8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ---- alanında hizmet veren bir şirket olup davalı tarafa----------, olarak personel hizmeti verdiğini, söz konusu hizmet nedeniyle davalı adına 247.044,75 TL bedelli hizmet verildiğini ve karşılığında faturalar kesildiğini, icra dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, ancak davalı tarafından bu takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, ancak yapılan müzakereler sonucu anlaşmama ile sonlandırıldığını, uyuşmazlığın dava yoluyla giderilmesini talep etmekten baş çarelerinin kalmadığını, gelinen aşamada davalı borçlu tarafından söz konusu borcun hala ödenmemiş olması ve ilgili takibe haksız olarak itiraz edilmesi nedeniyle icra inkar tazminatının %20'den az olmayacağı hükmü karşısında somut olayın özelliklerine göre daha yüksek olabileceğinin kabulünün gerekmesi ve davalının itirazında açıkça kötü niyetli olmasının da dikkate alınarak asıl alacağın %100'ü oranında icra inkar tazminatına mahrum edilmesini talep etmelerinin gerektiğini, arz ve izah olunan nedenlerle davalarının kabulünü,------- sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, davalının asıl alacağının %100'ü oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan taraflarınca itiraz edildiğini, takip talebinin dayanak faturalarda alacağın 247.044,75 TL olduğu açıklamasının yer aldığını, muavin defter kayıtlarına bakıldığında borcun dayanağına ilişkin herhangi bir açıklama yer almadığını, 4 farklı tarihte satış fatura şeklinde kesildiği iddia edilen fatura bulunduğunu, müvekkilinin davacı şirketten bu miktarlarda hizmet almadığını, davacı şirket tarafından sözleşmesel yükümlülüklere aykırı davranıldığından icra takibi ve bu dava hukuka aykırı olarak açıldığını, iddia edildiği gibi müvekkil şirketin bahse konu faturalardan veya başka bir sebeple borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında, müvekkili şirket nezdinde çalışan personelin iş güvenliği konusunda eğitim alabilmesi için hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirket tarafından sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu sebeple de müvekkili tarafından davacıya ödeme yapılamadığını, davacı şirket tarafından iş güvenliği eğitim programları, tüm işçilerin katılabileceği saatler gözetilmeksizin, kendi müsaitlik durumuna göre ayarlanmış ve müvekkil şirkete danışılmadan belirlenmiş olup işçilerin bu eğitimden düzgün ve verimli bir şekilde yararlanması için gerekli özeninin gösterilmediğini, üstelik davacı şirket tarafından müvekkili şirketin nezdinde çalışan tam sayıda personele eğitim verildiği gibi fatura kesildiğini, örneğin davacı şirket 2023 yılının Mart ayında müvekkili şirkete 70 işçiye iş güvenliği eğitimi verilmiş gibi fatura düzenlediğini, müvekkili şirket kayıtlarına bakıldığında söz konusu dönemde çalışan sayısı 60 olduğunu, bu sebeplerle müvekkili şirketin haklı olarak almadığı bir hizmet dolayısıyla ödemezlik defini ile sürdüğünü, söz konusu faturalara da vade farkları da fatura edildiğini, eğitim verilmeyen personellere ilişkin herhangi bir borçlanma olmayacağından ve borçlanma olmadığında vade fark da olaşamayacağından bahisli davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılamadığını, yukarıda izah edilen nedenlerle davanın reddini, davaya konu takip kötü niyetli olarak başlatıldığından takibin %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına yükletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Celp ve tetkik edilen ---- dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 25/10/2023 tarihli takip talebi ile, 247.044,75 TL toplam alacak için davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, takibin borçluya 30/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 03/11/2023 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak SMMM bilirkişi 14/08/2024 tarihli raporunda özetle; davacının davalıdan taleple bağlı kalınarak 27/10/2023 icra takip tarihi itibariyle 247.044,75 TL alacaklı olduğunu, icra takibinden sonra olmak üzere 31/10/2023 itibariyle 165.849,62 TL olduğu, davacının alacağının 247.044,75 TL veya 165.849,62 TL olması hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, takip tarihinden borç ödeninceye kadar asıl alacak üzerinden % 26,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerekeceğini beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görüldü.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafın "İş Güvenliği ve Sağlığı" alanında hizmet veren şirket olup davalı tarafa "İş Güvenliği Uzmanı, iş yeri hemşiresi" olarak personel hizmeti verdiği ve söz konusu hizmet nedeniyle davalı atına 247.044,75 TL bedelli hizmet verilip karşılığında fatura düzenlendiği ve takibe konulduğu,mahkememizce tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelendiği, tarafların ticari defterlerinin yasal koşulları taşıdığından sahipleri lehine delil niteliği taşıdığı ve her iki tarafın defterleri ile hesap hareketlerinin de birbiri ile örtüştüğü ve bu kapsamda 28.10.2023 tarihi itibariyle davacı lehine 247.044,75 TL bakiyede mutabık olunduğu, davalı tarafından her ne kadar 31.10.2023 tarihinde 81.195,13 TL'lik iade faturası düzenlenmiş ise de işbu iade faturasının hem mutabık olunan miktar ve tarihten sonra hem de takip tarihinden sonra düzenlendiği anlaşıldığından itirazın iptali davasında takip tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı hususu irdelendiğinden dikkate alınmadığı ve bu halde davacının takip tarihi itibariyle 247.044,75 TL alacaklı olduğu anlaşılmış, davalının ----------dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, alacak faturaya dayalı likit alacak olduğundan hüküm altına alınan 247,044,75 TL'nin %20'si olan 49.408,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile;
1.Davalının --------dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2.Hüküm altına alınan 247,044,75 TL'nin %20'si olan 49.408,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken karar ve ilam harcı 16.875,62 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.983,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.891,93 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.983,69 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.253,54 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 127,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.127,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6.Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 39.527,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9.Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile---------------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024