1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 27.02.2015 tarihinde “Hat Alım Formu”, "Cihaz ve Sim Kart Bilgi Formu" na istinaden “...” ve ek olarak “...” akdedildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında ... — ... — ... numaralı hatlar kampanyalı olarak davalı şirketin kullanıma açıldığını, taraflar arasında akdedilen mezkur sözleşme hükümlerine davalı borçlu tarafça riayet edilmediğini, ilgili internet kullanımı için düzenlenen 2019 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim aylarına ait faturaların son ödeme tarihi geçtiği halde ödenmemiş olması sebebiyle Abonelik Sözleşmesi hükümleri gereğince, fatura borcunun tahsiline dair işlemlere başlandığını, gelinen noktada davalı borçlu ile vadesi geçmiş olan borcun ödenmesi hususunda şifahen gerçekleştirilen görüşmelerden de sonuç alınamaması üzerine müvekkili şirket tarafından 1.615,43TL'lik haklı alacağın tahsili zımnında ... Merkezi Takip Sistemi ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafça mezkur icra takibine, borca ve faize itiraz edildiğini, davalının 02.02.2021 tarihli itiraz dilekçesinde borçlu şirket adına bir önceki şirket yetkilisi tarafından sözleşmenin düzenlenmiş olduğunu, 02.06.2015 tarihinde şirketi devir aldıklarını ve işbu sebeple müvekkili şirkete bir borçlarının olmadığından bahisle takibe itiraz etmişse bile bu hususun kabulü mümkün olmadığını, Sayın mahkemenin de malumu olduğu üzere, pay devrinin gerçekleşmesinin şartlarından ilki şirkete ait payların aktif ve pasifleriyle birlikte devredilmesi olduğunu, aktif ve pasiflerin bütün halde devredilmediği sözleşmeler geçersiz sayılacağını, dolasıyla pasiflerin devir zorunluluğu alacaklıların korunması amacına hizmet edeceğinden, pay devrinde sözleşmelerin devri bakımından da külli halefi yet ilkesinin geçerli olacağı ve alacaklıların rızası aranmaksızın sözleşmelerin de devralana intikal edeceği şeklinde yorumlanması gerekeceğini, dolasıyla abonman sözleşmesinin devam etmesiyle, sözü geçen bu sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler yeni pay sahibine geçmiş olacağını, ayrıca; ... Sözleşmesi 4.8. madde hükmü “Abone, işbu sözleşme imzalanırken ibraz ettiği belgeler ve beyan ettiği bilgilerle ilgili değişiklikleri yazılı veya ilgili hizmet kanalları aracılığıyla ...' ya bildirmedikçe sözleşmede belirttiği bilgiler doğru kabul edilecektir. Bu kapsamda abone Sözleşme akdedilirken vermiş olduğu kişisel bilgilerini, bu bilgilerde değişiklik oldukça ...' ya bildirmek ve ... nezdindeki bilgilerinin güncel kalmasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde düzenlendiğini ve yine Abonelik Sözleşmesi'ne göre “... Bu kişinin herhangi bir nedenle Firmamıza/Kurumumuza ait hatlarla ilgili işlem yapma yetkisinin kalkması halinde, durumu derhal ...'ya yazılı ve ıslak imzalı bildireceğimizi, bu durumun bildirilmemesi nedeniyle doğacak herhangi bir zarardan ...'nın sorumlu tutulmayacağını gayri kabili rücu beyan ederiz.” denilmek suretiyle Abone'nin işlem yapmaya yetkili kişisinin değişmesi halinde ...'ya bildirmesi gerektiğini açıkça belirtildiğini, müvekkili şirketin davalı borçludan olan alacağı kayıtlar, belgeler, faturalar, ile sabit olduğunu belirterek, İtirazının iptaline, davalı aleyhine 9020'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, Karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin davaya cevap vermemiş olduğu görüldü.
Mahkememize sunulan 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının takibe konu alacak iddiasının dava dilekçesi ekinde sunulu faturaya dayandığı, ancak davacı ticari defterlerini sunmadığından alacağın hangi faturalardan kaynaklandığının tespit edilemediği, dava dilekçesi ekinde sunulu faturaların taraflar arasındaki sözleşmenin “MALİ HÜKÜMLER” başlıklı 5. Maddesine uygun olarak düzenlendiği ve 5.2 maddesine uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş sayıldığı, dava dosyasına sunulan delillerin incelemesi sonucu davacının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması, dosyaya sunulu mevcut delillere göre davacının takibe konu alacak iddiasının bu aşamada ispata muhtaç olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 10.12.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 410 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 610 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. KANAAT VE GEREKÇE Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Yargılama aşamasında davacı vekili ... İsen tarafından dosyaya sunulan 15/04/2024 tarihli dilekçe ile dava konusu alacağın davalı tarafından ödendiğini davanını konusuz kaldığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiş oldukları anlaşıldığından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1.Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile noksan kalan 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda verilen karar HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/09/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)