2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ------------ Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının, ----------- mh. ---------- cd. No:---------- ------------ adresli işyerinde kendi adına kayıtlı ----------- numaralı sözleşmeden doğan borçtan abone sıfatıyla sorumlu olduğunu, davalının 26 Mayıs 2015 tarihinde yapılan sözleşmenin tarafı olduğunu, kartlı sayaç abonesi olduğunu, davalının kullanılan su bedelinden sorumlu olduğunu, işbu idare alacağını tahsil etmek için abone aleyhine----------- nolu dosya ile ilk önce icra takibi başlatıldığını, işbu vaki icra takibine itiraz edilmesi üzerine 29/2/2024 tarihinde arabuluculuğa müracaat edildiğini, ancak anlaşma sağlanamadığından işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından müvekkili aleyhine ----------- E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ----------- Ödeme Emri 28.02.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emrine karşı 03.03.2023 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere takip konusu borcun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından takip konusu yapılan alacağın takip talebine göre ---------- no.lu abone numarasına ait 16.11.2022 tarihli faturadan kaynaklandığı iddia edilse de müvekkilinin söz konusu aboneliğe ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında tanzim edilen 26.05.2015 tarihli mukavele ile müvekkili şirketin ''---------- Mah. ----------- Cad. No:-------- D:--------- --------,----------'' adresinde bulunan mecurun su aboneliğini üstüne aldığını, abonelik yapılan mecura ilişkin 06.10.20215 tarihi itibariyle herhangi bir kullanım olmadığı, 04.12.2025 okuma tarihinde virane olduğu, 05.01.2016 okuma tarihinde ise tesisatın mecurun yıkılması nedeniyle iptal olmuş olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasındaki mukavelenin de 11.01.2016 tarihi itibariyle feshedildiğini, ---------- 21.03.2024 tarihli abone föyünde de görüleceği üzere fesih tarihi itibariyle 422,00-TL teminat ve 520,44-TL Sayaç bedeli müvekkiline alacak olarak yansıtıldığını, bu durumun müvekkili tarafından ödeme yapıldığını gösterdiğini, yine fesih tarihinde 422,00-TL teminat bedelinin müvekkilinin hesabından düşüldüğünü, ilerleyen süreçte müvekkilinin herhangi bir kullanımı bulunmamasına rağmen 16/11/2022 tarihinde sayaç bedeli adı altında 518,29-TL borcun müvekkiline fatura edildiğini, takip konusu alacak kalemlerinin dava konusu edilmediğini, dava konusu alacak kalemlerine yönelik taraflarına bir ödeme emri tebliğ edilmediğini, huzurdaki davada müvekkilinin kullanılan su bedelinden sorumlu olduğu iddiası ile Atık Su Bedeli ve Çevre Temzilik Vergisinin(ÇTV) ödenmediğini iddia edildiğini, başlatılan icra takibinin sayaç bedeli ve gecikme tazminatına ilişkin olup davacının takip konusu yapılmayan atık su bedeli ve çevre temizlik vergisine ilişkin de herhangi bir borcu bulunmadığını, nitekim dava konusu mecur işyeri olarak kiralanmış ve kullanılmış olup işyerlerinde çevre temizlik vergisi belediyelerce binaların tarifedeki derecelere intibak ettirilmesi üzerine her yılın Ocak ayında yıllık tutarı itibariyle tahakkuk etmiş sayılacağını, buna karşın konutlarda çevre temizlik vergisi ise su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle hesaplandığını, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle tahakkuk etmiş sayıldığını, bu hususlar dikkate alındığında takibe konu edilmeyen alacak kalemleri yönünden talepte bulunulamayacağı gibi bir anlık talep edilebileceği düşünüldüğünde dahi abonelik yapılan mecurun işyeri olarak kiralandığı göz önüne alındığında söz konusu alacak kalemlerinin faturada gösterilmek suretiyle tahakkuk ettirilmesinin hukuka ve ilgili yönetmeliğe aykırı olduğunu, nitekim dava dilekçesi ekinde sunulan ''Abone Föylerinde'' görüldüğü üzere müvekkiline tahakkuk etmiş herhangi bir atık su bedeli veya çevre temizlik vergisi borcu bulunmadığı, iş yerlerinde çevre temizlik vergisinin faturada gösterilmek suretiyle tahakkuk ettirilemeyeceği ve davacı tarafın icra takibine konu edilmeyen alacak kalemleri yönünden talebi de hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğundan reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini bilvekale saygılarımla arz ve talep ederim.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava,
İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ------------ Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. --------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.337,91 TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 28/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 03/03/2023 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali istemli olduğu, ödeme emri incelendiğinde takip dayanağının 16/11/2022 tarihli son ödeme günü 26/11/2022 tarihi olan 1.337,91-TL'lik fatura olduğu, oysa dosya incelendiğinde davalı olan borçlunun 02/04/2021 tarihli "iski istek iptali keşif başvurusu" ile kendi isteği ile abonelik sözleşmesinin iptal edildiğinin ve dahi depozito ücretinin dahi 06/04/2021 tarihinde davalı olan borçluya davacı tarafından iade edildiğinin sabit olduğu, öte yandan davacı vekilinin 24/06/2024 tarihli beyan dilekçesi incelendiğinde davalı adına kayıtlı aboneliğin binanın kullanılmadığından bahisle 11/01/2016 tarihinde iptal edildiğinin ve kartlı su sayacı yerinde olmamakla sayaç bedelinin tahsili için takibin yapıldığının belirtildiği, eldeki dava itirazın iptali istemli olmakla takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, davalının aboneliği davalı idarenin kendi beyanına göre 2016 yılında sona ermekle bu kez 2022 tarihli fatura dayanak gösterilerek yapılan takipte davacının alacağını kanıtlayamadığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Açılan davanın REDDİNE,
2.Alınması gerekli 427,60 TL dava açılırken peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
4.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 1.337,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 03/10/2024