduğu bildirilen taşınmazların hangileri olduğu hususlarında beyanda bulunması için yapılan ihtarata rağmen kesin süresinde beyanda bulunmadığı gibi 13/06/2024 tarihli mahkememiz celsesinde de sunulmayacağını ayrıca beyan etmiş olup davacının bu aşamada terkin edilen şirketin ihyasını istemesinde hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 157,75-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3.Davacı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,

5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

6.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog