10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, takibe ilişkin ödeme emrinin 27/07/2016 tarihinde borçlulara tebliğ edildiğini ancak borçluların yetkiye - borca - faize ve diğer tüm ferilerine itiraz etmesi sonucu takibin durdurulduğunu, takibe konu alacağın finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklandığını, borçlu ile müvekkili şirket arasında .... Noterliğinin 25/03/2004 tarihli ... yevmiye / ... sözleşme numaralı düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlunun ödemelerini aksatması üzerine .... Noterliğinin 27/12/2004 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek davalıya süre verildiğini ancak davalıya verilen süre içerisinde ihtarnamede belirtilen borçların ödenmemesi nedeniyle bu kez davalı kiracıya ve ipotek borçlularına .... Noterliğinin 05/04/2005 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek muaccel hale gelen tüm borçlarının ödenmesi aksi takdirde kanuni yollara başvurulacağının ihtar edilmesine rağmen yine sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan takibin devamını, borçluların %20'den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Gerek davalıların ikametgahı gerekse gayrimenkulun bulunduğu yer olan ... ili ... ilçesi göz önüne alındığında usul ekonomisi gözetilerek davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, finansal kiralama sözleşmeleri adi kira sözleşmesinin tabi olduğu hükümlere tabi olup 5 yıllık zamanaşımı süresinin finansal kiralama sözleşmeleri için de geçerli olduğunu, bu nedenle davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, davacı ile davalılardan ... ... arasında imzalanan 25/03/2004 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin teminatı olarak müvekkillerinin konutlarının üzerine ipotek tesis edildiğini, bahse konu ipotek tesis edilmesinden müvekkillerinin davacının kendilerine yaptığı icra takibi ile haberdar olduğunu, davacının davaya konu alacağın tahsili için daha önce de ipotek alacağının paraya çevrilmesi amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, müvekkilleri tarafından kiralama bedelinin ödenmesi ve itirazın iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasıyla görülen yargılama neticesinde davacının müvekkillerinden herhangi bir alacağının olmadığı ve finansal kiralama sözleşmesinin ifa hukuksal nedeni ile sona erdiği hususunda Mahkemenin karar aldığını ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacı şirket ile davalılardan ... ...'nin aralarında akdettikleri finansal kiralama sözleşmesinde bahsi geçen vekaletnamede müvekkillerine ait gayrimenkullere ipotek tesisi hususunda doğrudan doğruya açık bir yetki verilmediğini, davacının alacağını diğer davalı ... ...'den istirdat davası açarak alması gerekirken müvekkillerinin sahibi olduğu gayrimenkuller üzerinden tahsile çalışmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, izah edilen nedenlerle icra takibinin iptali ile davacının takip konusu alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; Davacı vekilinin 01/12/2020 tarihli beyan dilekçesi ekinde davalılara çıkarılmış olan ihtarname ve tebliğ şerhinin aslı gibidir sureti, ... Tapu Müdürlüğünün 04/10/2021 ve 30/11/2020 tarihli müzekkere cevapları ekinde vekaletname fotokopileri, ... Bankası A.Ş. 17/06/2019 tarihli müzekkere cevabı ekinde ... ...'ye yapılan 37.145,00-TL bedelli havale dekontu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ve gerekçeli karar, .... Noterliğinin 05/04/2005 tarihli ... numaralı finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğine dair bildirimi, .... Noterliğinin 25/03/2004 tarihli ... yevmiye / ... sözleşme numaralı düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi (sureti), .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, ... Müdürlüğünün ...
E. Sayılı icra dosyası fotokopisi, ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Dava; itirazın iptali davasıdır. ... İcra Müdürlüğü'nü ... Esas Sayılı icra dosyası incelendiğinde; ... tarafından borçlu ... ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ...'ye 70.000-USD (Harca esas değer:207.081,00-TL) üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, borçluların itirazı üzerine alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Bankacı ve mâli değerleme uzmanı bilirkişi ...'ye tevdii edilen dosyada tanzim olunan 29/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...Ş. ile davalılardan ... ... arasında akdedilen 25/03/2004 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... marka araç için kiralama işleminin gerçekleştiğini, sözleşmeye ...'in kefil olduğunu ayrıca diğer davalılara ait gayrimenkul üzerine 1. dereceden 70.000-USD karşılığı ipotek tesis edildiğini, ipoteğin açılmış açılacak tüm kredilerin teminatı olarak tesis edildiğini, davalının ödemeleri aksatması nedeniyle 05/04/2005 tarihinde ihtarname keşide edildiğini ve hemen akabinde 08/05/2005 tarihinde kiralamaya konu araçta dorsenin çekicinin üzerine devrilmesi nedeniyle hasar oluştuğunu, sigorta şirketi ... A.Ş.'nin hasar bedeli olan 36.815,89-TL'yi 07/07/2015 tarihinde daini mürtehin sıfatını taşıyan davacı ...ye ödediğini, kira alacağını tahsil edemeyen davacının bu bedeli tamiratı gerçekleştiren ... A,Ş.'ye ödemeyerek riske mahsup ettiğini, kiralamaya konu aracın davacının da onayı ile ...'ye 23.000-Euro bedelle satıldığını ve bedelinin davalı tarafından 19/12/2005 tarihinde 37.145,00-TL olarak davacıya gönderildiğini, bu tahsilatlar ile finansal kiralamaya ait borcun davacı kayıtlarında 31/12/2005 tarihi itibariyle tasfiye edilmiş olarak göründüğünü, tamiratı yapan ... A.Ş.'ye olan tamir masrafı borcunun da davalı ... ... tarafından ödendiğini, sigorta kapsamına girmeyen hasarın müsebbibi tarafından ödenmesinin doğal olduğunu, bu bedelin kiralama işlemini yapan davacıdan talep edilmesi veya riskten düşülmesinin istenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, ancak ... A.Ş.'nin hasarın kiralamaya konu aracın istiap haddinden fazla yüklenmiş olması nedeniyle meydana geldiğini, bunun kullanıcı hatası olduğu ve yanıltıcı bilgi verildiği gerekçesi ile yapmış olduğu hasar ödemesini geri istediğini, yargıya intikal eden bu hususta dava dışı ... A.Ş.'nin davayı kazanması üzerine 14/04/2011 tarihinde 125.949,52-TL'nin geri ödendiğini, davacı tarafından geri ödenen bu bedelin gerçekleştirilen kiralama işlemi ile ilgili olduğu ve bu bedelin geri ödenmesi ile alacağının devam ettiğini, davacının alacağının akdedilen sözleşme kapsamında gerçekleştirilen finansal kiralama işleminden kaynaklanmış olması ve alınmış bulunan ipoteğin yapılmış yapılacak tüm işlemleri kapsaması nedeni ile kabulü sayın Mahkeme'de olmakla birlikte ipoteğin geçerliliğinin devam ettiğinin düşünüldüğünü, bu çerçevede ipoteğin alacağın teminatı olduğunun sayın Mahkeme tarafından kabulü halinde; davacının geri ödediği hasar bedeli ile gecikme masrafları ve Mahkeme giderleri ile birlikte 19/07/2011 takip tarihi itibariyle toplam alacağının 494.552,04-TL toplam alacağının olduğu, davacının anapara alacağı olan 194.141,84-TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar ipotek belgesinde belirtilen %26,825 oranında faiz tatbik edilebileceğini, ipoteğin geçerliliğinin devam ettiği ve ipoteğin 70.000-USD ile sınırlı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bankacı ve mâli değerleme uzmanı bilirkişi ...'ye tevdii edilen dosyada tanzim olunan 01/07/2020 tarihli bilirkişi Ek raporunda özetle; Davalıların itiraz ve savunmalarında belirttiği münfesih finansal kiralama sözleşmesine konu bulunan aracın onarım masrafları ve kendisi tarafından karşılanan hasar bedeli ayrıca finansal kiralama sözleşmesinin feshini müteakiben kiralananın davacıya iade edildikten sonra üçüncü şahsa satılmasından doğan alacağa kavuşmasının davacının haksız iktisabı kapsamına girmediğini, davacı tarafın münfesih sözleşme kiracısı davalı ... ...'den bulunan alacağının haksız fiil alacağı kabul edilmesi gerektiğini, haksız fiil alacağının tüm davalılarca davacı ... şirketi lehine tesis edilen teminat ipoteği kapsamında talep edilemeyeceğini, diğer yandan yer alan karşı görüş çerçevesinde belirlenen kanaat ile aynı görüşteyse davalının haksız fiilinden doğan alacağını 70.000. USD ipotek limitiyle sınırlı olarak tüm davalılardan talep edebileceğini, bu takdirde tüm davalıların takibe ve borca itirazlarının haksız bulunduğunun kabul edilmediği gerektiğini, davacının kök rapora itirazı olan faiz alacağının yanlış hesaplandığı yönündeki itiraza katılmanın söz konusu bulunmadığını, faiz oranının ipotek belgesinin 11.maddesinde taraflarca belirlendiğini ve akdedilen bu oran üzerinden 19/07/2011 takip tarihi ile hesaplanan faiz alacağının 196.268,26 TL olduğunu, mahkeme faiz oranı ve tutarı konusunda aksi görüşte ise davacı tarafından %125 oran üzerinden hesaplanan faiz alacağının 917.999,33 TL olduğunu, davacının anapara alacağı olan 194.141,84 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar ipotek belgesinde belirtilen %26,825 oranında faiz tatbik edilebileceği, tarafların icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı yönündeki taleplerinin değerlendirilmesinin mahkeme takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizin 23/12/2021 tarihli ... sayılı kararı ile; "Davanın davalı ... ... yönünden KABULÜ ile, davalının .... İcra Müd. ...
E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazların iptali ile, takibin takip talebindeki şartlarla ...
Mah. 16 ada 15 no'lu parseldeki davalı ... ...'nin hissesi oranında (1/2) aynen devamına, Davanın diğer davalılar ... ..., ... ..., ..., ..., ... ..., ..., ... yönünden REDDİNE, " dair karar verilmiş, karara davalılar vekilince yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2022/781 Esas, 2022/903 Karar sayılı, 24/05/2022 tarihli ilamı ile; "Davacının dava dışı ... AŞ ile arasındaki dava sonucu yaptığı ve içinde yargılama giderlerinin de bulunduğu hesaplamaya itibar edilmeksizin, ödenmemiş finansal kiralama bedelleri üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle borç miktarı tespit edilerek, sonucuna göre ipotek borçlusu ... ... aleyhine hüküm kurulması gerekirken; yazılı şekilde davalı ... ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" şeklinde karar verilmiş olmakla mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize gelmiş ve mahkememizin ...Esas sayılı numarasını almıştır. Kaldırma kararı sonrası taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili 18/09/2024 tarihli tüm davalı taraflarla sulh olunduğunu, davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmaması halinde kendilerinin de yargılama gideri ve vekalet ücret talepleri olmadığını, davanın konusuz kaldığını, davanın konusuz kalmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ise 18/09/2024 tarihli dilekçesiyle, karşı taraf ile sulh olduklarını, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmaması halinde kendilerinin de yargılama gideri ve vekalet ücret talepleri olmadığını, davanın konusuz kaldığını, davanın konusuz kalmasına dair karar verilmesini beyan etmiştir.
Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre " Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde tarafların dava konusu hususunda sulh oldukları ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
1.Davanın sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına
2.Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.535,93-TL'den mahsubu ile fazla alınan 1.108,33-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Taraf vekillerinin beyanları nazara alınarak, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
4.Talep edilmediğinden taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/09/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)