Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/130
Karar No
K. 2024/692
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/130 Esas
KARAR NO: 2024/692
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/02/2023
KARAR TARİHİ: 24/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 03.10.2022 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Tekirdağ ili istikametinden İstanbul ili istikametine seyri esnasında direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya ...’e çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında alınan kusur raporundan da anlaşılacağı üzere kusurun tamamı ... plakalı sürücüye ait olduğunu, davacı yaya konumunda olup, hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı, meydana gelen kazadan sonra ağır yaralandığını, kalıcı sakatlığı bulunduğunu, davacı kaza tarihinde 50 yaşında olup, ağır engelli kaldığını, bu sebeple olay tarihi itibari ile geriye kalan ömrü de dikkate alınarak davacı lehine iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiğini, trafik kazalarından doğan sorumluluk hali kusursuz sorumluluk olduğundan 2918 sayılı KTK ve TTK’ya göre bedensel ve maddi zararları aracı güvence altına alan sigorta kusursuz sorumlu olduğunu, bu sebepledir ki davacının maddi zararlarının sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ... A.Ş. tarafından sigorta edildiğini, bu nedenle davacının uğramış olduğu maddi zararların kaza tarihindeki sigorta poliçesi limitleri dahilinde davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacı için HMK 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, harca esas olmak üzere şimdilik 50,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00TL maddi tazminatın hesaplanarak, kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ve kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu, sigortalı ...'a ait, ... plakalı araç için; davalı şirketçe, 21.09.2022- 21.09.2023 tarihleri arasında, ... no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, davalı şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 1.000.000-TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktar maksimum talep edilebilecek miktar olup, davalı şirketin asıl sorumluluğu gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmadığını, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusur oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, teminat limitlerini bildirmemiz davayı kabul anlamında olmadığını, yapılacak inceleme sonucunda şirketimiz sorumluluğunda bir bedel ortaya çıktığı takdirde Poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin sorumluluk limiti olarak esas alınması gerektiğini, Karayolları Zorunlu (Trafik) Mali SorKarayolları Zorunlu (Trafik) Mali Sorumluluk Sigortası, kara yolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel ve eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımakta olduğunu, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığını, davacı taraf, 03.10.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle iş bu davayı ikame ettiğini ve sigortalı araç sürücüsünün kusuruna dayanarak zararının tazminini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere; olaydaki kusur dağılımının şüpheye yer bırakmayacak derecede nesnel, tarafsız ve hükme esas teşkil edecek nitelikte bir raporla ortaya konması gerektiğini, Bu sebeple kazaya karışan tarafların ve diğer ilgililerin kolluk biriminde ve savcılıktaki ifadelerinin, Savcılık soruşturma dosyasının ve varsa ceza dava dosyasının celbi gerektiğini, davalı şirketin Adli Tıp Kurumundan alınmış olan kusur oranını kabul etmediğini ve tekrardan kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kusur oranının öğrenilmesinden sonra, davacının geçici ve sürekli sakatlık iddialarının da araştırılması gerektiğini, davacıda gerçekten kısmi işgücü kaybı oldu mu, davaya konu trafik kazası ile davacının işgücü kaybı arasında illiyet bağı var mı, davacının maluliyet, iş gücü kaybı oranı vs. tespitlerin Adli Tıp Kurumu'nca yapılması gerektiğini, bu sebeple davacının tüm tedavi evrakının da davacının tedavi olduğu hastaneden celbi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri poliçe teminatından karşılanmasının mümkün olmadığını sorumluluk ... Kurumunda olduğunu, manevi tazminatların teminat dışı olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kusur ve sakatlık oranının tespitinden sonra gerçek zararın varlığı ve miktarının belirlenebilmesi için, davacının yaşı, geliri, muhtemel yaşam süresi, maluliyet oranı gibi verilerle birlikte aktüeryal hesaplama yapılması zorunluluğu olduğunu, davacının söz konusu olaydan dolayı ... kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerekli olduğunu, ilgili ... Kurumu’na müzekkere yazılmak sureti ile dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenen rücuya tabi geçici iş göremezlik ödeneği ve maluliyet nedeniyle bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bulunup bulunmadığı, var ise tutarının sorulmasının gerektiğini, davalı şirket müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiş olmakla herhangi bir temerrüdüdünden bahsedilemeyeceğini, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve ilgili ferilerin istenilmesinin hukuki olmadığını, bu nedenle davalının temerrüdünden bahsedilemeyeceği için olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesi mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davada eğer faiz hükmedilecekse, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, bu nedenle talep edilen faize ve faiz oranını tamamen reddedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle cevaplarımızın kabulüne, haksız ve mesnetsiz açılan davanın usulden ve esastan tamamen reddine, masraf faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibari ile; Tazminat davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar incelenmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumun Başkanlığı tarafından düzenlenen 08/08/2024 tarihli kusur raporda:"Mevcut verilere göre; A) Davacı yaya ...'in kusursuz, B) Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor hazırlanmıştır.

Davacı vekili 24/09/2024 tarihli duruşma zaptındaki beyanında davadan feragat ettiğini bildirdiği, ayrıca davalı vekili tarafından 23/09/2024 Uyap havale tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup,

HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir.

HMK.nun 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir.

Bu kapsamda, davacı vekili ile davalı vekili tarafından davadan feragat edildiği, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2.Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.Yargılama giderlerinin davacı üstünde bırakılmasına,

4.Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,

5.3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair,

HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog