5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacının 27.04.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket adına şirket yetkilisi ...... 'ın 21.06.2022 tarihinde davalı ..... AVM'den 2 adet ..... üçlü kanepe ve 2 adet ..... berjer koltuk takımlarını 25.750,00-TL'ye satın aldığını, satın alınan ürünlerin 05.07.2022 tarihinde teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerin ayıplı çıktığını, kumaşlarında defoların ve dikiş hatalarının olduğunu, koltukların zımbalarının çıkmış olduğunun görüldüğünü, söz konusu ayıpların fotoğrafları ile koltukların teslim edildiği gün davalı ..... AVM yetkilisine ..... üzerinden iletildiğini, davalı tarafından koltukların değişiminin yapılacağı ancak öncesinde servis yetkilisinin koltukları inceleyeceğini, servisin ise gelmesinin uzayacağının belirtildiğini, hasar tespiti için gelen servisin, koltukların kumaşında defolar ve dikiş hataları olduğunu ve zımbaların çıktığını rapor ettiğini, raporda ayrıca davacının koltukların hasarsız olanlarla değiştirilmesi talebi olduğunun belirtildiğini, Davalı mağazanın koltuk değişimi talebini karşılamadığını ve arabuluculuk görüşmelerine de katılmadığını, diğer davalı ..... 'nın ise sorumluluk kabul etmediğini, bedeli ödenen ayıplı koltukların davacı tarafından kullanılmadığını ve teslim edildiği haliyle durduğunu, davanın kabulü ile davacının almış olduğu koltukların hasarsız olanlarıyla değiştirilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... Mobilya'nın 22.05.2023 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticari Satış Sözleşmesinin davacı ile diğer davalı arasında yapıldığını, davalı ....... ile davacı arasında ticari satımdan kaynaklı herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, Davalı .......'nın üretici firma olup yalnızca Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında malın ayıplı olması halinde tüketiciye karşı satıcı ile birlikte müteselsil sorumluluğunun söz konusu olduğunu, ticaret şirketleri tarafından satın alınan bir mal veya hizmetin ayıplı olması halinde alıcı şirketin tüketici haklarından yararlanmasının söz konusu olmadığını, malın ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların yalnızca satıcıya yönlendirilmesinin mümkün olduğunu, Davacının, dava dilekçesinde satın alınan ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiğini belirtse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, Davacıya satın aldığı ürünlerin 01.07.2022 tarihinde teslim edilirken ürünlerin kendisinin tercih ettiği ürünler olduğunu, montaj ve kurulumunun hatasız şekilde gerçekleştirildiğini, teslim edilen ürünlerde çizik, yırtık, eksik parça vs. açıkça görülecek herhangi bir hata veya ayıp olmadığının ürünlerle birlikte garanti belgesi, tanıtma ve kullanma kılavuzunun teslim edildiği ve ilgili personelin ürünlerin özellikleri kullanımı hakkında yeterli bilgiyi verdiğinin teslim alan tarafından onaylanarak imza altına alındığını, Ayrıca teslim alanın, ürünlerin hasarsız teslim edildiğini kendi el yazısı ile beyan ederek imzaladığını, Kanunen malın ayıplı olduğunun teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacıya satın aldığı ürünlerin 01.07.2022 tarihinde teslim edilmesine rağmen davacı tarafından sunulan mesaj içeriklerinden ilk ayıp iddiasının 05.07.2022 tarihinde yapıldığının görüldüğünü, Üründe üretimden veya teslimattan kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını beyan ederek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... ve ortakları 'nın 30.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının, 21.06.2022 tarihinde davalı ..... AVM'den 2 adet ....... üçlü kanepe ve 2 adet ....... ..... koltuk takımlarını toplamda KDV dahil 25.750,00-TL'ye satın aldığını, davacıya satın aldığı ürünlerin 01.07.2022 tarihinde teslim edilirken ürünlerin kendisinin tercih ettiği ürünler olduğu, montaj ve kurulumunun hatasız şekilde gerçekleştirildiğini, teslim edilen ürünlerde çizik, yırtık, eksik parça vs. açıkça görülecek herhangi bir hata veya ayıp olmadığının ürünlerle birlikte garanti belgesi, tanıtma ve kullanma kılavuzunun teslim edildiği ve ilgili personelin ürünlerin özellikleri kullanımı hakkında yeterli bilgiyi verdiğinin teslim alan tarafından onaylanarak imza altına alındığını, Davacının, yetkili servise şikayet kaydı oluşturması üzerine yapılan kontrollerde, davacının teslim sırasında ..... üçlü koltuk takımının kol fitillerinin açıldığını, ..... berjerin font kumaşında defo olduğu, ses şikayeti olduğunu ileri sürdüğünü, Teslimatla ilgili iddialar üzerine yapılan kontrollerde ürünün ayıpsız ve hatasız olarak teslim edildiğine ilişkin ürün teslim formu olduğundan iddiaların kabul edilmediğini ve işlem yapılmadığını,
Davacı tarafından usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunulmadığını, üründe üretimden veya teslimattan kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını beyan ederek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle ayıpsız misli ile değişim istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve orman yüksek mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Koltuk takımı faturası ve fatura bedeli ödemesinin, her iki taraf yasal defterlerinde kayıtlı olduğunu, koltuk takımının teslimine ilişkin, davalılar tarafından, dosyaya sunulan, ürün teslim formunda, ürünün hangi tarihte davacıya teslim edildiğine ilişkin, herhangi bir bilginin olmadığını ,Keza, ürün teslimine ilişkin sevk irsaliyesi düzenlenmemiş olduğu, ürün teslimine ilişkin, davacının; 05.07.2022 tarihinde teslim edildiğini, davalıların ise 01.07.2022 tarihinde teslim edildiğini beyan ettiği, davacının, ayıp bildirimini, 05/07/2022 tarihinden itibaren, ..... müşteri hattı üzerinden yaptığının anlaşıldığı, buna mukabil, davalıların ise, ayıp bildiriminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 18/3 maddesi hükümlerine göre yapılmadığı yönünde itirazlarının olduğunu, Davaya konu olan mobilyaların takım olarak satın alınıp kullanılan ürünler olduğunu, 4 adet ürünün 3'ünde yukarıda belirtildiği gibi açık olarak üretim hatasına olduğunu, Bu nedenle bunların tümünün ayıplı mal kabul edilmesi gerekmekte olduğu ve davacının almış olduğu koltukların hasarsız olanlarıyla değiştirilmesinin gerektiği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Bilirkişiler tarafından sunulan 02/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda 07.01.2024 tarihli bilirkişi raporundaki keşif ve değerlendirmelerini aynıyla sabit olduklarını bildirmiştir. Gizli ayıp, emtianın teslimi sırasında açıkça belli olmayan, ayrıca alıcının yapacağı ya da yaptıracağı muayene ile de anlaşılması mümkün olmayan, zamanla ve malın kullanılması sırasında ancak ortaya çıkacak olan bir ayıptır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ..... E. .....
K. Sayılı kararı "Gerçekten de tüketici, satın aldığı aracın sıfır kilometre araçlardan haklı olarak bekleneceği üzere, hasarsız olduğu düşüncesi ile sözleşmeyi imzalamış ve bu niteliğe göre bedelini ödemiştir. Ne var ki araç satış öncesi aşamada hasar görmesi yahut kusurlu imal edilmesi nedeniyle işlem görmüş ve bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere renk farklılığı olmaması için bagaj kapağına da boya taşırılarak ve boyanın orijinalliği bozularak kusurlu onarımlarla ayıp gizlenmek istenmiştir. Oysa 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesinin altıcı fıkrasının birinci cümlesi gereği, satışa ayıplı şekilde sunulan malda bu yöne ilişkin bir açıklama ve uyarının bulunması zorunludur. Gerek ayıbın açıklanan bu mahiyeti gerekse kusurlu onarımlarla kendisinden gizlenen ayıbın satımdan çok kısa bir süre sonra ortaya çıkması ve hemen akabinde tüketicinin hakkını elde edebilmek için tüm yasal yolları takip etmesi göz önünde bulundurulduğunda somut olay bakımından malın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır." 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 227. Maddesine göre; “Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.”
Toplanan deliller ve mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, koltuklarda bulunan ayıbın, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üretiminden kaynaklı olduğu, davaya konu olan mobilyaların takım olarak satın alınıp kullanılan ürünler olduğu, 4 adet ürünün 3'ünde yukarıda belirtildiği gibi açık olarak üretim hatasının olduğunu ve bu nedenle bunların tümünün ayıplı mal kabul edilmesi ve davacının almış olduğu koltukların hasarsız olanlarıyla değiştirilmesinin gerektiği, davacının, ayıp bildirimini, 05/07/2022 tarihinden itibaren, ..... müşteri hattı üzerinden yaptığının anlaşıldığı ve ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü gerektiği ve davacı iş bu davada TBK 227.m. Uyarınca satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep edebilecektir. 6098 sayılı TBK'nin 219.maddesinde; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' şeklinde düzenleme yer aldığı, araçtaki ayıbın devam ettiği, bu durumun aracın kullanım konforunu etkilediği raporda belirtilmekle aracın kullanım amacı düşünüldüğünde söz konusu ayıbın davacının araçtan beklediği faydayı önemli ölçüde azalttığı anlaşılmıştır. Davacının seçimlik hakkını ayıpsız misli ile değişim yönünde kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, ayıpsız misli ile değişim talebinin hakkaniyete uygun düştüğü emsal yargı yararlarının da bu yönde olduğu, artık üretimde olmasa dahi ayıpsız misli ile değişim hakkının kullanılmasına engel olmayacağı, icra aşamasında İİK md.24 gereğince işlem yapılacağı anlaşılmakla, (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 2018/2176 E. 2019/398 K.s sayılı kararında. İnfaz aşamasında hükme konu malın bulunamaması halinde İİK nun 24.maddesinin uygulanma olanağı bulunmaktadır. Bu sebeple malın yenisiyle değiştirilmesinde infazın güçlüğünden bahsedilemez.) Bu nedenlerle göre davacının ayıplı mala ilişkin taleplerinin yerinde olduğu ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davaya konu koltukların davalılara iadesi suretiyle ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde davanın kabulü ile 6502 sayılı Yasa'nın 11/2. maddesi gereğince malın ayıpsız misli ile değiştirilmesine yönelik hak yönünden satıcı ve üretici/ithalatçı olan davalıların müteselsilen sorumlu olacakları ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları görülerek davanın kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile; dava konusu 2 adet ....... 3'lü kanepe ve 2 adet ...... berjerden oluşan koltuk takımının AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE,
2.Misli ile değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde İİK'nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına,
3.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.758,98TL ilam harcından peşin alınan 439,75TL harcının mahsubu ile bakiye 1.319,23TL'nin davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5.Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 500,00TL posta masrafı, 179,90 TL başvuru harcı, 439,75TL peşin harç, 7.119,65TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7.HMK’nın 333.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın davacıya iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2024 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim ......
(e-imzalıdır)
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.