2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının Bursa 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 717,60 Tl miktarındaki icra takibinin tamamına itiraz ettiğini, davalı borçlu müvekkiline olan borcu ödemediğinden hakkında icra takibi apıldığıını, davalı borçlunun ödeme emrine kısmi itirazın iptal edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında davalı şirket ilanlarının müvekkili şirkete ait gazetede yayınlanması için anlaşma sağlandığını ve ilanların yayınlandığını, bu ilanlar karşılığında davalının müvekkili şirkete ödemesi gereken miktarın 717,60 Tl olduğunu ancak davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete bu yayın ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmadığından davalı borçlu hakkında icra takibine geçildiğini, ilan içerikleri de davalı borçlu ile birlikte düzenlemiş olmasına rağmen davalı borçlunun borca haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunarak müvekkili şirket alacağını sürüncemede bıraktığını, borçla ilgili düzenlenmiş bulunan faturaları da sunduklarını, dolayısıyla borcun varlığının açıkça ortada olmasına rağmen davalı borçlunun takibe, imzalara, borca ve borcun ferilerine itirazı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilerek alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının takip aşamasında sunmadığı bir takım sözleşmelerden bahsettiğini, ancak müvekkili şirkete tebliğ edilen hiçbir sözleşme ya da fatura bulunmadığını, bu nedenle faturayı düzenleyen faturada yazılı malı teslim ettiğini veya hizmet yaptığını ayrıca ispatlamak zorunda olduğunu, davacı takip aşamasındayken dava dilekçesinde bahsettiği sözleşmeleri takip dosyasına sunmadığını, İİK madde 58 gereği alacaklı, alacağını dayandırdığı belgeleri takip dosyasına sunmak zorunda olduğunu, davacı tarafın dilekçelerinde sözleşme sunmaktan bahsettiğini,
TBK 100 madde koşullarının gerçekleşmediğini, bu nedenle ilgili herhangi bir talebini de kabul etmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 01/06/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 12/06/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 15/06/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 06/07/2018 tarihli raporunda özetle: Davacı alacaklı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davacı şirket tarafından davalı borçlu şirkete 04/03/2016-14/12/2016 tarihleri arasında 7 adet fatura düzenlediği faturaların toplam tutarının 1.991,10 TL olduğu, davacı alacaklı şirket tarafından davalı borçlu şirketten toplam 1.273,50 TL nakit tahsilat yapıldığı, davacı şirketin davalı şirketten 717,60 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 24/05/2018 tarihli celse de yasal sürenin verildiği ve davalıya usulune uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m.
220.madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya gazete ilanların yayınlanmasına dair hizmet verdiğini ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 09/05/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi davalıya ait ilanların gazetede yayınlandığı ve hizmetin davalıya verildiği anlaşılmakla bedelin ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu gibi ayrıca davalının ticari defterlerini sunmadığı ve mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın kabulu ile itirazın iptali ile takibinde devamına davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın kabulü ile, Davalının Bursa 20 icra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2.İİKnun 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 143,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 49,02 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 17,62 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 450,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 149,50 olmak üzere toplam 599,50 TL yargılama gideri ve 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 630,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/2. maddesine göre belirlenen 717,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak,
HMKnun 341 maddesi gereğince 2018 yılı itibariyle 3.560,00 Tl kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/09/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)