Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/890
Karar No
K. 2023/890
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/890 Esas - 2024/632

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO: 2023/890 Esas
KARAR NO: 2024/632
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ....
VEKİLİ: Av. ...
İHBAR OLUNAN: ....
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2023
KARAR TARİHİ: 20/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında süregelen ticari ilişki nedeni ile davalı şirketin, taraflar arasındaki fatura alacaklarından kaynaklanan alacağı nedeni ile davacı şirkete 395.240,17 TL borcu bulunduğunu, Davacı ticari ilişki sebebi ile üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, faturaya konu işlere dair yapılacak olan tüm hususları davalıya teslim ediğini, Ancak davalı yan, yapılan edimlerin karşılığı olan işlerin bedellerini davalıya ödemediğini, Bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız bir icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlu, 31.10.2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, Davalının mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına, davalı aleyhine takip konusu alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın diğer ortak ...’ye ihbarını talep ettiklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Davaya konu sözleşmeye ilişkin yapım işleri geçici kabul tutanağı incelendiğinde davacının işi bitirdiği tarihin 03.09.2023 olduğu görüleceğini, Sözleşme Eki 4 İş Programına göre Sözleşmeye konu iş kalemlerinin sözleşme şartlarına uygun olarak tamamlama süresi 20 (yirmi) gün olarak belirlendiğini, Firmaya yer teslimi 01.11.2022 tarihinde yapıldığını, bu durumda işin tamamlanma tarihi 21.11.2022 olması gerekirken takriben 286 gün gecikme ile 03.09.2023 tarihinde iş tamamlandığını, Sözleşme 29/1 maddesine göre; Yüklenici tarafından verilen süre uzatımları hariç, Altyüklenici, işbu Sözleşme kapsamında ifa etmeyi taahhüt ettiği İşleri ve hizmetleri İş Tamamlanma Tarihi’nde ve/veya Sözleşme ile proje ve şartnamelerine uygun olarak eksiksiz, kusursuz ve tam olarak teslim edemediği takdirde ve ayrıca İşe Başlama Tarihinde İş’e başlamaması durumunda Altyüklenici’ ye; Sözleşme Bedeli’ nin %0,06 (on binde altı)’sı oranında günlük gecikme cezası uygulanacağını, Bu madde hükmü kapsamında firmaya esasen bir gecikme cezası uygulanması gerekmekte olup bu sebeple, davacının iddia ve beyanlarını kabul ve ikrar anlamına gelmemesi kaydıyla, davacının talep etmiş olduğu tutarlar tamamıyla hatalı olmakta olup kabulü mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE;

Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 14.06.2024 tarihli raporda özetle; "Usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olan ve genel olarak birbirlerini doğrulayan taraflara ait ticari defterlerde tarafların birbirlerine düzenlemiş oldukları faturaların kayıtlı olduğu, davacı taraf kayıtlarında davalı ortak girişimden 455.912,27.-TL bakiye alacak kaydının bulunduğu, davalı ortak girişim kayıtlarında ise bu tutardan 2.238,24.-TL ve 2.595,62.-TL tutarlarındaki sözleşme damga vergisi işlemlerinin mahsup edilerek bakiye borç miktarının 451.078,41.-TL olarak kayıtlı olduğu, Davacının işi geç teslim ettiğine ilişkin verinin dosya içerisinde bulunmadığı, davacının işi süresinde teslim ettiği yönünde kanaate varıldığı, Her ne kadar geç teslim yönünde veri bulunamamış ise de Sayın Mahkemenin aksi görüşte olması halinde davalının talep edebileceği ceza miktarının 19.070,14 TL olduğu, davacının alacağından mahsubu halinde davacının alacağının 432.008,27 TL olacağı, Davacının 395.240,17 TL talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde bu miktarı talep edebileceği, Davacının kanuni faiz talebinde bulunduğu görülmüş, davacının takip talebinden sonra talep doğrultusunda kanuni faiz talep edebileceği, Tespit ve hesaplanmış olup" şeklinde görüş bildirmiştir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir, davacı taşeron davalı ise yüklenicidir.

Davacı, davalının davacıya faturadan kaynaklı olarak 395.240,17 TL asıl alacak borcunun olduğunu, faturaya konu işlerin davalıya teslim edildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini, beyanla takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise, alacağın zamanaşımına uğradığını, davalının ifa etmesi gereken işleri geciktirdiğiniişin bitmesi gereken tarih olan 21/11/2022 tarihinde değil, 286 gün gecikme ile 03/09/2023 tarihinde tamamlandığını sözleşme gereğince günlük %0,06 oranında gecikme cezası uygulanması gerektiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.

.... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı ve dava dışı .... aleyhine 395.240,17 TL asıl alacak, toplamda 77.143,11 TL işlemiş faiz toplamı 472.383,28 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, takibin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.

Davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince eser sözleşmelerinden kaynaklanan alacak talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğramadığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Davacı ile davalının adi ortak sıfatıyla bulunduğu .... Girişimi arasında 21/10/2022 tarihli, -zeyilname ile- 426.802,62 TL +KDV birim fiyatlı .... sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 29.1. Maddesinde "yüklenici tarafından verilen süre uzatmaları hariç, altyüklenici işbu sözleşme kapsamında ifa etmeyi taahhüt ettiği işleri ve hizmetleri iş tamamlama tarihinde ve/veya sözleşme ile proje ve şartnamelere uygun olarak eksiksiz kusursuz ve tam olarak teslim etmediği taktirde ve ayrıca işe başlama tarihinde işe başlamaması durumunda altyükleniciye sözleşme bedelinin %0,06 (on binde altı) oranında günlük gecikme cezası uygulanır..." maddesi bulunmakta olup işin 03/10/2023 tarihinde geçici kabulünün yapıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında 21/10/2022 tarihli, akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, işin teslim edildiği, sözleşmenin ifa ile son bulduğu uyuşmazlık konusu olmayıp, yine davalı tarafından işin eksik ya da ayıplı ifa edildiği, ya da iş bedeline yönelik bir itiraz da bulunmamaktadır.

Davalı tarafın cezai şartla ilgili sanvunması mahsup itirazı niteliğinde olup, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde işin davacıdan kaynaklanan nedenler ile sözleşmede ön görülen süreden sonra teslim edilmesi nedeniyle gecikip gecikmediği ve davalının cezai şarta ilişkin mahsup talebinin kabul edilebilir olup olmadığı üzerinde durulması gerekir. Sözleşmede belirtilen cezai şart 6098 sayılı TBK'nın 179/II. maddelerinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. .... sayılı ilamında "...sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmadıkça, gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerekir. Aksi halde cezai şart isteme hakkı düşer. Gecikmiş ifadan önce keşide edilen ihtarla gecikme cezası isteme hakkı saklı tutulmuş, sözleşmede cezai şart talep edebilmek için ihtirazi kayda gerek olmadığı kararlaştırılmış ise ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek davranışları mevcut ise sonradan yapılan teslimde çekince konulmamış olsa dahi cezai şart isteme hakkı düşmez. Saklı tutma, teslim-kabul tutanağına bir kayıtla veya teslimden önce yükleniciye gönderilecek bir ihtarname ile yahut iş bedelinin ceza alacağı kesilerek ödenmesi gibi buna delalet eden bir fiille gerçekleştirilir ve kanıtlanabilir..." şeklindeki içtihadında da anlaşılacağı üzere davalı yüklenici iş bedelini yedinde tuttuğu ve cezai şart alacağının bu nedenle düşmediğinin kabulü gerekir.

Dosya kapsamındaki sözleşme ve ekleri, bilirkişi raporu ve geçici kabul tutanağından anlaşılacağı üzere işin bitim süresinin 21/11/2022 olduğu, davacı tarafından ilave işlerin yapıldığı, ilave işler için 10/07/2023 tarihli zeyilnamenin düzenlendiği, geçici kabulün 03/10/2023 tarihinde yapıldığı, sözleşme bedelinin keşif artışları dahil olmak üzere 426.802,62 TL +KDV olduğu, geçici kabul itibar tarihinin ise 09/09/2023 olduğu bu tarihinde sözleşmede belirtilen 21/11/2022 tarihinden 292 gün sonrası olmasına rağmen sonradan düzenlenen 10/07/2023 tarihli zeyilnamede cezai şart yönünden bir maddenin yer almadığı, davalı yanın cezai şart istemini saklı tutmaksızın düzenlediği zeyilnamede işin süresinin değiştirildiği anlaşıldığından davalının cezai şart isteminin bu nedenle talep edilemeyeceği kanaatine varılarak mahsup talebi kabul edilmemiştir.

Bu nedeler ile incelenen taraf ticari defterlerinde taraflar arasında düzenlenen faturaların defterlerde -damga vergisi dışında- uyum içerisinde kayıtlı olduğu davalı ortak girişimin defterlerinde bakiye borç miktarının 451.078,41 TL olarak kayıtlı olduğu, ödeme iddiasının da dosya kapsamında bulunmadığı, ezcümle alacağın likit ve istenebilir olduğunun da kabulü ile davacı lehine inkar tazminatına hükmedilerek aşağdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulü ile, .... Esas sayılı takip dosyasında davalı ... İnş. Tur Mad. En. Ürt. Tic. Ve San AŞ’nin itirazının 395.240.17 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına,

2.Asıl alacak üzerinden hesaplanan 79.048,03 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3.Davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,

4.Alınması gereken 26.998,86 TL harçtan peşin alınan 4.387,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 22.611,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 4.387,80 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.657,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 95,00 TL tebligat ve müzekkere gideri 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.095,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 61.286,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

10.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,

Dair davacı vekilinin, davalı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden ihbar olnuan ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 20/09/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.