2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İSTEM
Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın dava dışı ING Bank AŞ.'nden tüketici kredisi kullandığını, banka tarafından kredi kullandırılırken hayat sigortası yaptırma şartı getirildiğini ve 01/04/2013 tarihinde davalı şirket ile 11.033,52 TL.teminat tutarlı ve 01/04/2013-01/04/2018 tarihlerini kapsayan hayat sigortası yapıldığını, muris ...'ın 13/01/2014 tarihinde vefat ettiğini, teminatın ödenmesi için davacı şirkete müracaat edildiğini, ancak ölüm nedeniyle sigortalının daha önce tedavi gördüğü hastalık arasında illiyet bağı bulunduğu ve sigortalının bu hususta beyanda bulunmaması nedeniyle Hayat Sigortası Genel Şartlarının G2.maddesi sebebiyle ödeme yapılmadığını, ancak ret gerekçesinin yerinde olmadığını, sigortalıda bulunduğu belirtilen Serebral Artein oklüzyon ve stenozu ile ölüme sebebiyet veren hipotansif şok, pnömoni, sepsiz, akciğer adeno arasında hiç bir illiyet bağı olmadığını, bu sebeple teminatın ödenmesi gerektiğini belirterek, 11.033,52 TL'nın başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi tarafından ING Bank İnegöl Şubesinden Tüketici Kredisi kullanıldığını, 01/04/2013 tarihinde ise davalı şirket ile ... poliçe nolu kredi grup hayat sigortası sözleşmesi düzenlendiğini, sigortalının 13/01/2014 tarihinde vefat etmesi sebebiyle davacıların 11.033,52 TL.'nın ödenmesini taep ettiklerini, oysaki sigorta sözleşmesinde ING Bank AŞ lehine dain-i mürtehin kaydının bulunduğunu, davacılar tarafından bankaya ödeme yapıldığına dair bir belgenin de sunulmadığını, bu sebeple davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, sigortalının TTK 143/5 maddesi gereğince beyan yükümlülüğüne aykırı davranarak kendisinde mevcut olan hastalığı sakladığını, bu hastalık ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı bulunduğunu, bu sebeple davalının ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Davacıların murisi olan ... tarafından ING Bank AŞ İnegöl Şubesinden tüketici kredisi çekilmiştir.
Mahkememizce davanın kabulüne dair verilen kararın İstinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 17 HD'nin 22/06/2017 tarih ve 2017/749 -2017/1009 E/K sayılı kararı ile "... davalı vekilinin bu yönden istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklandığı şekilde, konusunda uzman bir hekim, hayat sigortalarında uzman bir sigortacı ve bir hesap uzmanından oluşan farklı bir heyete dosyanın tevdi ile, ölüm sebebi olarak gösterilen hastalık ile beyan edilmeyen hastalıklar arasında ilişki olup olmadığı, bunun ölüme etki derecesi, davalının sorumlu olduğu teminattan indirim gerekip gerektirmeyeceği hususlarının tartışılıp değerlendirileceği bir bilirkişi raporu alındıktan sonra yeniden karar verilmesi için gerektiğinden...." mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yeniden esasa kaydı yapılarak incelemeye devam olunmuştur. Davacıların murisinin kullanmış olduğu kredi nedeniyle davalı sigorta şirketi ile 01/04/2013 tarihinde 01/04/2013-01/04/2017 dönemi için ... nolu poliçe ile Kredi Grup Hayat Sigortası yapılmıştır. Poliçede teminat 11.033,52 TL.olarak belirlenmiştir.Sigorta sözleşmesi sigorta şirketinin acentası olan ING Bank AŞ İnegöl Şubesi tarafından düzenlenmiştir.Poliçede ING Bank AŞ İnegöl Şubesi lehine dain-i mürtehin kaydı olduğu görülmüştür. Davacıların murisi olan sigortalı ... 13/01/2014 tarihinde vefat etmiştir.
Davacıların müracaatı üzerine sigorta şirketi tarafından 13/02/2014 tarihinde talep reddedilmiştir. Red gerekçesi olarak sigortalının ölümüne neden hipotansif şok, pnömoni, sepsiz, akciğer adeno ile sigortalıda daha önce bulunan "Serebral Artein Oklüzyon ve Stenozu" arasında tıbbi illiyet bağı bulunduğu belirtilerek, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.2 maddesi gereğince beyan yükümlülüğüne aykırılıktan talebin ret edildiği görülmüştür. Dain-i mürtehin kaydı yönünden ise lehtarın muvafakat vermesi veya kredi borcunun ödenmiş olması gerektiği belirtilmiştir.
Sözleşmede ING Bank lehine dain-i mürtehin kaydı vardır.Yani sigortalının kullanmış olduğu tüketici kredisinden dolayı banka lehtar atanmıştır. Lehtar banka tarafından verilen 26/1/2017 tarihli yazı ile davacıların açmış olduğu davaya muvafakat edilmiştir. Bu nedenle dain-i mürtehin kaydından dolayı sınırlamanın kalkmış olduğu kabul edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.
Alınan 22/05/2015 tarihli rapora göre; sigortalının sigorta sözleşmesinin kurulmasından 9 ay sonra vefat ettiği, sigortalı hakkında akciğer kanseri tanısının 02/12/2013 tarihinde konulduğu ve sigortalının 5 ay sonra öldüğü, sigorta sözleşmesinden önce sigortalının Serebral artein oklüzyon ve stenozu ve diabetik polinorapati hastalığı bulunduğu, sigortalının sigorta sözleşmesi kurulurken bu iki hastalığı bildirmediği, ancak ölüm sebebinin bu rahatsızlıklardan olmadığı, yani önceki rahatsızlık ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olmadığı, bu sebeple bildirim yükümlülüğünün ihlal edilmediği belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile önceki raporlara itirazları ve İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda ve özellikle sözleşme öncesi sigortalıda var olan Sererbral Arterin Öklizyon ve stenozu ( 2009 'da beyin operasyonu ) ile diyabetik polino rapati ( diyabet komplikasyonu ) hastalıkları TTK 1435 ve 1439 maddeleri ile Hayat Sigortaları Genel Sartları C 2 kapsamında değerlendirilmesi gereken önemli hastalıklar olup olmadığı, bu hastalıklar ile ölüme sebebiyet veren Akciğer kanseri arasında birbirini etkliyeyecek mahiyette ilişki bulunup bulunmadığı, ölüm sebebi olarak gösterilen hastalık ile beyan edilmeyen hastalıklar arasında ilişki olup olmadığı , bunun ölüme etki derecesi, davalının sorumlu olduğu teminattan indirim gerektirip gerektirmeyeceği hususlarında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması için İstanbul Nöb.Asl.Tic.Mah.talimat yazılmış, İstanbul 5.Asl.Tic.Mah 2018/51 Tal. Sayılı dosyasında konusunda uzman bir SMM ,hayat sigortalarında uzman bir sigortacı, bir iç hastalıkları uzmanı bilirkişiden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor aldırılması sağlanmıştır.
Aldırılan 03/07/2018 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda;2009 yılında serabral arter oklüzyonu ve stenozu ( 2009'da beyin operasyonu) ile diabetik polinöropati önemli hastalık olduğu bildirilmesi gerektiği, bu hastalıklarda 13/01/2014 yılında ...'ın ölümüne sebebiyet veren akciğer kanseri arasında birbirini etkileyecek mahiyette ilişki bulunmadığı, davacının tazminat hakkı var olduğu, tazminattan indirimi gerektirecek bir hususun olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Buna göre; sigortalının sigorta sözleşmesi yapmadan önce 2009 yılında beyin operasyonu (serebral artein oklüzyon ve stenozu) rahatsızlığı ve diabet komlikasyonu (diabetik polinorapati) rahatsızlığı geçirdiği, ancak sigortalının sigorta sözleşmesi yapıldıktan 8 ay sonra 02/12/2013 tarihinde akciğer kanseri teşhisi konulduğu ve 5 ay sonra öldüğü anlaşıldığından her iki hastalık arasında illiyet bağı olmadığı, ölüm sebebinin sigorta sözleşmesinden sonra ortaya çıkan rahatsızlıktan meydana geldiği anlaşılmıştır.Bu sebeple sigortalının ölüm sebebiyle ilgili beyan yükümlüğüne aykırı hareket etmediği anlaşılmıştır.Bu sebeple davalının bu husustaki itirazları yerinde değildir.
Dosyadaki kanıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; sözleşme öncesi sigortalıda var olan, Serebral arterin öklizyon ve stenozu (2009 da beyin operasyonu) ile Diabetik Polinö rapati ( daibet complikasyonu) hastalıkları TTK 1435 ve 1439 maddeleri ile Hayat Sigortaları Genel Şartları C.2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken, önemli hastalıklar olup olmadıkları, bu hastalıklar ile ölüme sebebiyet veren Akciğer Kanseri arasında birbirlerini etkileyecek mahiyette bir ilişki bulunmadığı anlaşıldığından,11.033,52 TL tazimattan davalının sorumlu tutulması gerekmektedir. Buna göre; davacıların murisinin sigorta sözleşmesi yaparken bildirim yükümlüğüne aykırı davranmadığı, bundan dolayı mirasçıların poliçede yazılı 11.033,52 TL.teminat bedeline hak kazandığı kabul edilmiştir. Davacıların talebi davalı sigorta şirketi tarafından 13/02/2014 tarihinde ret edildiğinden bu tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Açıklanan gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Açıklanan nedenlere, yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.Davanın KABULÜ İLE; 11.033,52 TL'nin 13/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
2.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 753,69 TL karar harcından, peşin olarak alınan 188,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 565,24 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 3.039,20- TL yargılama gideri ile peşin olarak alınan 188,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından kalan tutarın istek halinde ve hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı vekili yararına A.A.Ü.T 13/1 maddesi gereğince ölçümlenen 2.180,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair , davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre zarfında İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.08/10/2018 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)