11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2011/13503 E. , 2013/6492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
2.5237 sayılı TCK nun 157, 62, 52 ve 53 . maddelerinin uygulanması ile 10 ay hapis ve 6.080.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair. I) Sanık müdafiinin, "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 30.01.2004 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
1.Mahkemenin alt sınırdan ceza tayinine yönelik takdiri uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleriyle yapılacak uygulamanın, 01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43, 62. maddeleriyle yapılan uygulamaya göre daha lehe sonuç doğuracağı gözetilmeden, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak sağlayacak şekilde birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa tespiti de yapılmadan, 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesindeki hapis cezasının üst sınırının 8 yıl olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun sanık lehine olduğundan bahisle yazılı şekilde sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
Kabule göre de;
2.5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.