Esas No
E. 2024/242
Karar No
K. 2024/604
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/242 K. 2024/604 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/242, K. 2024/604, T. 08.10.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/242
Karar No
2024/604
Karar Tarihi
08.10.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/242 Esas
KARAR NO: 2024/604
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2024
KARAR TARİHİ: 08/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ait ... Plaka sayılı araç ile 17.12.2023 tarihinde, İstanbul/Kartal da 00.05 sularında seyir halindeyken, Davalılardan ...ın sevk ve idaresinde bulunan ve diğer Davalı ... Danışmanlık'a ai...Plaka sayılı araç, Müvekkilin aracına arkadan çarpma sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araç sürücüsü davalı ... aracı davalı ruhsat sahibinin ...Danişmanlik Otomotiv Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu ancak aracı davalı ... A.ş. Den kiraladığını, olay yerinde taraflar arasında kaza tespit tutanağı tutulmuş, tutulan tutanak neticesinde Davalının %100 kusurlu bulunduğu, Müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkili ilk olarak araç değer kaybı araç mahrumiyet bedeli ve bir kısım onarım masrafları ile ilgili olarak davalı tarafın sigorta şirketine başvurmuş sigorta şirketinden talep edilen maddi zararlarının poliçe limitinin yetersiz olması nedeniyle tamamının karşılanamayacağını belirtir cevap verildiğini, müvekkilinin aracının salt onarım bedeli dahi KDV HARİÇ 121.327,67.-TL tutmuş olup, bu onarım birçok parçanın değiştirilmesi, birçok parçanın da onarılması şeklinde ve çok kapsamlı olarak gerçekleştiğini, bununla birlikte müvekkiline ait aracın park sensörünün de hasarlandığını, ancak park sensörü kasko tarafından karşılanmadığı için masrafı müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkiline ait 2023 model ... marka araç 13/10/2023 tarihinde sıfır araç olarak alındığını, müvekkilinin aracın sıfır ve yeni olup 17.12.2023 tarihinde gerçekleşen kazadan sonra 23.02.2024 tarihine kadar onarım ve yenilenmesi yapılmış, bu süreçte aracın kullanımı mümkün olmadığını, müvekkilinin avukat olduğunu, haftanın 3, 4 günü Tuzla dan İstanbul Anadolu, İstanbul, Bakırköy, Küçükçekmece, Büyükçekmece Adliyelerine git gel yapmak zorunda olduğundan bu süre zarfında hep taksi kullanmak zorunda kalmış, yine Müvekkili görüşmeleri de bu şekilde yapılmak zorunda bırakılmış, maddi-manevi mağdur edildiğini, aracın tamir süresince müvekkilinin aracı kullanamamasından doğan zararın da davalılardan tahsili gerektiğini, aracın kazaya uğraması nedeniyle müvekkilinin aracı değer kaybına uğradığını, araçtan mahrum kalınmış aracın park sensörü Müvekkili tarafından ödenmiş, araca verilen zarar sonucu tamir süresinden dolayı hak kayıpları oluştuğunu, müvekkilinin alacakları ile ilgili olarak İstanbul arabuluculuk bürosunun.... Sayısı ile yapılan başvuru üzerine Davalılar anlaşmaya yanaşmamış, anlaşmama yönünde tutanak tutulduğunu, bu yüzden her türlü hak, alacak, talep ve dava ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 18.12.2023 tarihli trafik kazası neticesinde meydana gelen;

Araç Değer Kaybından dolayı şimdilik 1.000.-TL, Araç mahrumiyet bedelinden dolayı şimdilik 1.000.-TL, Araç park sensörü onarım bedelinden dolayı şimdilik 3.500.-TL, Araca verilen zarar sonucu oluşan tamir süresinden doğan gün kaybından dolayı şimdilik 500.-TL olmak üzere toplam 6.000.-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle beraber Davalılardan alınarak Davacı Müvekkile ödenmesi ve kazaya karışan Davalıya ait ...plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin zaruri olduğunu, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı... Çözümleri Ticaret Anonim Şirketi vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin geliştirdiği ...isimli mobil uygulama sayesinde, kullanıcıların anlık hızlı bir şekilde araç kiralayabilecekleri bir sistem geliştirdiğini, bu sistem sayesinde kullanıcılar kendisine yakın konumda bulunan araçları görebilmekte, bulunduğu konuma en yakın aracı hızlı bir şekilde kiralayabildiklerini, bu sayede müvekkili şirket araç kiralayan kullanıcıların, araçların günlük kiralandığı sistemde yer alan araçları belli bir noktadan teslim alıp, belli bir lokasyona teslim etme zorunluluğu vb dezavantajlarından kurtulmasını sağlamış, kullanıcıların kısa süreli araç kiralama ihtiyacına bir çözüm sunduğunu, müvekkili şirketin geliştirdiği araç paylaşımı sistemi sayesinde bir yandan trafiğe çıkan araç sayısını azaltarak trafik yoğunluğunun azalmasını sağlarken, diğer yandan kullanıcıların yakıt giderlerinden tasarruf etmesini ve buna bağlı olarak karbon emisyonunun da azalmasını sağladığını, mobil uygulamaya telefonlarına indiren müşteriler öncelikle ehliyet fotoğrafını sisteme yüklemekte, ardından sözleşmeyi okumakta ve sözleşmeyi onayladığına dair bir video çekerek yine sisteme bu videoyu yüklediklerini, sisteme yüklenen ehliyetin incelenmesi ile ehliyette yer alan fotoğraf ve sözleşme onay videosunun karşılaştırılarak kimlik tespitinin yapılması sonucunda kullanıcının hesabı onayladıklarını, hesabı onaylayan kullanıcı konum bazlı arama sistemi ile kendisine en yakın aracı bulmakta, aracın 4 açıdan 360 derece fotoğrafını çekip sisteme yüklemesinin, kredi kartını sisteme yüklemesinin ve kartından yeterli provizyon tutarının blokelenmesinin akabinde aracın kapıları açılmakta ve kiralama işleminin başladığını, torpido gözünde yer alan anahtarı kullanarak aracı kullanan kiracılar ulaştıkları yerde park yasağı bulunmayan uygun bir lokasyona araçları park etmekte, yeniden aracın 4 açıdan 360 derece fotoğrafını çekip sisteme yüklemesinin akabinde kiralama sonlandırılmakta ve aracın kapıları yine sistem sayesinde kilitlendiğini, davacı tarafından oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olarak belirsiz alacak davası ikame edildiğini, bahse konu alacak kalemleri belirsiz alacak davasına konu olabilecek kalemler değildir. Nitekim Davacı tarafından talep edilen söz konusu kalemler belirlenebilir kalemler olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesinin 1. Fıkrası kapsamında davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde ancak belirsiz alacak davası ikame edilebileceği hükmünün düzenlendiğini, davacının talep ettiği kalemlerin belirlenebilir alacak kalemleri olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin tazminat somut ve belirlenebilir bir alacak kalemi olduğu gibi araç mahrumiyet bedeli olarak talep edilen alacağın ise bilirkişi tarafından hesaplanamayacak ve mutlaka somutlaştırılması gereken bir alacak kalemi olduğunu, davacı tarafından araç mahrumiyet bedeli talep edildiğini, araç mahrumiyet bedeli şeklinde bir standart bir tazminat bedeli talep edilemeyeceğini, davacının iddia ettiği üzere aracın onarımda kaldığı süre boyunca günlük afaki bir rakam üzerinden tazminat bedelinin belirlenemediğini, davacı tarafından aracın onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamaması sebebi ile nasıl bir zarara uğradığı, ne kadar gelir/kazanç kaybına uğradığı iddialarının ispatlanmasının gerektiğini, bu kapsamda hali hazırda davacı tarafından söz konusu talep ile dava ikame edilebilmesi için zaten Davacı tarafından talebin somutlaştırılması gerektiği bahse konu davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket kaza nedeni ile sorumlu olmamakla beraber kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya kaza sonucunda zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketinden ve kasko sigorta şirketinden ödenen tazminatların hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket kaza nedeni ile sorumlu olmamakla beraber kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkili şirketin sorumlu olacağı varsayılacak olsa dahi davacının taleplerini trafik ve kasko poliçesi kapsamında ilgili sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... Limited Şirketi vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davada taraf olma sıfatlarının olmadığını, müvekkilinin kazaya karışan... plaka sayılı aracın, 17/12/2023 kaza tarihinde trafik sicil kaydında maliki olduğunu, dava ko8nusu aracın 17.12.2023 kaza tarihinde kiracı/ ...Tic A.Ş. tarafından işletilmekte olup.Karayolları Trafik kanununun 85 . maddesi gereğince aracın işleteni zararlardan sorumlu olduğunu, sözleşmede araçların kasko ve imm poliçelerinin kiracı tarafça yapılacağı, hasar onarım işlemlerinden kiracının sorumlu olacağı, periyodik bakım ve arıza işlemlerinin kiracı tarafça yerine getirileceği, hgs- otoyol- köprü geçiş ücretleri ile trafik cezalarından kiracının sorumlu olacağı ,kiracının kendi nam ve hesabına alt kiralamalar yapabileceği ve Kabis bildirimlerinin kiracı yanca yapılacağı, 2918 sayılı KTK mucibince işletenlik sıfatının ve sözleşme süresi boyunca vuku bulacak tüm kazalarda hukuki sorumluluğunun kiracı şirkete ait olacağı açıkça düzenlendiğini, kiralamanın uzun süreli oluşu, bu süre boyunca aracın fiili hakimiyetinin kesintisiz şekilde kiracı şirkette olması,kiracı şirketin aracı ticari maksatla ve önemlisi kendi nam ve hesabına alt kiralama yolu ile kazayı yapan davalı sürücüye kiralaması dikkate alındığında araçtan ekonomik olarak yararlandığı da sabit olmakla ;fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olgularının kiracı şirket açısından gerçekleştiği bu nedenle işleten sıfatının kiracı şirkete geçtiği açıkça görüldüğünü, uzun dönem kira ilişkisi, sözleşme, fatura ve ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olup Müvekkilinin kazaya karışan aracın işleteni olmadığından bu davada taraf olma sıfatına sahip olmadığını, uyuşmazlık konusu trafik kazası davacının ticari işletmesine ilişkin olmayıp ticari iş sayılması gerektiren bir nedenin bulunmadığını, buna göre görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup dava görevsiz mahkemede açıldığını, davanın görev yönünden de reddinin gerektiğini, kaza sonrası sürücüler arasında yokluğumuzda düzenlenen kaza tespit tutanağını, sürücü beyanlarını ve SMB tarafından bu tutanağa istinaden yapılan kusur dağılımını kabul etmediklerini davacı kazaya ve kusura ilişkin iddialarını ispatla yükümlü olduğunu, bilindiği gibi değer kaybı zararı, Yargıtay içtihatlarında konu aracın kazadan önceki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonraki 2.el değeri arasındaki fark olarak ifade edilmekte ve aracın kaza tarihindeki yaşı, km si,kasko değeri,onarım/değişim işlemi gören parçaların niteliği, daha önceden aynı bölgeden hasar kaydı bulunup bulunmadığı gibi kriterlere göre belirlendiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile öncelikle işleten sıfatı bulunmayan müvekkili açısından KTK.m.3 ve 85 uyarınca taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine, dava görevsiz mahkemede açılmış olmakla görev yönünden reddine, davacı talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık konusunun, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu belirlendi.

Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir.

Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.

Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

2.Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3.6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog