7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2022/39
- Karar No
- 2024/808
- Karar Tarihi
- 10.10.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, müvekkili şirketin, dava dışı ------ sahibi bulunduğu----- tapuya kayıtlı taşınmaz ile komşu parsel olan dava dışı ---- sahibi bulunduğu, ----- tapuya kayıtlı taşınmazlarla ilgili dava dışı yükleniciler ---------arasında imzalanan -------Düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” ------sözleşmesiyle devraldığını, Davacının işbu sözleşmeden önce şirket ortaklarının şahsen yaptıkları işlemlere ilaveten iki arsanın tevhit işlemlerini tamamlayıp arsanın 1/2 hissesini üzerine aldıktan sonra---- tarihinde dava dışı -------- yazılı sözleşme imzaladığını, bu sözleşmede, ------- olarak vasıflandırılan Davacı şirket, arsa sahipleriyle yaptığı “kat karşılığı inşaat sözleşmesini” feshedecek ve “yeni yüklenici” sözleşmeye göre; “YÜKLENİCİ, kendisi veya uygun göreceği bir başka gerçek/tüzel kişi ile arsa malikleri ile arasında bilahare imzalanacak olan“Düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” gereğince maliki olacağı bağımsız bölümlerden, ekli paylaşım “4 krokisinde işaretlenmiş bağımsız bölümleri bila bedel ile Davacı şirket adına tescil edeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince Davacı şirketin fesih, terkin ve devir gibi işlemleri yerine getirdiğini, davalı şirketin inşaatı tamamlayarak binadan daha önce üstlenilen borç nedeniyle ------ numaralı daireleri Davacı şirket yetkilisi'ne teslim ettiğini, ----nolu dairede ise çok fazla eksiklik bulunması nedeniyle Davacı şirketin daireyi teslim almadığını, yaşanan anlaşmazlık nedeniyle davalının teslim ettiği ---- nolu daireler ile teslim etmediği ---- nolu numaralı dairenin bila bedel devri edimini ifaya yanaşmadığını ve davalının işbu daireleri 3.şahıslara sattığını öğrendiklerini iddia ile “üstlendiği” 3 adet daire yapım-tescil ve bila bedel devir borcunu ısrarla ifa etmeyen ve bu dava nedeniyle malvarlığını 3. Şahıslara devirle davayı sonuçsuz bırakması kuvvetle muhtemel olan davalının tespit edilecek malvarlığına ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına ve şimdilik 3 daire bedeli olan 300.000 TL' nin alacağın doğduğu tarihten itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılamanın sonunda davacı vekili bilirkişi raporu ile tespit edilen 4.426.870,00 TL ye yükselttiği talebinin harcını tamamlamış olup bu bedelin ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, -----tarihli sözleşmeyi imzaladığı iddia edilen davadışı -------- temsil ve ilzam yetkisi olmadığı gibi kendisine ---- tarihli sözleşmeyi imzalaması için verilmiş özel yetki de bulunmadığını, Taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, husumet itirazları olduğunu, Taşınmaz mülkiyetini geçirme vaadi içeren bu sözleşmenin geçerliliği resmi şekil şartına bağlı olmakla resmi şekilde yapılmayan (adi yazılı şekilde yapılan) dava konusu “Sözleşme”’nin hukuken geçersiz olduğunu, geçersiz olan 26.08.2016 tarihli sözleşmenin ise taraflarına (davacı ve davalıya) hak ve borç doğurmayacağı, geçersiz sözleşme sebebiyle herkesin aldığını geri vermesi gerekeceğini, her ne kadar davacı yan tarafından, taraflarınca tapu iptali ve tescile ilişkin bir davanın açılmadığı, davalıdan gayrimenkulün devri değil sözleşmeden kaynaklanan bedelin talep edildiği üzere, hukuken geçersiz olan bir sözleşme kapsamında haksız ve hukuka aykırı olarak Sayın Mahkemeniz huzurunda sebepsiz zenginleşme kapsamında alacak talebinde bulunulan dava dosyasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ve süresinde açılmayan iş bu davanın önceliklezamanaşımı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, Kanundan doğan şekil şartlarına aykırı olarak imzalanan ve Davalı’nın tarafı olmadığı sözleşmeye dayalı olarak hak ve alacak talep edilmesinin kötüniyetli ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, ----- yevmiye numaralı ‘‘ Düzenleme Şeklinde Fesihname’’ si ile davacı taraf ve arsa malikleri ---- arasında fesihname yapıldığı ve davacının arsa malikleri dahil Davalıdan da alacağı olmadığını noter huzurunda kabul ettiğini,
Davalı şirket’in davadışı sözleşme tarafı -----borçlarını üstlenmediğini, Davalı’nın arsa maliklerinin eski yükleniciyi fesih ve ibra etmesi gereğince eski yüklenici olan davacının emek ve işlerine karşılık olarak arsa maliklerince ödenmesi gereken 600.000 TL'yi ödediğini, Davacı ile davalı arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığını, bu durumda davalının davacıya karşı hiçbir sorumluluğubulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeye dayalı alacak davasıdır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tarafların ileriye sürdüğü sözleşmeler dosyaya ibraz ettirilmiş, tapu kayıtları getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmış, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonca gidilmiştir.Dosyaya yansıyan haliyle; Dava ile ilgili ilk sözleşmenin arsa sahipleri olan ---- ile yükleniciler-------- arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi olup, bu sözleşmenin noterde yapılmış olduğu ve geçerli bulunduğu,Dava ile ilgili ikinci sözleşmenin 02/02/2015 tarihli sözleşme olup, davacımızın ilk sözleşme yüklenicilerinden inşaat sözleşmesini demir aldıkları sözleşmedir, sözleşme noterde yapılmış olup bilahare arsa sahipleri de buna noterden muvafakat verdikleri için bu sözleşmeninde geçerli bir sözleşme olduğu, böylece davacımızın yüklenicilerden hem alacaklarını temlik aldığı, hem de yüklenici olarak borçlarını nakil aldıkları, Üçüncü sözleşmenin artık yüklenici konumuna gelen davacı şirketle dava dışı ----arasında yapılan ----- tarihli adi sözleşme olduğu, bu sözlemeye dosyamızın davacısının dayandığı, sözleşmenin inşaatı tamamlama üstlenen davacımız şirketin bunun karşılığında dava konusu olan 3 adet dairenin verileceğine ilişkin sözleşme olduğu; bu sözleşmenin adi sözleşme olduğu ve ----- davalı şirketin temsilcisi olmadığı sebebiyle davalımızın bu sözleşmeye dayalı olarak davacının hak iddia edemeyeceğini savunduğu; ancak ---- bu sözleşmeden sonra ------ kat karşılığı inşaat sözleşmesini davalı ----- temsilen imzaladığı, bu sözleşmenin davalı şirketçe kabul edilmekte olduğu, aynı zamanda davalı şirketin onun işlemini benimseyerek 600.000,00 TL de fesih bedeli gönderdiği; bu nedenle bu şahsın bu ilişki içinde şirketin ticari temsilcisi gibi hareket ettiği davalı savunmasının aksine ----- bu sözleşmenin davalı-----bağlayıcı olduğu; Üçüncü sözleşmeden sonra davalı şirketin 600.000,00 TL lik bir fesih bedeli ödediği,
Olayla ilgili dördüncü sözleşmenin ----arsa sahipleri olan ----arasında noterlere geçerli olarak düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, Belirlenmiş olup; tüm bu açıklamalar çerçevesinde davacımız olan şirketin artık inşaatın yüklenici sıfatını devir aldığı, 28/06/2016 tarihli sözleşmenin sıhhat koşulu olan yapılış şekli geçersiz olsa da, geçersiz sözleşme gereğince ''geçersiz sözleşmelerde herkes verdiğini geri alır'' hükmü gereğince talepte bulunma hakkının mevcut olduğu; davacımızın bu ilişkide herhangi bir verdiği paranın bulunmadığı, bu nedenle denkleştirici adalet çerçevesinde hesaplama yaptırılacak miktarın bulunmadığı; davacımızın verdiği ''şeyin'' yapılan inşaat olduğu, bedelinin de inşaattan verilecek 3 daire olarak taraflarca kararlaştırıldığı nazara alınarak uzman inşaat mühendisinden alınan bilirkişi raporuyla da dava tarihinde davacıya verilmesi kararlaştırılmış olan dairelerin rayiç değeri olan 4.426.870,00 TL nin davacıya verilmesi gereken bedel olduğumahkememizce değerlendirilmiş, Bu gerekçelerle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
DAVANIN KABULÜNE,
4.426.870,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, Alınması gereken 302.399,48 TL ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan ve bilahare tamamlanan 75.600,25 TL harcın mahsubu ile eksik 226.799,23 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 75.680,95 TL peşin ilam harcı ve başvuru harcı ile 5.000,00 TL bilirkişi ücretleri ve 753,75 TL tebligat ve keşif heyetinin yasal ücreti toplamı 81.434,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine, Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Karar tarihindeki AAÜT gereğince 497.343,50 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.10/10/2024