Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/605
Karar No
K. 2024/784
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/605 Esas
KARAR NO: 2024/784 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/06/2022
KARAR TARİHİ: 09/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 09.09.2024

Davacı tarafından mahkememizde açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili olduğu şirkete ait .... plakalı araç ile müvekkili iş seyahatinde bulunduğu sırada ... ye ait olan .... San.ve Tic.Ltd.Şti.'den 13.01.2022 tarihinde deposunu doldurduğunu , deposu müvekkilinin boş olup,tamamı davalılardan 1 no'lu davalının ve tedarikçisinin yakıtı ile doldurulduğunu,. bu hususa ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir ihtilaf mevcut olmadığını, yetkili serviste yapılan inceleme neticesinde yakıt filtresinin söküldüğü,söküldükten sonra bu filtre de aşırı derecede su ve donmamın olduğu ve bunun da aracın pompasına ve enjektörüne zarar verdiği;başka bir anlatımla ilk tespit olarak araçta sıkıntının yakıt kaynaklı olduğunu söylenerek yakıt, yetkili servis gözetiminde araçtan çıkartılarak stoklandığını, ayrıca serviste sulu yakıtın araçtan çekilmesi,pompa Ve filtre değişim resimleri çekildiğini ve karılan yakıtı müvekkiline teslim edildiğini, arasında herhangi bir ihtilaf mevcut olmadığını, gerek yukarıda açıklanan sebeplere ve gerekse toplanacak deliller ile de sabit olacağı üzere Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları nedeni ile şimdilik saklı kalmamakla kaydı ile davalıların satmış olduğu yakıttan dolayı müvekkilinin şimdilik 31.000.00 TL zararının ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalarılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

.... DAĞITIM A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Davada müvekkili olduğu şirket yönünden husumet ve sorumluluk yokluğu nedenleri ile davanın reddi gerektiğini, müvekkili olduğu şirket diğer davalı bayiye kalite standartlarına uygun akaryakıt sağladığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, varsa diğer davalı tarafından hukuka aykırılıklardan müvekkil şirket'in sorumlu tutulması hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı yan dava dilekçesinde benzinin içinde harici sıvılar bulunduğunu ve arızanın yakıttan kaynaklandığı bildirildiğini, bakırköy ... sulh hukuk mahkemesine sunulmuş olan bilirkişi raporunda bilirkişinin standartlara uygun olmadığını tespit edildiğini akaryakıtın müvekkili şirket tarafından sağlandığı hususu muallakta olduğu. davacı hem numune yakıtın diğer davalı istasyondan alınan yakıt olduğunu hem standart dışı olduğunu hem de araç hasarının standart dışı olduğunu iddia ettiği yakıt sebebiyle meydana geldiğini şüpheye mahal vermeyecek şekilde ispatlamakla yükümlü olduğunu, itirazları doğrultusunda dosyanın tekrar bilirkişiye tevdi ile yargıtay içtihatları uyarınca ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan sebeplerle, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla; öncelikle müvekkili şirket'in olayda hiçbir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı ile davacı ile aralarında hiçbir ticari veya hukuki bir bağ bulunmadığının dikkate alınarak davanın husumet yönünden reddine davacının istemlerinin gerçeği yansıtmadığı nazara alınarak haksız ve hukuka aykırı taleplerini içerir davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

20/09/2023 tarihinde bilirkişi heyetine tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda: "Davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından 13/01/2022 tarihinde davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den satın alınmış olan yakıtın GİZLİ AYIPLI MAL olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının .... plakalı ... marka, .... ticari ismine sahip, 2020 model, *....* şasi numaralı aracında meydana gelmiş motor arızasının ayıplı yakıt kaynaklı olduğu, ... Otomotiv ... yetkili servisi tarafından 14/01/2022 tarihinde uygulanmış onarımın kadri maruf olduğu, ayıplı yakıt nedeniyle davacının aracında oluşmuş olan zararın 15/01/2022 olan onarım tarihi itibariyle KDV dahil 31.000,12-TL olduğu, değiştirilen motor parçalarının aracın ikinci el piyasa değerinde azalmaya neden olmayacağı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, Adli Tıp Raporları, bilirkişi kök ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

Davacı, davalılardan .... isimli şirketten 13.01.2022 tarihinde akaryakıt aldığını, akaryakıtın alınmasından sonra aracın yakıt su uyarısı ikazında bulunduğunu ve biraz mesafe aldıktan sonra durduğunu, aracın çekici çağırılarak servise götürüldüğünü ve sulu yakıt sebebiyle onarımının yapıldığını, akaryakıtı satan davalı ...'nın ve akaryakıt tedarikçisinin satmış oldukları akaryakıt sebebiyle aracın zararından sorumlu olduklarını belirterek işbu davayı açmıştır. Dava ayıplı mal satışı sebebiyle meydana gelen zarara ilişkin tazminat talebine ilişkindir. Bu bağlamda öncelikle davacının aracında meydana gelen zararın davalılardan .... şirketi tarafından satılan akaryakıttan meydana geldiğinin ispatlanması ve meydana gelen zarar ile ayıplı mal arasındaki illiyet bağının tespiti gerekmektedir. Davacı dava dilekçesinde zarar meydana gelen aracın deposunun davalı .... şirketinden yakıt almadan önce boş olduğunu, deponun tamamının davalılardan alınan akaryakıt ile dolduğunu beyan ve iddia etmiştir.

Davacıya ait zarar meydana gelen servis kayıtları ve tescil kayıtları celp edilerek incelenmiş olup, aracın ... marka .... olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından sunulan akaryakıt faturaları incelendiğinde; davacının 13.01.2022 günü saat 18.55'te davalı ... şirketinden 42,57 Litre akaryakıt aldığı, 13.01.2022 tarihinde saat 12.41'de dava dışı başka bir şirketten de 21,72 Litre akaryakıt alındığı, 15.01.2022 tarihinde ise olaydan sonra dava dışı başka bir şirketten 79,89 litre akaryakıt alındığı anlaşılmaktadır. Zarara uğrayan araca ait servis kayıtları incelendiğinde; aracın çekici ile getirildiği ve servis girişinin 14.01.2022 tarihinde yapıldığı, yetkili servis tarafından aracın sökülen parçalarında yakıt filtresinde aşırı su bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından akabinde Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırılmış olup, davacı tarafından teslim edilen akaryakıt üzerinden Tübitak Kurumundan yaptırılan 04.03.2022 tarihli analiz sonucunda ilgili standartlara aykırı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda dosya kapsamındaki sunulan deliller incelendiğinde; her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde aracın davalılardan .... şirketinden akaryakıt alındığı sırada boş olduğu ve tamamen bu şirket tarafından doldurulduğu beyan ve iddia edilmiş ise de; dosya kapsamındaki akaryakıt fişleri incelendiğinde zararın meydana geldiği tarihte davacının başka bir şirketten de 21,72 Litre akaryakıt aldığı, sonrasında davalı .... firmasından 42,57 Litre akaryakıt aldığı, araç servisten çıkarken 15.01.2022 tarihinde 79,89 litre akaryakıt alındığı görülmekle davacıya ait aracın deposunun davalı ..... şirketinden alınan 42,57 Litre akaryakıt ile dolmasının mümkün olmadığı ve öncesinde ne kadar akaryakıt bulunup bulunmadığının belirli olmadığı anlaşılamamaktadır.

Davacı tarafından da akaryakıt deposunun davalı .... şirketinden akaryakıt alımından önce tamamen boş olduğu ispatlanamamıştır.

Bu bağlamda yetkili servis tarafından araçtan çıkartılan ayıplı akaryakıttan davalıların sorumlu olup olmadıkları ve meydana gelen zararın davalı .... şirketi tarafından satılan ayıplı akaryakıt kaynaklı olup olmadığı noktasında dosya kapsamındaki deliller ile davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere ayıplı mal satımı sonucunda meydana gelen zararların istenebilmesi için ayıplı mal ile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerekmekte olup, bu konuda ispat yükü ise davacı üzerindedir.

Davacı tarafından davalı ... şirketinden 42,57 Litre akaryakıt alındığı sabit ise de öncesinde bulunan akaryakıt miktarının bilinmediği, davacı tarafından bu hususun ispatına yönelik herhangi bir delil sunmaması karşısında yetkili servis tarafından araç deposundan alınan akaryakıtın tamamen davacıdan alınan akaryakıttan oluştuğunun ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacı vekili dosyamıza sunduğu 17.01.2023 tarihli beyan dilekçesinde incelemeye verilen akaryakıt hakkında davacıya ait araçtan çıktığına dair servis teslim formu olmadığını beyan etmiştir.

Nitekim 6100 sayılı HMK'nın delil tespitinde görevli ve yetkili Mahkemeyi belirten 401. Maddesine göre delil tespitinin bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu Sulh Hukuk Mahkemesi'nden istenmesi gerekmektedir. Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davacı tarafından bozulan araç Çorum'da bulunan yetkili serviste onarılmış olup, yine içerisindeki akaryakıt Çorum'da bulunan yetkili serviste çıkartılmıştır. Bu bağlamda davacının yapması gereken yetkili servisin yaptığı işlemler sırasında yetkili Çorum Sulh Hukuk Mahkemesi'nden delil tespitinin istenerek, bilirkişiler eşliğinde aracın içerisindeki akaryakıtın boşaltılması ve bilirkişilerce gerekli test ve tespitlerin yapılması iken, davacı tarafından olayın üzerinden süre geçtikten sonra Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırılmış olup, yetkisiz Mahkeme tarafından serviste yapılan işlemler görülmeden, davacının getirdiği numune üzerine yapılan delil tespitinin de usul ve yasaya uygun olduğu, delillerin sağlıklı bir şekilde tespitinden söz edilemeyecektir. Bu bağlamda davacı tarafından davacının aracında meydana gelen zararın davalı ....'nın sattığı ayıplı akaryakıttan kaynaklandığına dair iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... Anonim Ortaklığı yönünden ise davacı ve davalı .... arasındaki akaryakıt alım satımına dair işlemde davalı ... Anonim Ortaklığı'nın alım satım sözleşmesinin tarafı olmayışı karşısında davalı ... Anonim Ortaklığı yönünden davanın husumet bakımından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı ... yönünden ispatlanamayan davanın REDDİNE,

2.Davalı ... Anonim Ortaklığı yönünden husumet bakımından dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,

3.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 529,41- TL harçtan mahsubu ile artan 101,81-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde DAVACIYA İADESİNE,

4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

7.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı ve davalı .... vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.401
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog