11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2012/7230 E. , 2013/12271 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
1.Sanığın farklı kişilere ait çalıntı çekleri ele geçirip kullandığının iddia ve oluşa uygun olarak kabul olunmasına göre sanığın 2 ayrı resmi belgede sahtecilik suçu yerine zincirleme biçimde tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozma üzerine, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
Sanığın dolandırıcılık suçunu bankanın maddi varlığı olan çeki kullanmak suretiyle işlediğinin iddia olunmasına göre suçun sübutu halinde eylemin 765 sayılı TCK'nun 504/3, 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddelerinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi