12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait, ----- plakalı araçta, dolu yağması nedeniyle "dolu hasarı" meydana geldiğini, hasar onarım bedeli olarak müvekkile, 29.746,84-TL bedelli fatura kesildiğini müvekkil de bu fatura bedelini ödediğini, Müvekkil şirketin aracı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğu için, müvekkil şirket, ödediği onarım bedeli için davalı sigorta şirketine, 28.10.2022 tarihli, ------ nolu, 29.746,84-TL bedelli e-fatura(yansıtma faturası) tanzim edildiğini, hasar bedeli için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, müvekkil şirkete, 30.09.2022 tarihinde yalnızca 6.750-TL ödeme yaptığını, kalan bakiye olan 22.996,84-TL'nin ödenmesi için davalıya, ----.Noterliği'nden, 29.11.2022 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarname gönderildiini, Tebliğ alınan ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığı için, bu kez, ----.İcra Müdürlüğü'nün ----Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını Ancak davalı/borçlu icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza dava zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğunu zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilimiz şirkete hasar aşamasında başvuru yapılmış olup trafik kazası sonucu müvekkilimiz şirket tarafından başvurana, araç hasarına ilişkin olarak toplam 6.750,00 tl tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkil şirketin sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, davacı tarafça belirtilen araç pert bedeline ilişkin tutarlar son derece fahiş olup işbu raporun kabulü mümkün olmadığını, dosyanın uzman bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkilimiz şirket’in faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle zamanaşımı def’isinin dikkate alınarak açılan davanın reddine, , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Kazaya karışan ------ plakalı araç sürücüsünün söz konusu olay ve hasarlarda alabileceği bir tedbir olamayacağı, herhangi bir kusurunun olmadığı, davaya konu hasarların onarım bedelinin 7.965,00 TL olduğu, Davalı Sigorta şirketinin hasar bedeli olarak 30.09.2022 tarihinde 6.750,00 TL ödemiş olduğu, Bu durumda davacının talep edebileceği zarar bedelinin 7.965,00 TL- 6.750,00 TL— 1.215,00 TL olduğu, işlemiş faiz talep edilmediği, Davaya konu olan Sigorta Hasarının, Davalı sigortacı -----. tarafından düzenlenen, sigortalısı ----. Başlangıç tarihi 24.09.2021, Bitiş tarihi 24.09.2022, Plaka numarası ----- , Poliçe numarası ---- olan ----- Poliçesi, Teminatı Altında olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Sigorta sözleşmesinden doğan taleplerin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gözetildiğinde zamanaşımı definin reddi gerekmiştir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları 'nınA/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır. Usul ve yasaya uygun denetime elverilişli bilirkişi raporları incelenmekle davalı yana kasko sigortalı olan ----- plakalı araç sürücüsünün söz konusu olay ve hasarlarda alabileceği bir tedbir olamayacağı, herhangi bir kusurunun olmadığı, davaya konu hasarların onarım bedelinin 7.965,00 TL olduğu, Davalı Sigorta şirketinin hasar bedeli olarak 30.09.2022 tarihinde 6.750,00 TL ödemiş olduğu, Bu durumda davacının talep edebileceği zarar bedelinin 7.965,00 TL- 6.750,00 TL— 1.215,00 TL olduğu, tespit edilmekle davanın belirlen miktar üzerinden kısmen kabulüne fazlaya yönelik talep ispat edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1.Davalının ----İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 1.215,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2.Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4.Karar harcı 427,60 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 277,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 149,85 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 277,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 457,65 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.133,75 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 324,07 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 'nin 13. Maddesinde ki esaslara göre belirlenen 1.215,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 'nin 13. Maddesinde ki esaslara göre belirlenen 1.215,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 164,84 TL'nin davalıdan, 2.955,16 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair taraflara (e- duruşma sistemi üzerinden) miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.