Esas No
E. 2022/5675
Karar No
K. 2024/1146
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2022/5675 E.  ,  2024/1146 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/260 E., 2022/195 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2011/1033 E., 2021/622 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 08.01.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın davacının tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini ve kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile meslekte kazanma gücü kaybından kaynaklanan 34.516,45 TL (geçici iş görmezlikten kaynaklanmak üzere) maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 08.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, meslekte kazanma gücü kaybından kaynaklanan 146.427,27 TL (sürekli iş görmezlikten kaynaklanmak üzere) maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 08.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, 20.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 08.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı geçirdiği kazada kusursuz olduğunu, SGK soruşturmasında da davacının kusursuz olduğuna kanaat getirildiğini, aktüer bilirkişisi tarafından hesaplamanın net maaş üzerinden yapıldığını, tazminat hesaplamasının giydirilmiş ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacının gerçek maaşının dosya kapsamına göre düşük belirlendiğini, bu nedenle davacının tüm maddi tazminat hesaplamalarının düşük belirlendiğini, davacının maluliyetlik durumuna ilişkin maluliyetli oranının düşük belirlendiğini, davacının geçirdiği kaza nedeniyle %17 daimi malul olduğunu, ayak parmaklarının önemli bir kısmını yitirdiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili işverenliğin kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmadığını, aksine davalı işçinin kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğunu, kazalı işçinin işe başladığı tarihten itibaren sürekli aynı işi yaptığını, kazalının kendi tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, davalı müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, dava dosyasında birden fazla kez kusura ilişkin bilirkişi raporu alındığını, itirazlarını defalarca tekrarladıkları halde itirazlarının dikkate alınmadığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından iş gücü kaybı oranının hesaplandığını, bu rapora karşı itirazda bulundukları halde itiraz ve taleplerinin kabul edilmediğini ve dosyanın İstanbul Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmediğini, bu bakımdan davacının iş göremezlik oranının bu orana göre yapılan aktüerya hesabını, ardından söz konusu hesap dikkate alınarak verilen kabul kararını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde davacının net ücretinin 1.000,00TL olarak belirtilmiş olmasına ve emsal ücret araştırması talebi bulunmamasın rağmen dava dilekçesindeki talep ve taleple bağlılık ilkesi aşılarak emsal ücret araştırması yapıldığını, davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinden kaynaklı tazminat miktarının asgari ücret üzerinden değil de katsayıyla arttırılmış ücret üzerinden hesaplanmış olmasının kabul edilemez olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işyerinde geçirmiş olduğu kazanın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, maluliyet oranının Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin emsal uygulamaları doğrultusunda Yüksek Sağlık Kurulu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ile Adli Tıp Üst Kurulundan alınan raporlar ile yöntemince belirlendiği, Mahkemece aldırılan ve hükme esas alınan kusur raporunun olay ve oluşa uygun olduğu, davacının hesaba esas ücretinin yine isabetli şekilde belirlendiği, alınan aktüerya bilirkişi raporu ve hükme esas alınan ek raporun dosya kapsam ve içeriği ile Yargıtay uygulamalarına uygun olarak düzenlendiği, hüküm altına alınan manevi tazminatın hak ve nesafete uygun olarak belirlendiği gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğudur. İşveren, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede işçisinin yasal sınırları aşar süratte araç kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması, risklerden kaçınması, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmesi, risk değerlendirmesi yapması ve/veya yaptırması, teknik gelişmelere uyum göstermesi, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmesi, mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.

2.İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

3.Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalı ...'in, davalı şirket nezdinde çalıştığı, 08.01.2011 tarihinde işyerinde önceden imal edilen 1 ton ağırlığındaki küp şeklindeki beton rögar blokun üzerindeki delik kısımlarına demir çubuk takılarak vinç yardımıyla yaklaşık 1,5 m yukarıya kaldırıldığı ve davacının bu blok altına girerek 5x5 cm ebatlarındaki ağaç kalasları keser yardımıyla sökmeye çalıştığı esnada beton rögar blokun patladığı, bu esnada tam altında çalışan davacının kendisini beton blok altından dışarı attığı sırada kopan parçanın sol ayak parmakları üzerine düşerek yaralandığı, bu olay nedeniyle % 17 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK Başkanlığı inceleme Raporunda; olayın iş kazası olduğunun, davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece tarafların kusur durumunun belirlenmesine ilişkin farklı bilirkişi heyetlerinden 25.09.2018 ve 04.03.2019 tarihli raporlar alındığı, kazanın meydana gelmesinde davacının %30 oranında kusurlu bulunduğunun, davalı işverenin kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği, dava konusu olaya ilişkin SGK tarafından açılan rücu dava dosyasının, Denizli 4. İş Mahkemesinin 2017/264 Esas sayılı dosyası ile görüldüğü, kazanın meydana gelmesinde kazalı sigortalının %20 oranında kusurlu, işverenin kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle hüküm kurulduğu, işbu rücu dosyasının istinaf kararı ile kesinleştiği, böylelikle eldeki dosya ile çelişir nitelikle raporlar bulunduğu ancak bu çelişkilerin giderilmediği anlaşılmaktadır.

4.Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararların ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtayın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.

5.Davanın bu yönüyle yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nu oluşturmaktadır. Kanun'un 55 inci maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.”hükmüne yer verilmiştir.

6.Adalet Komisyonunun 55 inci madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme(indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği; rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri, teknik arıza ve tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna(müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”

7.Somut olayda, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, hükme esas hesap bilirkişi raporunda, davacı için Kurumca bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının tazminat tenzil edilmemesi suretiyle TBK’nun 55 inci maddesine aykırı olacak şekilde yapılan hesabın hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

8.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak farklı bir bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi gidertmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını ve kurumca bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının tazminat alacağından tenzil etmek suretiyle alınacak hesaba ilişkin raporu hükme esas almaktan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek davacının talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir.

9.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

10.O halde, davacı ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog