1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ortaklarının davacı ... ile babası ... olduğunu, davacıların şirketin tasfiye edilmediğini, davacı ...’un işsizlik maaşı bağlanması talebi için başvuruda bulunduğunda karşılaştığı bağkur borcu ile öğrendiklerini, davacıların ortağı olduğu davalı şirketin uzun zaman önce faaliyetine son verildiğini, davacıların da şirketin kapatıldığını düşünerek hayatlarına devam ettiklerini, öyle ki Vergi Dairesinin bile işbu şirketin resen terkinini yaptığını, şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca devletin hiçbir kurumuna borcu bulunmadığını, bu aşamada, dosya kapsamında da davalı şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesi mümkün olmadığı gibi şirket ortakları olarak davacıların da şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesi hususunda mutabık olduklarını, davacıların ortağı olduğu şirketin faaliyetlerinin tamamen durmuş olması, uzun bir zaman önce şirket işlemlerine fiilen son verilmiş olması, şirketin kayıtlı adresinde faaliyet göstermiyor olması ve hatta başkaca bir firmanın aynı adreste faaliyet gösteriyor olması, şirketin amacının gerçekleşebilmesi için uygun zeminin kalmaması ve ayrıca Vergi Dairesi tarafından da resen terk işleminin yapılması sebebi ile davalı şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava, fesih istemli Ticari Şirket davasıdır.
Uyuşmazlığın; davacının ortağı bulunduğu davalı şirketin TTK 531. maddesine göre haklı sebeplerle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, makul kabul edilebilir çözüm yolu bulunup bulunmadığı kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir. Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir. Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir.
Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır. Dava şartları, medeni usul hukukuna ait bir kurum olup, amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114/h maddesinde, hukuki yarar açıkça dava şartları içerisinde sayılmıştır.
TTK’un 636/3 hükmü kapsamında Limited şirketin haklı nedenle feshi davasında davacı sıfatına ortaklar sahiptir. Ortaklar dışındaki kişilerin bu madde kapsamında haklı nedenle fesih davası açma hakkı yoktur. Diğer bir ifade ile ortak sıfatına sahip olmayan alacaklılar, dışarıdan atanan müdürler bu davayı açamazlar. Aynı şekilde ortaklıktan ayrılan kişinin de bu davayı açması mümkün değildir.
Davacının iki ortaklı limited şirket kurduğu anlaşılmıştır. Tek pay sahibi veya ortak olan davacılar genel kurulun bütün yetkilerini kullanabilir, bütün kararları alabilir, ancak genel kurul sıfatı ile verilen bütün kararların genel kurul kararı olduğunun belirtilmesi ve kararların yazılı olması şarttır. Tek pay sahipleri/ortaklar kendi kendilerine ancak yazılı olarak işlem yapabilir. Aynı kural; tek ortaklı veya pay sahipli şirketin temsilcisiyle tek ortağın kendisi veya şirket arasındaki işlemlerde de geçerlidir.
Somut olayda ise, ... 'nin iki ortaklı olduğu ve iki ortaklarının da davacılar olduğu görülmüş bu durum gelen sicil kayıtlarında da anlaşılmış olup ve bu durumda davacıların yazılı olarak alacağı bir Genel Kurul kararı ile şirketi feshedebileceği bir hakkı varken Limited şirketin feshi davası açılamayacağı ön görülmüş ve davacının hukuki yararının olmadığı tespit edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1.DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,
2.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
5.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)