5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekili 20.12.2023 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili ve diğer şirket ortaklarının davalı ... Ltd. Şti’yi kurduklarını, şirketin bugüne kadar hiçbir ticari faaliyeti olmadığını, ilgi Ege Vergi Dairesince şirketin resen terkinine karar verildiğini, şirketin yönetimi ve temsilinin fiilen imkânsız hale geldiğini, tüm ortakların şirketin kuruluşundan itibaren on yıl süre ile şirketi yönetim ve temsile yetkili olduğunu, ortakların yönetim ve temsil yetkisinin uzatılmasına yönelik veya konu ile ilgili başkaca bir karar alınmadığından ortakların yönetim ve temsil yetkisinin 31.05.2016 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin davalı şirketin diğer ortakları ile iletişime geçmeye çalıştığını ancak bir sonuç alamadığını, sözlü görüşmeler neticesinde şirketin diğer ortaklarının fesih ve tasfiye konusunda şifahen onayı alındığını, ancak şirketin ticari defterlerinin akıbetinin bilinmemesi nedeniyle ortaklar tarafından fesih ve tasfiye kararı alınamadığını, şirket ortaklarının birlikte ticari faaliyette bulunma amacı kalmadığını, şirketin kuruluşundan bu güne şirket ortaklarının ticari olarak iletişimi kalmadığını, şirket ortaklarının birbirleri ile olan sosyal ve ticari güven ilişkileri nedeniyle, şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesinde hukuki bir yarar bulunmadığını, müvekkilinin ve şirketin diğer ortaklarının ticari faaliyette bulunma iradelerinin olmadığını, TTK m. 636’da belirtilen koşulların gerçekleştiğini, şirketin tüzel kişiliğinin devamında hukuki yarar bulunmadığını, davalı şirketin aktif veya pasif mal varlığı değeri bulunmadığını, müvekkilinin şirketten veya şirket ortaklarından hak ve alacak talebi bulunmadığını belirterek davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti’nin haklı nedenle feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... San. Ve Tic. Ltd. Şti’ne usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Dava; Davacının talebinin şirketin faaliyetinin olmaması nedeniyle feshi ve tasfiyesine ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Ticaret Sicil Kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Şirkete ait sicil kayıtları incelendiğinde; şirketin Merkez -... sicil numarası ile 31.05.2006 tarihinde 210.000,00 TL sermaye ile ortaklar ...,..., ... tarafından kurulduğu, ortaklardan ...’nın 4.200 pay (105.000,00 TL), ...’in 2.100 Pay (52.500,00 TL), ...’in 2.100 pay (52.500 TL) sahibi olduğu, her üç ortağın şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu belirlenmiştir. ...San. Ve Tic. Ltd. Şti’nin diğer ortakları ve hissedarları olan... ve ...’in ilgili sıfatıyla kendilerine tebligat yapılarak beyanları alınmak üzere çağrılmışlar ve 26.06.2024 tarihli celsede hazır bulunarak beyanda bulunmuşlardır. Beyanlarında şirketin ortağı olduklarını defter ve kayıtlarının yerini bilmediklerini beyan etmişlerdir.
Mahkememizce seçilen bilirkişi SMMM ... vasıtasıyla yapılan incelemede alınan 02.09.2024 tarihli raporunda; şirkete ait defter ve kayıtlarının bulunmadığı, şirketin 31.05.2006 tarihinde kurulduğu, şirket müdürü ve temsilcisinin ... (%25), ... (%25) ve ... (%50) pay sahibi olduğu, şirketin 2009 yılında yoklama tutanaklarında faal olmadığının tespit edildiği, BA / BS formlarına 30.11.2009 tarihinden itibaren mal alım ve satımın olmadığı, ticari faaliyette bulunmadığı belirtilmiştir.
Gelen kayıtlara göre ve davacı tarafın bildirdiği üzere şirket defter ve kayıtlarının bulunamadığı tespit edilmekle, davalı şirkete de usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden incelenememiştir.
Davacı ve diğer ortakların şirketin hem ortağı hem yöneticisi ve hem de temsilcisi olduğu ticaret sicil kayıtlarından belirlenmiştir. Davacı yönetici ortak hem şirket yöneticisi ve hem de şirket temsilcisi olarak şirket defterlerinin tutulmasında ve gerektiği takdirde incelemeye sunulmasından sorumludur. Davacının haklı sebeple fesih davası açmasına rağmen şirketin yöneticisi olarak defter ve kayıtları incelemeye sunmadığı ve bulunmadığının bildirildiği belirlenmiştir.
Mevcut durumda 6762 sayılı TTK m. 336/3f gereğince yöneticilerin kanunen tutulması gerekli defterlerin mevcut olmamasından sorumlu olduğu belirtilmiş olup, yine 6102 sayılı TTK m. 375 gereğince “c” ve “f” bendine göre şirket yöneticilerin muhasebe finansman denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği şekilde finansal düzen kurması, ayrıca pay defteri, yönetim kurul karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defterlerini tutması gerekli olup, bu gerekleri yerine getirmediği takdirde TTK m. 553 gereğince yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu söz konusu olacaktır. TTK m. 644/1-a gereğince anonim şirket yöneticileri hakkındaki sorumluluk hükümleri limited şirket yöneticileri hakkında da uygulanacaktır.
TTK m. 245 (kolektif şirket hükümlerinin) haklı sebep konusunda yaptığı düzenlemenin limited şirketlerde de kıyasen uygulanması gerektiği uygulamada kabul edilmektedir. Buna göre, davacı ortak kusurlu ise bu talebin kabul edilemeyeceği, TTK. m. 245/1-b gereğince ortağın kendi üzerine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi nedeniyle ortağın TTK m. 245/2 gereğince dava hakkının bulunmadığı belirtilmektedir. Somut olayda da davacının şirketin feshini istemekle kendi kusuruna dayanarak hak talep etmesi söz konusu olduğundan talebin reddinin TTK m. 636/3'ye göre ortaklığın feshi için ortağın kendi üzerine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmesinin esaslı unsur olduğu, somut olayda davacının ortaklık müdürü sıfatını taşıması nedeniyle şirketin yönetim ve temsilinde üzerine yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği halde davacının bu görevi yerine getirmediği belirlenmiştir. Davacının şirketin feshini istemekle kendi kusuruna dayanarak hak talep etmesi söz konusu olduğundan haklı nedenin gerçekleşmediği ve TTK m. 636/3f da yer alan duruma uygun diğer bir çözümün uygulanmasının da mümkün olmadığı belirlendiğinden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının davasının REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harç dava açılırken peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)