Esas No
E. 2024/3564
Karar No
K. 2024/20335
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2024/3564 E.  ,  2024/20335 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/109 E., 2022/506 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Dairemizin 07.03.2023 tarihli ve 2023/977 Esas, 2023/1909 Karar sayılı kararı ile temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanmasına ilişkin kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2023 tarihli ve 2023/10-380 Esas, 2023/707 Karar sayılı kararıyla;

Yargıtay Cumhuriyet Basşavcılığının itirazının kabulüne ve sanığın dilekçesine istinaden temyiz incelemesi yapılması gerektiğine karar verildiği dikkate alındığında; müdafiine usulüne uygun olarak tebliğ edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı karar kendisine tebliğ edilmeyen sanığın, 13.06.2022 tarihli temyiz dilekçesiyle, haklarını ve hukuki statüsünü etkileyecek kararı öğrenmiş sayılacağı, bu hâliyle her ne kadar sanığın 13.06.2022 tarihli dilekçesi temyiz sebepleri içermemekte ise de 27.06.2022 tarihli temyiz sebeplerini içeren ve süresinde olan dilekçesine istinaden temyiz incelemesi yapılması gerektiğinden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 21.06.2022 tarihli ek kararı kaldırılarak sanığın 27.06.2022 tarihli dilekçesine hasren temyiz incelemesi yapılmıştır.

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul Anadolu 17.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/124 Esas, 2020/99 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.

Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/109 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.

Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2021/109 Esas, 2022/506 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın süresinde temyiz isteğinde bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

D. Dairemizin 07.03.2023 tarihli ve 2023/977 Esas, 2023/1909 Karar sayılı kararı ile temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Basşavcılığının itirazının Dairemizce reddi sonrası Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2023 tarihli ve 2023/10-380 Esas, 2023/707 Karar sayılı kararıyla Dairemizin kararı kaldırıp Yargıtay Cumhuriyet Basşavcılığının itirazının kabulüne ve dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Kararın kanuna aykırı olarak kendisine tebliğ edilmediğinden temyiz hakkını kullanamadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1.UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/429 Esas, 2021/528 Karar sayılı dosyasında, 16.05.2020 tarihli olay hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'a uyuşturucu madde satışı sonrası 10.05.2021 tarihinde evinde yapılan aramada bulunan uyuşturucu maddelerle ilgili olan davada iddianame tarihi 19.08.2021 olduğu, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılaması yapılarak bu suçtan mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın sanığın istinaftan feragati ile kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanığın 05.06.2020 tarihli eylemi nedeniyle 03.09.2020 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmakla, tüm deliller birlikte değerlendirilip 16.05.2020 ve 05.06.2020 tarihli eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılarak cezanın belirlemesinden sonra kesinleşen 16.05.2020 tarihli eylem sebebiyle aldığı ceza mahsup edildikten sonra fark ceza oluşması halinde, oluşan fark ceza miktarının infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2.Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrsası gereğince müsaderesi yerine aynı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,

3.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce suç konusu maddelerden alınan şahit numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Adli Emanetin 2020/10355 sırasında kayıtlı olan sanıktan ele geçen 710,00 TL paranın, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığa iadesi yerine, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.