4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/812
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2020
NUMARASI: 2018/1265 Esas - 2020/706 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile yine davalı ... şirketi nezdinde ZMM sigortalı olan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 10/06/2018 günlü çift taraflı trafik kazasında, ... plaka sayılı araçta yolculuk etmekte olan vekil edeninin ağır bir biçimde yaralanarak sakat kaldığını ve kaza neticesinde uğranılan bedensel zararın giderilmesi için davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını beyanla, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsil edilmesini istemiş, 02/10/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de; maddi tazminata ilişkin istek miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda 9.618,72 TL arttırdıklarını açıklamıştır. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazında bulunarak, kazaya karıştığı ileri sürülen her iki araçta vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı ise de; eldeki dava açılmadan önce davacı tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış bir başvuru bulunmadığından, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca davacının iddiasını kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davaya karşı koymuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 10/06/2018 günlü çift taraflı trafik kazasının oluşumunda, davacının içinde yolculuk etmekte bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusursuz bulunduğu, davacının kaza neticesinde 6 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, ancak maluliyete uğramadığı, bu durumda sadece geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği ve davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce davalı ... şirketine 03/10/2018 tarihinde başvuruda bulunduğu gözetildiğinde, temerrüt tarihinin 16/10/2018 tarihinde oluşacağı benimsenerek, hükme esas alındığı anlaşılan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda; -Davanın KISMEN KABULÜ ile, -9.618,72 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta temerrüt tarihi olan 16.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve ekonomik geleceğin sarsılması talebine ilişkin tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; vekil edeni sigorta şirketine ait geçici iş göremezlik zararına ilişkin sorumluluğun, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMM Sigortası Genel Şartları uyarınca sona erdirildiği gözetilerek, geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin olup; davalı ... şirketi vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin "Sağlık Giderleri Teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup; 6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, 2004/4-40E-2004/113 K.sayılı İçtihadı). Bu durumda, SGK'nun sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararından davalı ... şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik mevcut olmadığından, bu yönü amaçlayan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.