Esas No
E. 2023/202
Karar No
K. 2024/1552
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2023/202 Esas

KARAR NO: 2024/1552

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:27/10/2022

NUMARASI:2020/132 Esas, 2022/638 Karar

DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 27/02/2020
KARAR TARİHİ: 09/10/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12/10/2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile ... markasının İstanbul Anadolu yakası hakları ile e bir ya da daha fazla restoran açma hakkının davacıya verildiğini, satışa sunulacak ürünlerin Fransa'dan ithal ederek sözleşme uyarınca münhasıran davalı tarafından temin edildiğini, ürünlerin bedellerine ilişkin bir vade belirlenmediğini, franchise karşılığı davalıya 54.500- Euro ödeme yapılarak ödeme belgesi ile sözleşme kapsamında yapılacak tek ödeme olduğunu ve davalının başkaca bir ödeme talep etmeyeceği hüküm altına alındığını, davalı tarafın davacı siparişlerini temin edemediğini, davacının satışa sunduğu ürün çeşitliliğini düşürdüğünü ve bu suretle davacının maddi zarara uğramasına neden olduğunu, davacının sözleşmesel hakkı olmasına rağmen ...'de yeni restoran açılışını engellediğini, bunun için haksız ve fahiş tutarlar talep ettiğini, davalının müvekkilinin kazanç ve itibar kaybına neden olduğunu ileri sürerek, müvekkili lehine ürün tedariki yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle şimdilik 1.000-TL,....'de restoran açılışını engellenmesi nedeniyle 1.000-TL maddi tazminata, itibar kaybı karşılığında 20.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini, talep ve etmiş; ıslah dilekçesi ile ürün tedarikine ilişkin tazminat talebini 210.375-TL'ye, restoran açılışını engellemesine ilişkin talebini 300.000-TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ürün tedarik sürecinde üzerine düşen görevi her daim yerine getirmiş olmasına rağmen davacı tarafın hem ürün siparişi hem de ödemeler konusunda gerekli özeni göstermediğini, Fransa merkezli lisans sahibi şirket tarafından ürün gönderilmesi ve gümrük işlemleri hakkında bir çok sorun ortaya çıktığını, bu durum hem pandemi süreci öncesini hem de pandemi sürecini kapsadığını, süreçte ülkeye ürün gönderilemediğini, davalının davacı tarafa ürün satmak istememesi gibi bir durum söz konusu olmadığını,davacının ödemelerini her daim aksattığını, davacı tarafın ....'de açmak istediği mağaza nedeniyle talep edilen iddia edilen 100.000- Euro'nun yatırım bedeli olarak değil marka lisans hakkının satın alınması olarak teklif edildiğini, davalının sözleşme gereği davacı tarafı finanse etme yükümlülüğü altında olmadığını, taraflar arasındaki alt lisans sözleşmesinin feshedilmemiş olması nedeniyle davacı tarafın kazanç kaybına uğradığı iddiasının ispata muhtaç olduğunu, itibar kaybına uğrayan davalının lisans hakkı sahibi olduğu marka olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki 12/12/2016 tarihli alt-lisans sözleşmesinin ürün tedariki ile ilgili 4. maddesine göre; davacının münhasıran ... tarafından üretilen hususi ürünleri içeren satma hakkına sahip olduğu, 10. maddesine göre; davalı alt-lisans sahibi tüm özel ürünleri mevcut fiyatlar üzerinden ve masrafları .... sahibi olan davalıya ait olmak üzere yalnızca... lisans sahibinden satın alacağının belirtildiği, davacı alt-lisans sahibinin sadece lisans sahibi olan davalıdan temin ettiği... marka makaronların satışını yaptığı, ürün tedarikinin davalı tarafça yerine getirildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan görseller ile de mağazasında ürün çeşitliliğinin az olduğu, davacı tanıklarının yanı sıra özellikle dinlenen davalı tanıklarının beyanları ile de davalı şirketin ürün tedarikini aksattığı sabit olmakla bu yüzden davacının yeteri çeşitlilik ve miktarda ürün satamadığının anlaşıldığı, davalı her ne kadar bu durumun davacının ödemeleri aksatmasından kaynaklı olduğunu ileri sürmüş ise de, davacının ödemeleri yapmadığı veya geç yaptığı hususunun ispatlanamadığı, bu haliyle davalının ürün tedarikini sözleşme gereği gerektiği gibi yerine getirememesinden dolayı davacının müşterilerine yeteri miktar ve çeşitte ürün sunamamasından dolayı satışlarının azaldığı bununla birlikte yan ürünlerin satışının da azaldığının açık olduğundan davacının maddi zararının oluştuğu, ürün tedarikinde sıkıntı yaşanan dönem itibariyle mücbir sebep oluşturacak bir hal söz konusu olmadığı, davalının ürün tedarikine ilişkin yükümlülüğünü gerektiği gibi yerine getirememesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, zararın yapılması gereken masrafların mahsubu sonrası tespit edilen kar marjı kadar olacağı, bu kapsamda düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi ikinci ek raporundaki tespit ile davacın ürün tedarikinden kaynaklı (83.255-TL) ve ek ürün satışındaki düşüşten kaynaklanan (70.875-TL) zararının toplam 154.130,00-TL olduğu, oluşan bu zarara davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebep olması nedeniyle davalının sorumlu olduğu, davacının mağaza açılmasına yönelik davalının engellemesi nedeniyle zarar iddiasında bulunulmuş ise de, bu hususta taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalıya yüklenmiş bir yükümlülük bulunmadığı, sözleşmede buna ilişkin açık bir düzenleme yer almadığı, sözleşmenin 3. maddesinde alt bölgede başka mağaza açılamaz şartının bulunduğu, bu haliyle davacının yeni mağaza açma talebinin davalı tarafından koşulsuz kabul edilmesini gerektiren bir durum bulunmadığı gibi davalının yeni mağaza açmasında lisans ücreti talep etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının anlaşıldığı, davacının yeni mağaza açmasına davalının haksız şekilde engel olduğuna yönelik iddiaların ispata elverişli delillerle ispatlanamadığından, davalının davacının ticari itibarını zedeleyecek nitelikte haksız bir eylemi bulunmadığından manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, davalının ürün tedarikine ilişkin edimini yerine getirmemesinden dolayı davacının uğradığı zarar olan toplam 154.130,00-TL tazminatın dava tarihi olan 27/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Ürün tedarikindeki aksaklık sebebiyle tazminat talebi yönünden kök ve birinci ek raporda, 210.375,00-TL olarak belirlenen zararın ikinci ek raporda 154.130,00-TL'ye düşürüldüğünü, ikinci ek bilirkişi raporuna karşı dilekçede farkının sebebini, hesaplama metotları arasındaki farkları ortaya koyarak yaptıkları itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, -Davalının ....'de yapılacak mağaza açılışına engel olması ve bu nedenle müvekkilinin uğradığı maddi kayba ilişkin talebin, davalı tarafın müvekkilin yeni mağaza açmasına yönelik bir yükümlülüğü olmadığı ve sözleşmenin 3. maddesinde bölge içerisinde mağaza açmanın yasaklandığını gerekçesiyle reddedildiğini, mahkemece yapılan bu değerlendirmelerin tamamen hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesinde mağaza açma yasağının davalı taraf için olduğunu,-Mahkemenin davalı tarafça müvekkilin itibar kaybına yol açacak bir ihlali olmadığı yönünde gerekçe oluşturarak manevi tazminat talebini reddettiğini, yerel mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesinin oldukça hatalı olduğunu, düzenli müşterilerin dahi mağaza vitrinini görünce şaşkınlık yaşayıp, müvekkili şirketten alışveriş alışkanlığını dahi bırakma noktasına geldiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Taraflar arasındaki alt lisans sözleşmesinin feshedilmemiş olması nedeniyle, davacı tarafın kazanç kaybına uğradığı iddiasının ispata muhtaç olduğunu, sözleşmenin henüz feshedilmeden davacı tarafın kazanç kaybı tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, yerel mahkemece iş bu husus değerlendirilmeksizin müvekkilinin ürün tedarikine ilişkin edimini yerine getirmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu-Usul ve yasaya uygun tutulmayan ve bundan dolayı davacı lehine delil teşkil etmesi mümkün olmayan ticari defterlerin incelenmesiyle oluşturulan kök ve ek raporların dava dosyası kapsamında karara gerekçe olarak kaldırılması gerektiğini, -Yerel mahkemece verilen kararda her ne kadar "tarafların incelenen ticari defter ve kayıtları, dinlenen tanık beyanları ve harici yazışmalar ile davacının ödemeleri yapmadığı veya geç yaptığı hususunun ispatlanamadığı ve bu nedenle davacının maddi zararının oluştuğu tespit edilmiş olsa da, işbu kararın eksik inceleme ve hatalı nitelendirmeye dayalı olduğunu, davacı şirketin ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve müvekkiline atfedilemez durumların varlığından dolayı ürün tedarikinde yaşanan aksaklıklardan müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını,-Yerel mahkemece verilen kararda her ne kadar ürün tedarikinde sıkıntı yaşanan dönem itibariyle mücbir sebep oluşturacak bir halin söz konusu olmadığı belirtilmişse de, belirtilen dönemde Türkiye ve tüm dünyayı etkisi altına alan olağan hayat akşını durduran covid-19 salgınının mevcut olduğunu,-Bilirkişi tarafından hiçbir somut ve bilimsel veriye dayanmayan tamamen "tahmin ve öngörüden" ibaret "sektörde benzer cafe-restaurantların %50 kâr marjı ile çalıştığı", "çay kahve gibi içecek ürünlerinin kâr marjının %75 olduğu", "bir franchise işletmesinin 18 ay gibi bir süre içerisinde yatırım maliyetini çıkarabildiği" şeklindeki afaki tespitler ile oluşturulan raporun hükme esas alınması mümkün değilken, yerel mahkemece söz konusu tespitler dikkate alınarak müvekkilinin ürün tedarikinden kaynaklı (83.255-TL) ve ek ürün satışındaki düşüşten kaynaklanan (70.875-TL) sözde zarar ile sorumlu olduğuna kadar kısmen kabul kararının kabulünün hiçbir şekilde mümkün olmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sözleşmeye dayalı tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki 12/12/2016 tarihli alt-lisans sözleşmesi uyarınca, davalının ürün tedariki yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle 1.000-TL, ....'de restoran açılışını engellenmesi nedeniyle 1.000-TL maddi tazminat ile, itibar kaybı karşılığında 20.000-TL manevi tazminat talep ve etmiş; ıslah dilekçesi ile ürün tedarikine ilişkin tazminat talebini 210.375-TL'ye, restoran açılışını engellemesine ilişkin talebini 300.000-TL'ye yükseltmiştir.Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi ikinci ek raporu doğrultusunda, davacın ürün tedarikinden kaynaklı (83.255-TL) ve ek ürün satışındaki düşüşten kaynaklanan (70.875-TL) zararının toplam 154.130,00-TL olduğu, oluşan bu zarara davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebep olması nedeniyle davalının sorumlu olduğu, davacının mağaza açılmasına yönelik talebe ilişkin bu hususta taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalıya yüklenmiş bir yükümlülük bulunmadığı, sözleşmede buna ilişkin açık bir düzenleme yer almadığı, sözleşmenin 3. maddesinde alt bölgede başka mağaza açılamaz şartının bulunduğu, davalının yeni mağaza açmasında lisans ücreti talep etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının davalının davacının ticari itibarını zedeleyecek nitelikte haksız bir eylemi bulunmadığından manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, davalının ürün tedarikine ilişkin edimini yerine getirmemesinden dolayı davacının uğradığı zarar olan toplam 154.130,00-TL tazminatın dava tarihi olan 27/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle manevi tazminat talep etmişse de, somut olayda manevi tazminat koşulları oluşmadığından, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin manevi tazminat talebine ilişkin istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasındaki 12/12/2016 tarihli lisans sözleşmesinin 4.maddesinde, alt lisans sahibi olan davacının; "....", "...", "...", "..." serileri hariç olmak üzere, yürütülen işle bağlantılı olarak mağaza içinde, üzerinden ve mağazadan satılan ve münhasıran... tarafından üretilen hususi ürünleri içeren"...." serisini satma hakkına sahip olacağı sözleşmenin 10.maddesinde tüm özel ürünlerin mevcut fiyatlar üzerinden ve masrafları... lisans sahibi- davalıdan satın alacağı kararlaştırılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde Fransa merkezli lisans sahibi şirket tarafından ürün gönderilmesi ve gümrük işlemleri hakkında bir çok sorun ortaya çıktığını, bu durumun hem pandemi süreci öncesini hem de pandemi sürecini kapsadığını, süreçte ülkeye ürün gönderilemediğini beyan ederek, ürün tedarikindeki gecikmeleri kabul etmiş, davacının ödemeleri geciktirdiğini ileri sürmüştür.

Davalı taraf, davacının ödemeleri yapmadığı veya geç yaptığı hususunu ispatlayamamıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde, tedariğinde sorun yaşamadığı aylarda davacının cirosunun aylık 49.000-TL'ye çıktığı, ürün tedariğinde yaşanan gecikmeler sonucu 18.000-TL'ye kadar gerilediği görülmüştür. Ürün tedariğinde sıkıntı yaşanan dönem itibariyle mücbir sebep oluşturacak bir hal söz konusu olmayıp, davalı ürün tedarik yükümlülüğünü gerektiği gibi yerine getirememesi nedeniyle oluşan davacı zararından sorumludur. Davacının giderler düşülmeden ciro kaybının tamamını talep etmesi mümkün olmayıp,

İlk derece mahkemesince ikinci ek rapor doğrultusunda, ciro kaybı olan 166.510,50 -TL'den sektörel giderler düşülerek hesaplanan ürün tedarikinden kaynaklı 83.255-TL ve sektörel hesaplamalara göre belirlenen ek ürün satışındaki düşüşten kaynaklanan 70.875-TL zararının toplamı olan 154.130,00-TL'nin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin tüm; davacı vekilinin, davalının ürün tedariki yükümlülüğünün yerine getirilmemesi talebine ilişkin istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Taraflar arasındaki 12/12/2016 tarihli lisans sözleşmesine göre, davalı lisans sahibi, davacı ise alt-lisans sahibidir. Sözleşmenin 3.maddesinde; alt-lisans alan tarafın, ... Merkezi hariç, İstanbul'un Asya Yakasında ticari marka'vı kullanma hakkına sahip olduğu,.... lisans sahibinin, kendisi ticari markayı doğrudan kullanmamayı veya ticari markanın kullanma hakkını bu alt bölge içindeki diğer alt-lisans sahiplerine vermemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ... lisans sahibinin doğrudan veya başka bir alt-lisans sahibi aracılığıyla mağaza açmaya karar vermesi durumunda, önce durumu alt-lisans sahibine arz edeceği, lisans sahibinin sadece alt-lisans sahibinin başka bir mağaza açmayı düşünmüyorsa, mağaza açabileceği, her durumda, alt-bölgede bir... Mağazası açılamayacağı kararlaştırılmıştır. Mağazalar başlıklı sözleşmenin 5.maddesinde mağaza açma prosedürleri belirlenerek, alt lisans sahibi olan davacının kendi hususi bölgesinde bir veya daha fazla dükkan açacağı, sözleşmenin 9.maddesinde ilk mağazanın en geç 1 Mayıs 2017 tarihinde açılacağı, o tarihte açılmaması durumunda tarafların açılış için başka bir son tarihte anlaşacakları kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla sözleşmedeki açık düzenlemeler karşısında ilk derece mahkemesinin, davacının mağaza açma talebine yönelik olarak, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalıya yüklenmiş bir yükümlülük bulunmadığı, sözleşmede buna ilişkin açık bir düzenleme yer almadığı, sözleşmenin 3. maddesinde alt bölgede başka mağaza açılamaz şartının bulunduğu, bu haliyle davacının yeni mağaza açma talebinin davalı tarafından koşulsuz kabul edilmesini gerektiren bir durum bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi doğru görülmemiştir. Sözleşme bir bütün olarak incelendiğinde, sözleşmenin 3.maddesindeki alt bölgedeki mağaza açma yasağının davacı için değil, davalı için öngörüldüğü, davacının sözleşmenin 5.maddesindeki prosedüre uyarak alt lisans bölgesinde mağaza açmasında bir sınırlama bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının ...'de restoran açılışı yapmak istediği, davalının bunun için 100.000-Euro talep etmesi nedeniyle açılmadığı dosya kapsamı ile sabittir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde talep edilen bu miktarın taraflar arasında imzalanan sözleşmeden tamamen bağımsız olarak davacı tarafa markanın franchise lisansının 100.000-Euro karşılığında devri teklifine ilişkin olduğunu iddia etmiştir. Ancak elektronik posta yazışmalarında "Her yeni mağazanın 100.000 Euro ödemesi gerekmektedir." şeklindeki talep dikkate alındığında, ...'de restoran açılışı için davacıdan 100.000-Euro talep edildiği ortadadır. Bilirkişi ikinci ek raporunda davacı şirketin ....’de ... açılamamasından kaynaklı ciro kaybı 1.812.183-TL, kar marjı kaybı 906.084-TL olarak hesaplanmıştır. Davacının talebi ise 300.000-TL'dir.Söz konusu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişlkidir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.maddesinde, alt lisans sahibinin, aylık olarak alt lisans bölgesindeki net satışların yüzde 8'ini doğrudan ... sahibine ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Ödeme mektubu olarak nitelendirilen sözleşme ile aynı tarihli belgede; tarafların 12 Aralık 2016 tarihinde ...'ya (davacı) İstanbul-Türkiye (... hariç) Asya yakasında yer alan ticari marka...'nin özel alt lisansını vermek için bir ... Anlaşması imzaladıkları, bu alt-lisansa dahil olma ücreti olarak ...'nın, Şubat 2016 sonuna kadar üç taksitte 50.000.-Euro'luk (elli bin euro) ödemeyi ...'a (davalı) nakit olarak ödemeyi kabul ettiği, ...'ın bu giriş ücretinin tek defalık ve yalnızca alt lisans sözleşmesinin giriş ücretinin ödemesi olduğunu ve ....'dan başka bir giriş ücreti talep etmeyeceğini beyan ve taahhüt ettiği görülmektedir. Bu nedenlerle gerekçeli karardaki, davalının yeni mağaza açmasında lisans ücreti talep etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı yönündeki değerlendirme de yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle davacı vekilinin yeni mağaza açılışına izin verilmemesinden kaynaklı talebine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.

HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve ikinci ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,3-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2022 gün ve 2020/132 E- 2022/638 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-Davanın KISMEN KABULÜ ile; a) Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının ürün tedarikine ilişkin edimini yerine getirmemesinden dolayı davacının uğradığı zarar olan toplam 154.130,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddineb) Davacı tarafın restoran açılışına davalı tarafından engel olunmasından dolayı 300.000-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c) Davacı tarafın itibar kaybından kaynaklı manevi tazminat talebinin reddine,ç) Davacı tarafın dava konusu markanın devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir/haciz talebinin markanın uyuşmazlık konusu olmaması nedeni ile reddine,5-Alınması gereken 31.021,62-TL harçtan,375,1-TL peşin harç ile ıslahen alınan 8.681,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.964,74-TL harcın davalıdan alınarak, hazineye irad kaydına, 6- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.122-TL'sinin davalıdan, geri kalan 198-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,7-Davacı tarafça yargılama sırasında yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 375,1-TL peşin harç ve 8.681,78-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.111,89-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,8-Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan (tebligat+müz.+posta) 604,5-TL, bilirkişi ücreti 3.600,00-TL olmak üzere toplam 4.204,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 3.600,074-TL'sinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,9-Davalıya ait belgeli bir gider avansına rastlanılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Kabul edilen maddi tazminat üzerinden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 72.119,50- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 11-Reddedilen kısım üzerinden maddi tazminat yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 12-Rededilen manevi tazminat yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, İstinaf aşamasında; 13-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 14-İstinaf aşamasında davacı tarafça yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 196-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 416,7-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,15-İstinaf aşamasında davalıdan alınması gereken 31.021,62-TL harçtan peşin yatırılan 179,90 TL maktu, 2.453,10-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.633,00-TL nin mahsubu ile bakiye 28.388,62 TL harcın davalıdan alınarak, HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 16-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına, 17-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.