Esas No
E. 2010/6468
Karar No
K. 2012/3206
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2010/6468 E.  ,  2012/3206 K.

"İçtihat Metni"2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa aykırı davranmak suçundan sanıklar ..., ... ve ...'nın, 2499 sayılı Kanunun 47/A-2, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59. maddeleri uyarınca l'er yıl 8'er ay hapis ve 10.708,00'er Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesine göre 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.07.2009 tarihli ve 2006/354 esas, 2009/560 sayılı kararına itirazın reddine ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2009 tarihli ve 2009/945 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.05.2010 gün ve 28062 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2010 gün ve KYB. 2010-113850 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, sanıkların ... Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören ... Pak Gıda San. ve Tic. A.Ş. hisse senetleri üzerinde yapmış oldukları alım satım işlemleri ile yapay olarak sermaye piyasası araçlarının arz ve talebini etkileyip, aktif bir piyasanın varlığı izlenimini uyandırarak fiyatları aynı seviyede tutmak, artırmak veya azaltmak biçiminde 26.03.2003-10.04.2003 tarihleri arasında işleme dayalı manipülatif faaliyetlerde bulunmak suretiyle 19,3 milyar Türk lirası kar elde ettikleri olayda, menfaatin manipülatif faaliyetler sonucu borsada işlem yapan diğer yatırımcılar zararına gerçekleştiği, mağduru tespit edilemeyen kamu zararının doğduğu, buna bağlı olarak borsa müessesinin yaralandığı, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile korunması gereken değerlerin korunamadığı, 5271 sayılı Kanunun 231/6 maddesinde yer alan objektif unsurun gerçekleşmediği gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5271 Sayılı CMK.nun 231. maddesindeki düzenlemeden "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde,

CMK.nun 231/5. madde fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.

Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılması gerektiği cihetle, dava konusu olayda isnat edilen fiilin işlenmesi neticesinde mağduru belirlenmiş bir zarar veya kamusal anlamda somut bir zarar söz konusu olmamasına nazaran,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden REDDİNE, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.